Karamollaoğlu 'af' teklifine karşı çıktı: On binlerce dolandırıcı ve torbacıyı dışarı çıkararak...
Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, düzenlediği basın toplantısında çarpıcı açıklamalarda bulunarak MHP'nin af teklifine karşı çıktı. Bu yasanın toplumu kaosa sürükleyeceğini belirten Karamollaoğlu "Bu düzenlemeye göre; on binlerce insanı dolandıran bankanın sahibi kader mahkûmudur. Uyuşturucu satıcıları, mafya babaları, rüşvet yiyenler, yolsuzluk yapanlar kader mahkûmudur." dedi.
MHP’nin af teklifiyle ilgili de endişelerinin olduğunu kaydeden Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, “Af konusunda bizim temel ilkemiz şudur: ‘Devlet kendisine yönelik suçları affedebilir. Devletin vatandaşın vatandaşa karşı işlediği suçları affetme hakkı da, yetkisi de yoktur.’ Bu teklifte ise tam tersi bir durum söz konusu. Daha anlaşılır olsun diye söylüyorum, bu düzenleme ile uyuşturucu satıcıları dışarı çıkarken, düşünce suçluları içerde kalmaktadır” diye konuştu.
CEZAEVLERİ BOŞALTILARAK ADALET SAĞLANMAZ
Türkiye’de bulunan 449 cezaevinin toplam kapasitesinin 211 bin 274 olduğunu hatırlatan Karamollaoğlu, “Cezaevlerinde hükümlü ve tutuklu olarak bulunan insan sayısı ise 253 bin 535. Yani, kapasitesinden 42 bin kişi daha fazla. Bu yüzden birçok yerde mahkûmlar vardiya ile uyuyor. MHP’nin af teklifi yasalaşırsa, bu düzenlemeden 162 bin 989 kişinin yararlanacağı belirtiliyor. Yani cezaevlerinde önemli bir boşalma olacak. Bu durumda ister istemez şu soru akla geliyor? Acaba bu af teklifi AK Parti ile MHP arasında bir danışıklı dövüş mü? Asıl amaç artık yer kalmayan cezaevlerini boşaltmak mı? Biz bu konuda da uyarıyoruz; adalet, cezaevlerini boşaltarak değil, suç üreten iklimi düzelterek sağlanır. Hükümetlerin görevi, suçluyu değil suçu ortadan kaldırmaktır” dedi.
TEKLİFE GÖRE; MAFYA BABALARI, DOLANDIRICILAR, UYUŞTURUCU SATICILARI KADER MAHKÛMUDUR
MHP’nin TBMM’ye sunduğu teklifle ilgili de Karamollaoğlu, adı ‘şartlı salıverme’ olsa da bunun bir af teklifi olduğunu kaydederek, “Af konusunda bizim temel ilkemiz şudur: ‘Devlet kendisine yönelik suçları affedebilir. Devletin vatandaşın vatandaşa karşı işlediği suçları affetme hakkı da, yetkisi de yoktur.’ Bu teklifte ise tam tersi bir durum söz konusu; kadın cinayeti, çocuk istismarı ve terör gibi birkaç istisna dışında vatandaşın vatandaşa karşı işlediği suçlar affa tabi tutulurken, devlete karşı işlenen suçların neredeyse tamamı kapsam dışında tutulmaktadır. Daha anlaşılır olsun diye söylüyorum, bu düzenleme ile uyuşturucu satıcıları dışarı çıkarken, düşünce suçluları içerde kalmaktadır. Mesela bu düzenlemeye göre; on binlerce insanı dolandıran bankanın sahibi kader mahkûmudur. Uyuşturucu satıcıları kader mahkûmudur. Mafya babaları kader mahkûmudur. Dolandırıcılar kader mahkûmudur. Rüşvet yiyenler, yolsuzluk yapanlar kader mahkûmudur. Ama bir bankada hesabı olduğu için, çocuğunu dershaneye gönderdiği için silahlı terör örgütü üyesi olmakla suçlananlar, ByLock-Morbeyin kumpasına maruz kalanlar kapsam dışıdır. Bu yaklaşımı doğru bulmuyoruz. Bu sadece adaleti değil, toplumun vicdanını da yaralar” diyerek, af teklifinin çelişkilerine dikkat çekti.
AF MESELESİ CİDDİ BİR İŞTİR
Ceza ve Tevkif Evleri Genel Müdürlüğü’ne göre mevcut hükümlü ve tutukluların 50 bininin uyuşturucudan yattığını hatırlatan Karamollaoğlu, “Bu düzenleme ile bunların neredeyse tamamına yakını serbest kalacak. Uyuşturucu kullanımının ilkokul seviyelerine kadar indiği, okul önlerinde leblebi satar gibi uyuşturucu satıldığı bilinirken bir anda bu kadar uyuşturucu satıcısının serbest bırakılması ne kadar doğrudur? Bunun toplumsal boyutu araştırılıp incelenmiş midir? Bu yüzden bir kez daha uyarıyoruz; af meselesi ciddi bir iştir. Toplumsal etkileri düşünülmeden, ‘kader mahkûmları’ gibi popülist bir yaklaşımla ele alınmamalıdır. Aksi takdirde bundan sadece adalet değil, millet de zarar görür” dedi.