• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Kıbrıs davasını görmezden gelmek

Yeniakit Publisher
Haber Merkezi Giriş Tarihi: Güncelleme Tarihi:

Milli İradenin Sesi Yeni Akit

Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.

⭐ Bizi Google'da Takip Et
Kıbrıs davasını görmezden gelmek

Necmettin Sadak’ın 15 Aralık 1949 tarihli belgesi, Türk dış politika tarihinin en isabetsiz değerlendirmelerinden biridir. Kıbrıs gibi stratejik ve millî bir mesele karşısında sergilenen bu edilgen yaklaşım, Kıbrıs Türklerinin varlığını ve geleceğini görmezden gelen büyük bir siyasi yanılgıdır. Söz konusu belgede Sadak, hükûmetin resmî tutumunu şu ifadelerle kayıt altına almaktadır.

Ayşenur ATAK

"14/12/1949 tarihli ve 27160 sayılı mektubunuzu ve ilişiğini aldım. Kıbrıs meselesi Türkiye ile Yunanistan ve hatta Türkiye ile İngiltere arasında anlaşmazlıklar doğuracak bir mahiyet almasından çekindiğimiz için bu meseleye Hükûmet olarak hiç karışmıyoruz. Esasen Kıbrıs İngilterenindir ve bu adayı Yunanistan'a vermek hususunda İngilterede en küçük bir temayül dahi yoktur. Koparılan gürültü oradaki rumların ve Yunanistandaki bazı emperyalist çevrelerin yaygarasından ibarettir. Bizce tavsiye edilecek şekil bu noktaları hususî surette Kıbrıs Türklerine anlatmak ve kendilerini sükûna davet etmektir. Bu bakımdan Türkiyede de Kıbrıs hakkında tezahürat yapılmasını lüzumsuz bulmaktayız. Partice bunların da önüne geçilmesi, eğer mümkünse, faydalı olacaktır. Saygılarımla arzederim."

Sadak’ın "Kıbrıs İngiltere’nindir" diyerek meseleyi dışarıda tutması tam bir basiretsizliktir. Sovyetler’in 19 Mart 1945’te Türk-Sovyet Paktı’nı feshederek Boğazlar’da üs ve toprak talep etmesi üzerine; 1947 Truman Doktrini, 1948 Marshall Planı ve 1949 NATO üyeliği arayışındaki CHP hükûmetleri Londra ve Atina ile gerilimden çekinmekteydi. Oysa Yunan Parlamentosu 28 Şubat 1947’de Enosis çağrısını oybirliğiyle kabul etmişti. Sadak ayrıca Clement Attlee hükûmeti döneminde Britanya İmparatorluğu’nun tasfiye sürecini okuyamamıştır. Nitekim mektuptan bir ay sonra, 15–22 Ocak 1950’de Kıbrıs Ortodoks Kilisesi sözde "Enosis Plebisiti" düzenleyerek ilhak talebini uluslararası sahneye taşımıştır.

Kıbrıs, yalnızca bir İngiliz sömürgesi değil; 1570–1571’de II. Selim döneminde Lala Mustafa Paşa komutasında 60.000–80.000 şehitle fethedilen, 21 Eylül 1571 fermanıyla Anadolu’dan Türk ailelerin yerleştirildiği ve vakıf eserleriyle Türk-İslam mührü vurulmuş bir vatandır. Adanın 4 Haziran 1878 İstanbul Antlaşması ile İngiltere’ye devri bile geçici idare statüsündedir; ancak İngiltere 5 Kasım 1914’te adayı tek taraflı ilhak etmiştir.

Sadak’ın küçümsediği Enosis, 1790’larda Rigas Velestinlis ve 1814 Filiki Eterya’dan beri Megali İdea’nın Kıbrıs ayağıdır. 1821’de Başpiskopos Kyprianos’un isyan hazırlığı Vali Küçük Mehmed Paşa tarafından bastırılmış, ancak 1844’te İoannis Kolettis’in devlet ideolojisi ilan ettiği bu hedef, 1878’de Piskopos Sofronios tarafından İngiliz Yüksek Komiseri Sir Garnet Wolseley’e resmen iletilmiştir. 1912 Limasol ve Lefkoşa saldırılarının ardından, Ekim 1931 Oktovriana isyanı sonrasında İngiliz valiler Sir Ronald Storrs ve Sir Herbert Richmond Palmer, isyanla ilgisi olmayan Türk toplumunu da cezalandırmıştır: Kavanin Meclisi kapatılmış, Türk bayrağı yasaklanmış, Müftülük lağvedilmiş ve Evkaf denetime alınmıştır. 1947’de Vali Lord Winster’in Danışma Meclisi’nde Rumlar "Sadece Enosis" derken, 1948’de Etnarklık Konseyi’ni kuran III. Makarios süreci silahlı aşamaya taşımıştır.

