İşte yalanlar gerçekler
Akit, milli irade düşmanı eski Türkiye artıklarının anayasa ve başkanlık sistemi ile ilgili 11 yalanını deşifre ediyor. Elde ettiğimiz bilgiler “Üniter devlet yapısı bozuluyor”, “diktatörlük olacak”, “hukuk bağımsızlığı rafa kalktı” şeklindeki iddiaları madde madde çürütüyor..
UĞUR BAHRİ DAVARCI / İSTANBUL - CHP ve eş güdümlü siyaset yürüttüğü HDP’ye rağmen, yeni anayasa paketinde bulunan maddeler TBMM Genel Kurulunda AK Parti ve Milliyetçi Hareket Partisi’nin oylarıyla bir bir kabul ediliyor. Millet iradesi karşıtları ise başkanlık sisteminin de içinde yer aldığı yeni anayasa ile ilgili meclis kürsüsünden akıl almaz yalanlar sıralıyor. Akit, eski Türkiye artıkları ve terör destekçilerinin “Üniter devlet yapısı bozuluyor”, “diktatörlük olacak”, “hukuk bağımsızlığı rafa kalktı” şeklindeki iddialarını tek tek çürüttü. İşte o yalanlarla gizlenmek istenen gerçekler şöyle..
ÜNİTER YAPIYI BOZMAYACAK
¥ 1. YALAN: “Ak Parti üniter yapıyı bozup federasyon getirecek.”
Gerçek: “Ak Parti değişiklik teklifinde üniter yapı korunmaktadır. Tek meclis öngörülmüştür. Türkiye Devleti, ülkesi ve milleti ile bölünmez bir bütündür. Merkezi irade güçlendirilmek suretiyle üniter yapı güçlendirilecektir.”
¥ 2. YALAN: “Yürütme’de diktatörlük oluşturma ihtimali var.”
Gerçek: “Cumhurbaşkanlığı sistemi, tıpkı parlamenter sistem gibi demokratik bir hükümet modelidir. Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminde, Cumhurbaşkanı halka karşı doğrudan sorumludur. Dolayısıyla 79 milyon, yürütmenin başıdır. Bir şey denilecekse Millet Hükümeti denebilir.”
¥ 3. YALAN: “Ak Parti rejim değişikliği yapıyor.”
Gerçek: Rejim tartışmaları 1923’te bitmiştir. Önerilen rejim değişikliği değil hükümet sistemidir. Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi de Parlamenter Hükümet Sistemi gibi halk iradesine, demokratik meşruiyete dayanır. Rejimin demokratik, laik, sosyal bir hukuk devleti olması ilkesi korunarak demokratik temsil geliştirilmektedir.
KENDİ YARGISINI OLUŞTURACAK!
¥ 4. YALAN: “Ak Parti kendi yargısını oluşturmaktadır. Yargı bağımsızlığı zedeleniyor.”
Gerçek: “Aksine yargı bağımsızlaştırılmaktadır. Yargının meşruiyeti, iki meşru kuvvetin yapacağı seçim ve atamalarla halka dayanacaktır. Kuvvetler kendi görevini yapacaktır. Meclis yasaları yapacak, Cumhurbaşkanı icra edecek, yargı, adaletin tesis edilmesi yanında yürütmeyi ve anayasal yargı açısından da yasamayı denetleyecektir. Askeri yargı kaldırılmış ve Yargı’da birlik sağlanmıştır.”
¥ 5. YALAN: “Siyasi partiler işlevsiz kalacak.”
Gerçek: Önerilen hükümet sisteminde siyasi partiler hatta 100 bin seçmen de Cumhurbaşkanı adayı gösterebilecektir. Meclis dışı siyasi partiler de Cumhurbaşkanı adayı gösterebileceklerdir. Siyasi partiler hayatiyetini, varlığını güçlü bir şekilde sürdüreceklerdir.
¥ 6. YALAN: “Cumhurbaşkanı Meclis’i feshediyor.”
Gerçek: Seçimlerin birlikte yenilenmesi doğrudan fesih anlamına gelmez. Önerilen sistemde seçimlerin yenilenmesi iki taraflı işleyen bir uygulamadır. Hangi kuvvet yenilenme kararı alırsa, kendi seçimlerini de yenilemiş olacaktır. Bu düzenleme Meclis’in işlevsiz hale getirilmesi değil sistemin tıkanmasının önüne geçecektir.
MECLİS İŞLEVSİZ Mİ KALACAK?
¥ 7. YALAN: “Meclis işlevsiz kalacak.”
Gerçek: Kanun koyma ve kaldırma yetkisi Meclis’indir. Bütçe yapma hakkı ise yasamanındır. Yürütme, yasalarla bağlı olduğu için Meclis, yürütmeye karşı güçlüdür. Bunun için denge kontrol sistemi öngörülmüştür.
¥ 8. YALAN: “Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Meclis’in yasama işlevi gasp edilmektedir.”
Gerçek: Cumhurbaşkanlığı kararnamesi, kanunda olmayan alanlarda çıkarılabilmektedir ve kanun üstünlüğü esastır. Temel Hak ve Hürriyetler ile Kişi ve Siyasi Hak ve Ödevler konusunda Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarılamayacaktır. Cumhurbaşkanlığı kararnameleri anayasaya uygunluk yönünden de anayasal yargı denetimine tabi olacaktır. Meclis iptali için Anayasa Mahkemesi’nde iptal başvurusu yapabilmektedir.
¥ 9. YALAN: “Her atamayı Cumhurbaşkanı yapacak.”
Gerçek: Üst yargı atamaları Meclis ve Cumhurbaşkanı tarafından seçilecektir. Üst yargı idari kuruluşu HSYK’ya 7 Meclis, 4 Cumhurbaşkanı seçim yapacaktır. Sistemin etkin, hızlı karar alabilmesi, sorunları çözmek bakımından önemli avantaj oluşturmaktadır. Zira parlamenter Hükümet Sistemi’nde, atamalarda müşterek kararname uygulaması çoğu zaman hükümetlerin politikalarına uygun üst yönetici atamalarında tıkanmalar oluşturmakta, Cumhurbaşkanı ile hükümet arasında irade uyuşmazlığına neden olmaktadır.
ÜLKE BÖLÜNECEK Mİ?
¥ 10. YALAN: “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ülkeyi böler.”
Gerçek: Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin doğasında bir uzlaşma vardır.
Partiler iki kuvvet için yarışacaklardır. Yasama’da çoğunluk almak için çalışacaklar ve Cumhurbaşkanlığı kazanmak için çalışacaklardır. Aldıkları oy nispetinde Meclis’te temsil olabilirler ancak Cumhurbaşkanlığını kazanabilmek için yüzde 50+1 oya ihtiyaç bulunmaktadır. Bu durum bölünmeyi değil birleşmeyi zorunlu kılar. Fikirler ve partiler arası uzlaşma/birleşmeyi zorunlu kılar. Parlamenter Hükümet Sistemi’nde, aslında millet doğrudan yürütmeyi oylamıyor, Meclis’i oyluyor, partisini oyluyor ve oluşan Meclis’ten bir hükümet çıkmasını bekliyor. Bizim tarihimizde örnekleri çok, Meclis oluşuyor ama her zaman Hükümet oluşmuyor, oluşan hükümet koalisyon oluyor, bazen Hükümet kurulamıyor. En yakın örnek 7 Haziran 2015 seçimleridir.