• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

ABD ve İsrail’e tokat gibi cevap: Nükleer silahta asıl tehlike şimdi başlıyor

Yeniakit Publisher
Haber Merkezi Giriş Tarihi:
ABD ve İsrail’e tokat gibi cevap: Nükleer silahta asıl tehlike şimdi başlıyor

Orta Doğu’da şubat ayında patlak veren ve İran’ın nükleer altyapısını hedef alan ABD-İsrail saldırıları, bölgeyi geri dönülemez bir nükleer felaket sarmalına soktu. Uluslararası Nükleer Silahları Kaldırma Girişimi (ICAN) Koordinatörü Florian Eblenkamp, katil İsrail ve küresel zorba ABD’nin saldırgan tutumunun nükleer silahsızlanma çabalarını on yıllarca geriye götürdüğünü vurgulayarak, "Bu savaş, ülkelere kendilerini korumak için nükleer silaha ihtiyaç duydukları dersini veriyor" uyarısında bulundu.

Hürmüz Boğazı'nın kapatılmasıyla zirveye çıkan ve Pakistan’ın arabuluculuğuyla nisan ayında sağlanan kırılgan ateşkes, bölgedeki nükleer korkuyu dindirmiş değil. Aksine, nükleer silaha sahip olan İsrail ve ABD’nin nükleer silahı olmayan İran’ı konvansiyonel füzelerle hedef alması, savunma analistlerine göre bölgesel bir ‘domino etkisi’ oluşturdu.

Nükleer Silahların Yasaklanması Takibi ve Uluslararası Nükleer Silahları Kaldırma Girişimi (ICAN) Savunuculuk Koordinatörü Florian Eblenkamp, ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarının nükleer silahlanma yarışını tetikleyebileceğini belirterek, "Nükleer silahlı devletler cephaneliklerini yok etmediği sürece, diğer ülkeler için her zaman nükleer yayılma teşviki oluşturacaktır." dedi.

ABD ve İsrail'in şubat ayında İran'ın nükleer altyapısına düzenlediği saldırılar, bölgedeki stratejik dengeleri kökten sarstı.

İran'ın nükleer tesislerinin doğrudan hedef alınmasıyla tırmanan gerilim, Tahran yönetiminin misillemeleri ve Hürmüz Boğazı'nı trafiğe kapatmasıyla zirveye çıktı.

Pakistan'ın diplomatik girişimlerinin ardından söz konusu gerilim nisan ayı itibarıyla ateşkesle biraz sakinleşse de ülkelerin kriz sonrası güvenlik politikalarını gözden geçirmesine kesin gözüyle bakılıyor.

Savunma analistleri ve nükleer silahsızlanma uzmanlarına göre, konvansiyonel saldırılarla nükleer kapasitenin fiziksel olarak zayıflatılması, uzun vadede tam tersi bir etki oluşturarak bölgesel bir nükleer domino etkisi yapabilir.

İran'ın, Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Antlaşması (NPT) yükümlülüklerini askıya alma sinyalleri, Orta Doğu'daki diğer bölgesel güçlerin de "kendi güvenlik şemsiyelerini" oluşturma arayışı ışığında ICAN Savunuculuk Koordinatörü Eblenkamp, AA muhabirine konuştu.

Eblenkamp, halihazırda, "nükleer silaha sahip ABD ve İsrail'in" nükleer silahı olmayan İran'ı hedef aldığını vurgulayarak, "Bu durum kaçınılmaz olarak nükleer silahsızlanmayı ve hatta nükleer silahların yayılmasını önleme çabalarını sürdürmeyi çok ama çok zorlaştıracaktır." dedi.

Bölgedeki gerilimin gıda, enerji ve çevresel krizleri beraberinde getirdiği ve silahlanma yarışını da artıracağını kaydeden Eblenkamp, "Risk, bu savaştan ülkelerin kendilerini nükleer silahlı devletlerden korumak için nükleer silahlara ihtiyaç duyduğu dersini çıkarmasıdır." ifadesini kullandı.