Kıbrıs Türkleri bu tehdide boyun eğmemiştir. 1930’larda Necati Özkan’ın, 1942’de Dr. Fazıl Küçük ve Rauf Raif Denktaş’ın yürüttüğü mücadele; 1943’te KATAK, 1944’te KMTHP ve 8 Eylül 1949’da Faiz Kaymak başkanlığında KTKF’nin kuruluşuyla kurumsallaşmıştır. 28 Kasım 1948 ve 11 Aralık 1949 mitinglerinde Enosis reddedilmiş, Cumhurbaşkanı İsmet İnönü ve Sadak’a çekilen yardım telgraflarına Sadak "sükûnet" cevabı vermiştir. Türkiye’de ise Sedat Simavi, Cihat Baban ve Nadir Nadi’nin yazıları ile MTTB ve Türk Kültür Ocağı’nın 17–19 Ocak 1950 mitingleri bürokratik duvarları yıkmış; 23 Ocak 1950’de TBMM’de sıkışan Sadak ve ardından konuşan Cevdet Kerim İncedayı adanın Türkiye’ye aidiyetini vurgulamak zorunda kalmıştır.

Mayıs 1950’de iktidara gelen Demokrat Parti döneminde, Yunan Başbakanı Aleksandros Papagos’un 16 Ağustos 1954’te konuyu BM’ye taşıması ve 1 Nisan 1955’te EOKA terörünün başlamasıyla "karışmama" siyaseti terk edilmiştir. Başbakan Adnan Menderes ve Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu, 1955 Londra Konferansı’nda Türkiye’nin taraf olduğunu kabul ettirmiş; Aralık 1956’da İngiliz Bakan Alan Lennox-Boyd’un açıklaması ve 8 Haziran 1958 "Ya Taksim Ya Ölüm" mitingleriyle "Taksim" resmî tez olmuştur. Makarios, Loizides kardeşler ve Albay Georgios Grivas’ın kurduğu EOKA’nın 1955–1958 arasında polis çavuşu Abdülgani’nin şehadeti, 12 Haziran 1958 Gönyeli katliamı ve 12 Temmuz 1958 İnönü-Mağusa otobüs saldırısıyla yüzlerce Türk’ü katledip 33 köyü boşaltması üzerine; yerel direniş grupları Kasım 1957’de Rauf Denktaş, Dr. Burhan Nalbantoğlu ve Kemal Tanrısevdi öncülüğünde Türk Mukavemet Teşkilatı’na dönüşmüştür. 1 Ağustos 1958’de Yarbay Rıza Vuruşkan’ın komutayı devralmasıyla Grivas 4 Ağustos’ta ateşkes ilan etmiştir.

11–19 Şubat 1959 Zürih ve Londra Antlaşmaları ile 16 Ağustos 1960’ta siyasi eşitliğe, Türk Cumhurbaşkanı Yardımcısı’nın mutlak vetosuna ve Türkiye’nin garantörlüğüne dayalı Kıbrıs Cumhuriyeti kurulmuş, Kıbrıs Türk Alayı adaya dönmüştür. Ancak Evangelos Averoff ve Makarios’un "taktik durak" saydığı bu devleti yıkmak için Yorgacis, Papadopulos, Klerides ve Koçiş tarafından Akritas Planı hazırlanmış; Makarios’un 30 Kasım 1963 tarihli 13 maddelik anayasa değişikliği teklifinin Türkiye’ce reddi üzerine 21 Aralık 1963’te Kanlı Noel başlatılmıştır. Zeki Halil ve Cemaliye Emirali’nin şehadeti, Nikos Sampson çetelerinin Küçük Kaymaklı’da imam Hüseyin İğneci ve felçli oğlunu katletmesi, Kumsal’da Binbaşı Dr. Nihat İlhan’ın eşi Mürüvvet İlhan ile üç evladının banyo küvetinde taranması ve Ayvasıl toplu mezarları soykırımı belgelemiştir. Ortega ve U Thant raporlarına göre 103 köy yıkılmış, 364 Türk şehit edilmiş, 30.000 Türk adanın %3’üne hapsedilmiştir. BM’nin 4 Mart 1964 tarihli 186 sayılı kararıyla Rum yönetimini meşru hükûmet tanıması ve 5 Haziran 1964 Johnson Mektubu Batı’nın çifte standardını gösterirken; Georgios Papandreu’nun 20.000 asker soktuğu adada 5–8 Ağustos 1964 Erenköy Direnişi Türk jetlerinin müdahalesiyle zafere ulaşmış, bu çarpışmada Pilot Yüzbaşı Cengiz Topel vahşice işkence edilerek, şehit düşmüştür.

