Avukat Özgecan Sırma “Nafakasını ödeyemediği için para cezasının hapse çevrilmesi kaldırılmalıdır. Hapisten çıktınız biriken nafakayı ödeyemediğinizde tekrar hapse giriyorsunuz. Bu erkeklerin sonraki eşleri, anneleri, kız kardeşleri, evlatlarının ortak olduğu bir dert oluyor. Aynı zamanda yeni bir ailenin kurulmasına da engel oluyor” dedi.
Adalet Bakanlığı ile Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın süresiz nafaka sorununun çözümü için yaptıkları ortak çalışmadan hâlâ bir sonuç çıkmazken, avukat Özgecan Sırma, nafaka konusunda toplumsal zeminin hazır olduğunu belirterek, süresiz nafaka zulmünden kurtulmak için ivedilikle kanun değişikliğinin yapılması gerektiğini söyledi.
“Aile bakanlığı işin içinde olsa böyle tartışmalar olmazdı”
Nafaka konusunun hassas bir konu olduğunu söyleyen avukat Özgecan Sırma, “Siyasi arenada başka çıkarlar doğrultusunda kullanılmaması gereken siyasi partilerin hassas, eş değerle yaklaşması gereken bir konu. Kadını, aileyi ve erkeği, çocuğu korumak adına Aile Bakanlığı işin içinde olsaydı şu an bu tartışmalar olmamış olacaktı. Buradaki temel çözüm önerisi öncelikle bir süreyle sınırlandırılması. Kadının asgari ücretle çalışmasını yoksulluğu ortadan kaldıran bir değer olarak görmüyor. Bunun karşılığında erkeklerin asgari ücretle çalışması nafaka yükümlüsü olmaması adına yeterli olmuyor” diye konuştu.
İnsanları kaosa sürükleyen bir sistem!
“Ekonomik zorluk çeken biri kadına nafakasını ödemediği için hapis cezasına çarptırılıyor” diyen Sırma, “Bu sadece belli başlı sebeplerle evliliğini yürütememe kararı almış iki insandan erkek tarafının cezalandırılması söz konusu. Rakamlar düşük gibi görünse de bir TL bile olsa yeri geldiği zaman çok değerli olabiliyor. Benim şahsi kanaatim nafakasını ödeyemediği için çevrilen hapis cezaları kaldırılmalıdır. Nasıl çek, senet gibi konularda hapis cezası yoksa parası olmadığı için nafakasını ödeyemeyen insanları hapse koymak hak ve vicdandan yana bir tavır olmaz. Hapisten çıktınız biriken nafakayı ödeyemediğiniz de tekrar hapse giriyorsunuz. Bu şekilde üç, dört defa mağdur olan insanlar var. Bunu sadece erkek ekseninde düşünmemek lazım. Bu erkeklerin ikinci eşleri, anneleri, kız kardeşleri, evlatlarının ortak olduğu bir dert oluyor. Aynı zamanda yeni bir ailenin kurulmasına da engel oluyor. İnsanları kaosa sürükleyen, şiddeti doğuran bir sistem” şeklinde konuştu.
“Nafaka almak için kayıt dışı çalışıyorlar”
Sırma, nafaka konusunda siyasetçilerin gerekli adımları atması gerektiğini belirterek, “Artık mağdur olan insanlardan bahsetmek çok yersiz oluyor. Artık işin TBMM ve bakanlık kısmına geçmeliyiz. Artık bu konu siyasi görüşe bakmaksızın yer verilen bir konuysa buna bir an önce bir çare bulunması gerekiyor. Kadınlar nafaka aldıkları için çoğu zaman çalışmamayı tercih ediyor. Dolayısıyla kadının işgücüne katılmasının önünde bir engel bu kanunlar. Ya da kadınlar sırf nafaka kesilmesin diye sigortasız çalışıyor veya sigortasını eksik gösteriyorlar ki nafakaları kesilmesin. Türk ekonomisi kadının istihdamda yer almasını aynı süreçte kadının bağımsız bir hayata kendi ayakları üzerinde duran bir hayata atılmaları için büyük destekler sağlıyor. Bu yasalar kadını korumuyor. Kadına şiddeti önlemiyor” ifadelerini kullandı.