Eblenkamp, İsrail ve ABD'nin başlattığı savaşın amacının "nükleer silahların yayılmasının önlenmesi" olarak gösterildiğini ancak askeri harekatların bu hedefe ulaşmak için uygulanabilir bir seçenek olmadığını dile getirdi.


İSRAİL, NÜKLEER SİLAHLARLA İLGİLİ ULUSLARARASI ANLAŞMALARA KATILMAYI REDDEDİYOR

Eblenkamp, İran'ın nükleer silahı olmayan, ABD'nin ise nükleer silahı olan bir devlet olarak NPT'ye taraf olduğunun altını çizerek, "İsrail ise nükleer silahlarla ilgili uluslararası anlaşmalara katılmayı her zaman reddetmiştir." dedi.

Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) ve ABD istihbaratı gibi uluslararası kuruluşların bile defalarca İran'ın nükleer silaha veya nükleer silaha yol açacak bir programa sahip olmadığını değerlendirdiği hatırlatan Eblenkamp, İsrail'in nükleer cephanelikleri üzerinde ise hiçbir denetim yapılamadığını ancak nükleer silahlarının olduğunu savundu.

Eblenkamp, nükleer silahların yayılma riskinin arttığını, İran veya diğer ülkelerin kendilerinin hayatta kalmaları için nükleer silahlara ihtiyaç duyabileceklerini düşünmeye başlayacaklarını ileri sürerek, "Çünkü artık karşımızda uluslararası hukuku, uluslararası anlaşmaları, BM Şartı gibi en temel unsurları ve nükleer silahların yayılmasını durdurmak ve nükleer silahı olmayan ülkelere güvenlik sunmak için tasarlanmış özel anlaşmaları tamamen görmezden gelen iki nükleer silahlı devlet var." değerlendirmesinde bulundu.


ATEŞKESTE NÜKLEERDEN BAHSEDİLMİYOR

ABD Başkanı Donald Trump'ın Pakistan'ın aracılığıyla başlayan ateşkes sürecinden önce yaptığı "Koca bir medeniyet yok olacak ve bir daha asla geri getirilmeyecek." açıklamasını hatırlatan Eblenkamp, bu ifadenin "ABD'nin İran'a nükleer silah kullanabileceği" şeklinde yorumlandığına dikkati çekti.

Eblenkamp, Orta Doğu'daki savaşa dahil olmayan ancak İran'da olası bir nükleer olaydan halkı zarar görecek olan Türkiye gibi tüm ülkelerin ayağa kalkma zamanı olduğu yorumunu yaparak, "Türkiye gibi bölge ülkeleri, tüm insanlık adına İsrail, ABD ve tüm nükleer silahlı devletler ile masaya oturmalı ve bu silahları bırakmaları için baskı oluşturmalıdır." diye konuştu.

İsrail ve ABD'nin "nükleer yayılmayı önleme" adı altında İran'a karşı savaş başlattığının altını çizen Eblenkamp, "Ateşkes anlaşması artık bu konudan bahsetmiyor bile. Bu nedenle diplomasi yıllarca geriye gitti." dedi.


“NÜKLEER SİLAHLARIN KALDIRILMASI İÇİN SİLAH KULLANIMI SORUMSUZLUK”

Eblenkamp, nükleer silahların ortadan kaldırılması için silah kullanımının "sorumsuzluk" olduğunu ve bunun işe yaramadığını belirterek, bu alanda küresel desteğin önemli olduğuna ve daha fazla ülkenin bu yöndeki çabalara destek vermesi gerektiğine işaret etti.

NPT'de ABD gibi bazı ülkelerin nükleer silahlara sahip olmasına izin verildiğine ancak İran gibi diğer ülkelere izin verilmediğine dikkati çeken Eblenkamp, "Nükleer silahlı devletler cephaneliklerini yok etmediği sürece, diğer ülkeler için her zaman nükleer yayılma teşviki oluşturacak. Bu yüzden Nükleer Silahların Yasaklanması Anlaşması (TPNW) çıkış yoludur." ifadelerini kullandı.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

M B

çok doğru söylüyor
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23