• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

"Türkiye’yi satın alırım" diyen PETLAS'ın sahibi gözaltında! Evinde uyuşturucu bulundu

Yeniakit Publisher
Haber Merkezi Giriş Tarihi:

Milli İradenin Sesi Yeni Akit

Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.

⭐ Bizi Google'da Takip Et
"Türkiye’yi satın alırım" diyen PETLAS'ın sahibi gözaltında! Evinde uyuşturucu bulundu

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen uyuşturucu ve fuhuş soruşturması kapsamında Narkotik ekipleri dev bir operasyon gerçekleştirdi. Geçtiğimiz dönemlerde THY uçağında çıkardığı rezaletle gündeme gelen Petlas’ın sahibi Abdulkadir Özcan’ın da aralarında bulunduğu 18 şüpheli gözaltına alındı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen uyuşturucu ve fuhuş soruşturması kapsamında Ankara İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından operasyon düzenlendi.

ARALARINDA PETLAS'IN SAHİBİNİN DE BULUNDUĞU 18 ŞÜPHELİ GÖZALTINA ALINDI

Soruşturma çerçevesinde PETLAS'ın sahibi Abdulkadir Özcan'ın da aralarında bulunduğu 17 şüpheli ile umuma açık eğlence mekanı olarak faaliyet gösteren 5 işletmenin yöneticileri olduğu belirtilen 9 kişi hakkında gözaltı kararı verildi.

Polis ekiplerinin belirlenen adreslere düzenlediği operasyonlarda Özcan'ın da aralarında bulunduğu 18 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. Diğer 8 şüphelinin yakalanması için çalışmaların devam ettiği bildirildi.

EVİNDEN 175,45 GRAM UYUŞTURUCU MADDE ÇIKTI


 

Operasyon kapsamında Abdulkadir Özcan'ın ikametinde de arama yapıldı. Aramada, daralı ağırlığı 175,45 gram olan ve ilk incelemede renk, koku ve görünümü itibarıyla esrar olduğu değerlendirilen madde bulundu. Ele geçirilen maddenin kesin niteliğinin belirlenmesi için kriminal incelemenin sürdüğü belirtildi.

Soruşturmanın Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde çok yönlü olarak devam ettiği bildirildi.

"TÜRKİYE’Yİ SATIN ALIRIM" SÖZLERİYLE GÜNDEME GELMİŞTİ

Abdulkadir Özcan, daha önce 13 Aralık 2024'te Türk Hava Yolları'nın Dubai-İstanbul seferinde yaşanan olayla gündeme gelmişti.

Business Class bölümünde seyahat eden Özcan'ın, kabin ekibinin alkol servisini durdurmasının ardından görevliler ve diğer yolcularla tartıştığı görüntüler sosyal medyada paylaşılmıştı. Olay sırasında Özcan'ın, “Sen benim kim olduğumu biliyor musun? Ben milyar dolarlık adamım. Türkiye'yi satın alırım.” şeklinde bağırdığı görülmüştü.

THY KARA LİSTEYE ALMIŞTI

THY tarafından yapılan açıklamada, Özcan'ın alkolün etkisiyle taşkınlık çıkardığı ve kabin ekibi ile yolculara sözlü saldırıda bulunduğu belirtilmişti.

Kabin ekibince kelepçelenerek etkisiz hale getirilen Özcan, uçağın İstanbul'a inişinin ardından kolluk kuvvetlerine teslim edilmişti. THY de olayın ardından Özcan'ı kara listeye almıştı.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Ṣeyh Şamil

Demek ki ne oldum demeyecek Ne olacağım diyeceksin. Önce adam ol. O da imandan alçak gönüllülükten yani ahlâkdan geçer

Recep Aydın / Sosyal Bilimci

PARA İNSANI ZENGİN EDER AMA, ADAM ETMEZ! Zenginlik, güç ve toplumsal sorumluluk arasındaki hassas dengenin kaybolduğu yerde, bireysel yozlaşmanın toplumsal bir ibret vesikasına dönüşmesi kaçınılmazdır. Kamuoyuna yansıyan son olaylar, maddi gücün sınır tanımayan bir kibre dönüştüğünde insanı nasıl bir uçuruma sürüklediğini bir kez daha gözler önüne sermiştir. Bir dönem uçaktaki taşkınlıklarıyla, ardından uyuşturucu ve fuhuş operasyonu kapsamında gözaltına alınmasıyla gündeme gelen bir sermaye sahibinin, maddiyatın verdiği sarhoşlukla "Türkiye’yi satın alırım" diyebilecek kadar gerçeklikten kopması, paranın satın alamayacağı değerlerin varlığını unutan trajik bir zihniyetin ürünüdür. Maddi zenginlik, tek başına bir insanı ne saygın kılar ne de ona yasaların ve toplumsal ahlakın üzerinde bir imtiyaz tanır. Aksine, topluma yön veren ekonomik aktörlerin omuzlarında çok daha büyük bir ahlaki ve hukuki sorumluluk yükü bulunur. Ancak uyuşturucu gibi iradeyi sakatlayan maddelerin pençesinde, kibrin ve fütursuzluğun zirvesine ulaşanlar için bu sorumluluk bilinci tamamen yok olmaktadır. Ülkesini parayla ölçebileceğini sanan bu sığ bakış açısı, aslında paranın kulu kölesi olmuş bir zihnin, kendi içsel fakirliğini ve çürümüşlüğünü gizleme çabasından başka bir şey değildir. Bir ülkenin değerini, tarihini ve halkının onurunu cüzdanındaki rakamlarla eş değer görenler, tarihin her döneminde kendi yarattıkları o sahte ihtişamın altında ezilmeye mahkum olmuşlardır. Neticede bu ibretlik durum, gücün ve paranın ahlaki bir pusuladan yoksun olduğunda insanı nasıl canavarlaştırabileceğinin en somut kanıtıdır. Adaletin karşısında hiçbir servetin, hiçbir gücün barınamayacağını hatırlatan bu tür operasyonlar, hukukun üstünlüğünü ve toplumsal vicdanı rahatlatan en önemli dayanaktır. Zenginliği bir üstünlük vesilesi sayıp suç batağına saplananlar, günün sonunda parayla satın alamayacakları tek şeyin "itibar ve hürriyet" olduğunu acı bir şekilde öğrenmektedirler. Gerçek asalet ve büyüklük, sahip olunan servetin büyüklüğüyle değil, o servetin taşınma biçimi ve insani erdemlerle ölçülür.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23