• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Mekke ittifakına iki ülke daha katılabilir

Yeniakit Publisher
Haber Merkezi Giriş Tarihi: Güncelleme Tarihi:

Milli İradenin Sesi Yeni Akit

Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.

⭐ Bizi Google'da Takip Et

Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Anlaşmasıyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Cengiz Tomar, Mısır ve Lübnan'ın olası katılımının İsrail üzerinde büyük baskı oluşturacağını ifade etti.

Bir üyeye yapılan saldırıyı tümüne yapılmış sayan Mekke İttifakı hayata geçirildi. Katar merkezli El-Cezire televizyonunda konuşan Prof. Dr. Cengiz Tomar, anlaşmanın dünyaya rasyonel bir Orta Doğu mesajı verdiğini, Mısır ve Lübnan'ın olası katılımının İsrail üzerinde büyük baskı oluşturacağını ifade etti.

Kolektif caydırıcılığı esas alan mutabakatın bölgesel istikrara katkı sağlayacağını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan çarpıcı açıklamalarda bulunarak, "Anlaşma tüm kardeş ülkelerin katılımına açıktır. Anlaşma hiçbir ülkeyi hedef almamaktadır." demişti.

Tarihi Mekke İttifakı anlaşmasının yankıları sürerken, Tarihçi Yazar Prof. Dr. Cengiz Tomar, El-Cezire'de katıldığı yayında Mekke İttifakı'na ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu.


 

"LÜBNAN DA İTTİFAKA KATILABİLİR"

Bölgedeki enerji hatları ve jeopolitik düğüm noktalarına dikkat çeken Prof. Dr. Tomar, "Lübnan'a gelince ve ayrıca Suriye'de istikrar sağlandıktan sonra, çünkü Suriye'de istikrar yoksa Lübnan'da da istikrar olmaz. Belki bir süre sonra bölgedeki diğer bazı ülkeler bu anlaşmaya katılabilir." diye konuştu.

"İSRAİL ÜZERİNDE BÜYÜK BİR BASKI OLUŞTURACAKTIR"

Suudi Arabistan, Ürdün ve Suriye arasındaki yeni boru hatları ile Babülmendep ve Hürmüz Boğazı'ndaki sorunlar nedeniyle birçok projenin mevcut olduğunu belirterek, "Bu noktada Lübnan'ın istikrarı çok önemli ve belki daha sonra Lübnan bu anlaşmada yer alır. Yani bölgenin içinden Mısır ve diğer Körfez ülkeleri gibi bazı adımlar bekliyorum ve ayrıca Lübnan gibi ülkeler de müdahil olup bu anlaşmaya katılırsa, bu İsrail üzerinde büyük bir baskı oluşturacaktır." ifadelerini kullandı.


 

"ORTA DOĞU ARTIK ESKİ ORTA DOĞU DEĞİL"

El-Cezire sunucusunun, Mısır'ın muhtemel katılımı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın dünyaya verdiği mesaja ilişkin sorusunu yanıtlayan Tomar, Mısır'ın 100 milyondan fazla nüfusuyla Arap dünyasında büyük bir güç olduğunu vurguladı.

"MSIR DİĞER ÜLKELERİN KATILIMINI TETİKLER"

Mısır'ın ittifaka dahil olmasının demografik etkiyi artıracağını belirten Tomar, "Eğer Mısır bu anlaşmaya katılırsa, anlaşma nüfus yoğunluğu açısından da oldukça genişler ve belki bazı Körfez ülkeleri de katılır." dedi.


 

Bölge ülkelerinin artık mezhepler veya milliyetler üzerinden değil, akılcılık ve ortak çıkarlar doğrultusunda hareket ettiğini anlatan Tomar, şunları kaydetti:

"Bu dünyaya bir mesajdır; Orta Doğu artık eski Orta Doğu değil. Yani 10 ya da 20 yıl öncesine göre değişti. Artık ülkeler, mezhepler, milliyetler veya diğer unsurlar olmaksızın, ilk kez akılcılık ve ortak çıkarlar doğrultusunda düşünebiliyorlar. Yani artık bölgede sorunlar eskide kaldı, bölgede yeni bir akılcılık var, bölge ülkeleri ve hükümetleri istikrar için birlik olup işbirliği yapıyor ve bu bence dünya ve diğer ülkeler için büyük bir mesajdır."

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Recep Aydın/Sosyal Bilimci

MEKKE İTTİFAKININ AYAKTA KALMASI İÇİN! BUNLAR OLMAZSA OLMAZ! Stratejik ortaklıklarda çekimser kalmanın veya zor zamanda müttefikini yalnız bırakmanın çok ağır bir hukuki ve mali faturası olmalıdır. İttifak metnine eklenecek sert bir tazminat maddesi, ortaklık içindeki güvensizliği ve korkaklığı daha en başından kökünden kazıyacak en etkili panzehirdir. Bu kural sayesinde hiçbir ülke ittifaka sadece kendi çıkarı için ve kolay günlerin dostu olarak katılamaz. Zor zamanlarda ortaklarına sırtını dönen ülkenin ödeyeceği büyük tazminat, hem caydırıcı bir ceza işlevi görür hem de sadık kalan ortakların uğradığı zararı doğrudan karşılar. Böylece Mekke İttifakı, sadece kağıt üstünde kalan zayıf bir dostluk anlaşması olmaktan çıkarak askeri, siyasi ve hukuki açıdan birbirine kopmaz zincirlerle bağlı, dünyanın en disiplinli ve sarsılmaz gücüne dönüşür. Bu mekanizmanın tam anlamıyla işleyebilmesi için söz konusu tazminat yaptırımının doğrudan nakdi bir ceza olarak tahsil edilmesi, ya da o ülkenin ittifak havuzundaki askeri ve ekonomik varlıklarına el konulması şeklinde olabilir. Bu sert ceza mekanizması aynı zamanda dış güçlerin ittifak üyelerini tehdit ederek veya satın alarak saf dışı bırakma girişimlerini de tamamen boşa çıkartır. Bir üye ülke, küresel baskılara boyun eğip ortaklarına ihanet etmenin bedelinin, o baskılara direnmekten çok daha yıkıcı olacağını bilir ve her koşulda ittifak hukukuna sadık kalmak zorunda kalır. Korkunun ve tereddütün maliyetini artırmak, masadaki tüm aktörleri ister istemez cesur ve kararlı adımlar atmaya zorlar. Sonuç olarak, kuralları bu denli katı ve yaptırımları bu denli ağır olan bir yapı, sadakatsizliği bünyesinde asla barındırmaz ve sadece bölgenin değil, küresel siyasetin de yönünü tayin eden çelikten bir blok haline gelir..
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23