Gazetemiz okurlarından Yasin Yıldız 'Kurban, teslimiyet, sadakat ve sıla-ı rahim bayramıdır' başlıklı yazısını bizimle paylaştı.
Cuma günü, Müslümanların yerel kongre günleridir! Bu gün hem fazilet bakımından, hem de Müslümanların sorunlarının çözümü noktasında istişare edilecek ulvi zaman dilimleridir.
Yüce Rabbimiz, Cuma suresi 9-10. Ayetlerde: “Ey İman edenler! Cuma günü namaza çağırıldığı zaman hemen Allah’ı anmaya koşun ve alışverişi bırakın. Eğer bilirseniz, elbette bu sizin için daha hayırlıdır. Namaz kılındı mı artık yeryüzüne dağılın ve Allah’ın lütfundan nasip arayın. Allah’ı daima çok anın ki kurtuluşa eresiniz.”
Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (sav): “Üzerine güneş doğan günlerin en hayırlısı, Cuma günüdür. Âdem(as) o gün yaratıldı, o gün cennete kondu, yine o gün cennetten çıkarıldı. Kıyamet de ancak Cuma günü kopacaktır.” (Müslim)
Bayramlar, Müslümanların ulusal kongre günleridir! Ramazan ve Kurban Bayramları, İslam toplumunda ibadetlerin taçlandırıldığı, şükür, kardeşlik, yardımlaşma ve manevi coşkunun zirve yaptığı mübarek günlerdir. Ramazan Bayramı oruç ibadetinin, Kurban Bayramı ise hac ve kurban ibadetlerinin sevincini ve Allah’a yakınlaşmayı ifade eder; her iki bayram da toplumsal dayanışmayı güçlendirir. Ramazan, şeker bayramı değildir! Ramazan şükür, arınma ve yardımlaşma bayramıdır. Kurban, et ve tatil bayramı değildir! Kurban, teslimiyet, sadakat ve sıla-ı rahim bayramıdır.
Hac, Müslümanların evrensel kongresidir! Yüce Allah, Hac suresi 27-29 ve 37. Ayeti kerimelerinde:
Bütün insanlara haccı ilan et ki, gerek yaya olarak gerekse çok uzak diyarlardan yola çıkan ve yolculuktan zayıf düşmüş yorgun develer üzerinde sana gelsinler!
Sonra gerekli temizlikleri yaparak kirlerini gidersinler, adaklarını yerine getirsinler ve o Beyt-i Atîk’i tavaf etsinler!
Unutmayın ki, o kurbanların ne etleri ne de kanları Allah’a ulaşır. Sizden Allah’a ulaşacak olan tek şey takvanızdır. Allah böylece o hayvanları hizmetinize verdi ki, sizi doğru yola ilettiği için; tekbir getirerek Allah’ın büyüklüğünü ilan edesiniz! Resulüm! Artık o iyilik eden ve işini güzel yapanları müjdele!
Yukarıdaki ayetlerin mucibince dünyanın dört bir cenahından, renkleri, dilleri, mevki ve makamları farklı binlerce Müslümanın Arafat’ta “dua ve istiğfarda” buluştuğu, Mina’da “Cin, İns ve Nefsani Şeytanlarını” taşlayarak arındığı, müstesna zaman dilimi ve mekân yerleridir.
Kadir-i zül Celal ve Cemal’in emri fermanı ile bir araya gelen Müslümanların, dünyada yaşanan sorunlara çözüm anlamında istişare etmeleri, ekâbirler tarafından engellenmektedir.
Maalesef, sözüm ona Müslüman ülkelerin pısırık, korkak ve hain liderleri, Müslümanların sorunlarını “istişare ve çözüm” bulma babında en büyük engel teşkil etmektedir.
Yüce Rabbimin lütfuyla bu sene “Kutsal Beldelerde” ifa edeceğim “Hac Farizası” görevimi, Müslümanların sorunlarına çözüm bulamamanın burukluğu ve üzüntüsü ile olacaktır. Yine de Yüce Allah, rızasına uygun ibadetlerimizi kabul ve makbul eylesin ve ümmetin uyanışına ve dirilişine vesile eylesin inşallah…
Niyet hayr, akıbet hayr olur inşallah! Selam ve dua ile…