Örgütte çözülme başladı, 3 kişi teslim oldu! Annelerin yüzü gülecek
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
Geçtiğimiz hafta Gazi Meclis’te 467 milletvekilinin oyuyla kabul edilen Çerçeve Yasa ile tam 40 yıldır başımıza bela olan PKK terörünü tarihin çöplüğüne atacak mutabakat sağlanırken, bölgeden güzel haberler gelmeye başladı.
HABER MERKEZİ
MHP lideri Devlet Bahçeli’nin çağrısıyla başlayan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın dirayetiyle yürütülen ve siyasi partilerin ortaya koyduğu iradeyle oy çokluğuyla kabul edilen Terörsüz Türkiye süreci meyvelerini veriyor. Geçtiğimiz hafta Gazi Meclis’te 467 milletvekilinin oyuyla kabul edilen Çerçeve Yasa ile tam 40 yıldır başımıza bela olan PKK terörünü tarihin çöplüğüne atacak mutabakat sağlanırken, bölgeden güzel haberler gelmeye başladı.
Yasanın kabul edilmesinin ardından kapsamlı bir açıklama yapan Milli Savunma Bakanlığı (MSB) Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk, 3 PKK’lı teröristin daha teslim olduğunu ve harekât bölgelerinde mağara, sığınak ve patlayıcı imha çalışmalarının devam ettiğini belirtirken, istihbarat birimleri de örgütün dağ kadrosunda faaliyet gösterdiği belirlenen kişilere ilişkin kapsamlı listeler hazırladı.
SÜREÇ OLUMLU İLERLİYOR
Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerindeki il jandarma komutanlıkları ve il emniyet müdürlükleri bünyesinde görev yapan istihbarat ve Terörle Mücadele (TEM) şubelerinin oluşturduğu ikna timleri ise çocukları terör örgütüne katılan ailelerle irtibata geçerek süreç hakkında bilgilendirme çalışmalarına hız verdi. Görüşmelerde ailelere “Terörsüz Türkiye” süreci, TBMM’de kabul edilen yasal düzenlemeler ve Türk Ceza Kanunu’nun 221/2. maddesinde yer alan etkin pişmanlık hükümleri hakkında bilgi verildiği belirtildi. Ayrıca terör örgütü PKK’nın Suriye uzantısı PYD- YPG’nin de önümüzdeki birkaç gün içinde kendini feshedeceği ve özerk yönetim yapısının tamamen ortadan kalkacağı duyuruldu. Terörsüz Türkiye süreci kapsamında hazırlanan ve oy çokluğuyla kabul edilen ‘Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Çerçeve Kanunu’nun ardından yaşanan gelişmeleri değerlendiren uzmanlar, emperyalistlerin bir oyununun daha elbirliğiyle bozulduğunu belirtti.
KARDEŞLİK İÇİN BİR FIRSAT
Konuyla ilgili gazetemize konuşan Demokratlar Platformu Genel Sekreteri Av. Yurdal Kılıçer, şunları söyledi: “Çerçeve yasada bireysel silah bırakmalara elbette kimse bir şey demez. Ancak çerçeve yasanın özü, devletin güvenlik birimleri, MİT, Türk Silahlı Kuvvetleri ve emniyet teşkilatının denetiminde silahların tamamen bırakılmasıdır. Asıl hedef budur. Yasanın amacı, terör örgütünün kurumsal olarak tüm unsurlarıyla birlikte, silahlı ve silahsız bütün yapılarıyla kendisini feshetmesidir. Bunun da MİT, emniyet ve askeri birimler tarafından raporlanarak Milli Güvenlik Kurulu tarafından teyit edilmesi ve kabul edilmesi gerekmektedir. Öncelikle yasanın amacı budur. Ancak yasa Meclis’ten geçtikten sonra terör örgütü üyelerinin bireysel olarak Türk Devleti’ne teslim olmaya başlaması, yasanın örgüt içerisinde faaliyetlerden memnun olmayan bazı mensuplar tarafından bir fırsat olarak görüldüğünü göstermektedir. Bana göre gönüllü olarak örgüt içerisinde bulunmayan kişilerin bunu bir fırsat olarak değerlendirip bireysel teslim olmaları olumlu bir gelişmedir. Ancak asıl amaç, örgütün tüm unsurlarıyla birlikte kurumsal olarak feshedildiğinin devletin ilgili kurumları tarafından teyit edilmesidir.
HEDEF TERÖRSÜZ BÖLGE
“PKK terör örgütünün Suriye’deki uzantısının da kendisini tasfiye edeceğine ilişkin duyumlar ve açıklamalar, bu sürecin yalnızca Terörsüz Türkiye hedefiyle sınırlı olmadığını, aynı zamanda Terörsüz Bölge amacına da hizmet ettiğini göstermektedir. Bu durum, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin yeni güvenlik mimarisinin bir yansımasıdır. Türkiye’nin güvenliğinin artık yalnızca ülke sınırlarından değil, sınır ötesinden itibaren başladığı anlayışının bir sonucu olarak değerlendirilmelidir. Bu çerçevede ‘Terörsüz Bölge’ ve ‘Terörsüz Türkiye’ süreci, hem Türkiye’ye hem de bölgedeki komşu ülkelere ve halklara huzur ve güvenlik getireceğinin çok açık bir göstergesidir.”