Yıllar önce katıldığı bir canlı yayında sunucunun başörtüsüne “çul” demesi üzerine “Evet. Bir metrekarelik bez parçasıdır” tanımlaması yapan Kemal Kılıçdaroğlu, önceki gün 28 Şubat mağduru bir başörtülü olan Kübra Kara’yı ziyaret ederek büyük bir ikiyüzlülük örneği sergiledi. Söz konusu ziyareti köşesine taşıyan Yeni Şafak gazetesi yazarı Ersin Çelik, Kılıçdaroğlu'nun yeni siyaset tarzıyla ilgili "Bu siyaset tarzı genelde ters teper" dedi.
Yıllar önce katıldığı bir canlı yayında sunucunun başörtüsüne “çul” demesi üzerine “Evet. Bir metrekarelik bez parçasıdır” tanımlaması yapan Kemal Kılıçdaroğlu, önceki gün 28 Şubat mağduru bir başörtülü olan Kübra Kara’yı ziyaret ederek büyük bir ikiyüzlülük örneği sergiledi. Söz konusu ziyareti köşesine taşıyan Yeni Şafak gazetesi yazarı Ersin Çelik, Kılıçdaroğlu'nun yeni siyaset tarzıyla ilgili özetle şunları kaydetti:
"Yirmi yıldır girdiği her seçimi büyük farklarla kazanan Recep Tayyip Erdoğan’ı sandıkta yenmek için ona güç veren iradeyi ikna etmek ve oyunu almak gerekiyor. Bunun için de alışılagelmişin dışında bir siyasal iletişime ihtiyaç var. Kemal Kılıçdaroğlu işte bu yeni yola sokuldu. Bu yolda Kemal Bey için isimler ve simgeler üzerinden siyaset üretiliyor.
*
Yıllar önce katıldığı bir canlı yayında sunucunun başörtüsüne “çul” demesi üzerine “Evet. Bir metrekarelik bez parçasıdır” tanımlaması yapan Kemal Kılıçdaroğlu’nun önceki gün 28 Şubat mağduru bir başörtülü olan Kübra Kara’yı ziyaret etmesi tam olarak bu siyasetin çıktılarından biri.
*
Aynı Kemal Kılıçdaroğlu’nun 2008 yılında ülkedeki başörtüsü yasağı kaldırılmak istenirken soluğu AYM’de alan CHP milletvekilleri arasında yer aldığını bir kez daha hatırlatmış olayım.
*
Peki, ne değişti de başörtülülerden helâllik alma turlarına başladı Kılıçdaroğlu. İnançları gereği o bir metrekarelik bez parçasını başlarının üzerinde taşıyan kadınlar, laiklik düşmanıyken, rejim tehdidiyken bir anda nasıl helâllik dilenilen, büyüklük etmeleri istenen saygın yurttaşlar oldular? Tabii ki oyları için. Kemal Bey bu görüşmelerde “Erdoğan’ı 20 yıldır seçiyorsunuz bir de beni deneyin. Ben de size saygı duyayım” diyor mudur bilmiyorum? Fakat bu özel zirvelere yüklenen anlam tam olarak böyle.
*
Bu siyaset tarzı genelde ters teper. Çünkü en başta CHP tabanı “bu irticacılarla görüntü vermenizden rahatsızız” derler ve diyorlar da. Hedeflenen muhafazakâr seçmen de “Biz sizin aslında bizimle ilgili ne düşündüğünüzü geçmişten biliyoruz. Kimi kandırıyorsunuz? İki gülümsemenize, hoş sözlerinize kanmayız” diyebilir. Diyorlar da. Sonuçta Kemal Bey kimseye yaranamayabilir. Ama görünen o ki; bu riski alacak. Oy geçişlerinin tüm yollarını deneyecek. Adaylık için Altılı Masa’yı ikna etmenin yolu da dindar seçmenin olası adaylıktaki tavrından geçiyor. Başörtüsünün ‘bez parçasından’ CHP zihniyetinin iktidar olabilme umuduna dönüşmesi büyük bir devrim. Akıl almaz olan ise şu; bu devrimin siyasi mimarı Recep Tayyip Erdoğan, 20 yılın sonunda başörtülüler eliyle yıkılmak isteniyor. Nereden baksanız tutarsızlık."