15 Kasım 1967 Geçitkale ve Boğaziçi saldırıları sonrası Süleyman Demirel hükûmetinin ültimatomu ve Cyrus Vance aracılığıyla Grivas adadan çıkarılmış, 28 Aralık 1967’de Kıbrıs Geçici Türk Yönetimi kurulmuştur. Grivas’ın 1971’de kurduğu EOKA-B ve 1973’te yönetimi alan Tuğgeneral Dimitrios Yoannidis cuntasının 15 Temmuz 1974’te Makarios’u devirip Sampson’u başkan ilan etmesi üzerine; Başbakan Bülent Ecevit, Harold Wilson ve James Callaghan ile Londra görüşmelerinden sonuç çıkmayınca 20 Temmuz 1974’te Kıbrıs Barış Harekâtı’nı başlatmıştır. 14 Ağustos 1974’te İfestos Planı kapsamında Muratağa, Sandallar, Atlılar ve Taşkent’te bebeklerden ihtiyarlara yüzlerce sivili katleden soykırım makinesi Türk ordusunca durdurulmuş; 1975 Viyana Mübadelesi ve Kıbrıs Türk Federe Devleti’nin ardından 15 Kasım 1983’te Rauf Denktaş liderliğinde KKTC ilan edilmiştir.

Günümüzde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Hakan Fidan liderliğindeki Türk dış politikası, 24 Nisan 2004 Annan Planı’na "Hayır" diyen GKRY’yi ödüllendiren AB’nin ve Temmuz 2017 Crans-Montana çöküşünün ardından federasyon defterini kapatarak dört sütunlu yeni bir doktrin inşa etmiştir:

1. Egemen Eşitlik ve İki Devletli Çözüm: Nisan 2021 Cenevre’den 15 Ekim 2024 New York zirvesine kadar KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar ile birlikte müktesep egemen eşitlik tescil edilmeden müzakere yapılmayacağı ve ortak zemin kalmadığı BM’ye kabul ettirilmiştir.

2. Tanınma Diplomasisi ve Türk Dünyası: Erdoğan’ın BM çağrılarıyla KKTC, 11 Kasım 2022 Semerkant Zirvesi’nde TDT Gözlemci Üyesi olmuş, 2024 Şuşa ve Bişkek zirvelerine bayrağıyla katılmış, Mayıs 2025’te Türk Akademisi’ne girmiştir.

3. Mavi Vatan ve Hidrokarbon Hakları: 2019 Libya Mutabakatı, 18 Mart 2020 BM kıta sahanlığı tescili ve sondaj gemileriyle Sevilla Haritası parçalanmıştır.

4. Askerî Caydırıcılık ve Kalkınma: ABD’nin GKRY silah ambargosunu kaldırmasına karşı Geçitkale İHA/SİHA üssü, Asrın Projesi su temini, yeni Ercan Havalimanı ve Kapalı Maraş açılımıyla KKTC tahkim edilmiştir.

Sonuç olarak Sadak’ın 1949’daki "karışmama ve sükûnete davet" yanılgısı; Kıbrıs Türk mücahitlerinin direnişi ve millî devlet iradesiyle aşılmış, Kıbrıs Türk milletinin Doğu Akdeniz’deki sarsılmaz kalesi olmuştur.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

ziyaretçi

Kısaca ingiltiere ve yunanistanu kızdırmayalım, Kıbrıs tamamen ingilizlerindir Kıbrıs Türk'lerine de söyleyelim seslerini çıkarmasınlar, Türkiye'de de kimse bahsetmesin demişler. Vatana ihanet belgesi hepsi idamlık. chp milli güvenlik sorunudur diye boşuna demiyorlar.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23