• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

İsrail basını “Türkiye'nin büyük zaferi” diyerek duyurdu! Tel Aviv'in Suriye hesabına ağır darbe

Yeniakit Publisher
Yücel Kaya Giriş Tarihi:

Milli İradenin Sesi Yeni Akit

Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.

⭐ Bizi Google'da Takip Et
İsrail basını "Türkiye'nin büyük zaferi" diyerek duyurdu! Tel Aviv'in Suriye hesabına ağır darbe

Suriye'de SDG/YPG'nin bağımsız silahlı yapı olarak varlığını sona erdirerek Suriye ordusuna entegrasyon sürecine girmesi, İsrail'de gündemin ilk sıralarına taşındı. İsrail basınında Ankara'nın hamleleri sonucunda ortaya çıkan yeni tablonun Tel Aviv'in Suriye'deki hesaplarını sarstığı değerlendirmeleri yapılırken, Maariv gazetesi gelişmeyi “Türkiye, Suriye'de büyük bir zafer kazandı” sözleriyle yorumladı.

Suriye sahasında dengeleri değiştirebilecek gelişmeler peş peşe yaşanıyor.

Şam yönetiminin baskısı ve Türkiye'nin yürüttüğü diplomatik girişimlerin ardından SDG/YPG'nin kuzey Suriye'deki bağımsız silahlı yapılanmasını sona erdirerek Suriye ordusuna entegre olma sürecine girmesi İsrail basınında geniş yankı uyandırdı.

Tel Aviv medyasında yayımlanan değerlendirmelerde, Ankara'nın Suriye politikasının İsrail'in bölgede kurmaya çalıştığı denklemi ciddi biçimde etkilediği vurgulandı.


“TÜRKİYE, SURİYE'DE BÜYÜK BİR ZAFER KAZANDI”

İsrail merkezli Maariv gazetesi, SDG/YPG'nin entegrasyon kararını değerlendirirken Türkiye'nin izlediği stratejiye dikkat çekti.

Gazete, son 24 saatte yaşanan gelişmelerin Suriye'deki dengeleri değiştirecek yeni bir sürecin kapısını açtığını belirterek dikkat çeken şu değerlendirmede bulundu:

“Türkiye, Suriye'de büyük bir zafer kazandı.”

SDG/YPG'nin bağımsız silahlı yapı olarak varlığının sona ermesi ve güvenlik kontrolünün Şam yönetimine geçmesi, İsrail'in Suriye'deki planlarını doğrudan etkileyebilecek gelişmelerden biri olarak gösterildi.


TEL AVİV'DE TÜRKİYE HESABI DEĞİŞİYOR

İsrail'deki savunma çevreleri ile bazı akademisyenlerin, Tel Aviv yönetiminin bugüne kadar izlediği Suriye politikasının stratejik açıdan sonuç vermediği görüşünde olduğu aktarıldı.

İsrail savunma teşkilatında Ankara'ya yönelik yaklaşımın da değişmeye başladığı belirtilirken, Tel Aviv'in Türkiye ile doğrudan askeri çatışmaya girmek istemediği kaydedildi.

ABD merkezli Al-Monitor'a konuşan bir İsrail Dışişleri Bakanlığı kaynağının Türkiye'nin NATO üyeliğine dikkat çekerek,

“Türkiye ile savaş olasılığı sıfır.”

ifadelerini kullandığı aktarıldı.

Kaynak ayrıca İsrail'in kısa vadeli taktik hamleler yerine bölgesel istikrarı esas alan daha geniş bir strateji izlemesi gerektiğini savundu.


İSRAİL ŞAM İLE TEMASA GEÇTİ

İsrail basınında yer alan haberlere göre Mossad Başkanı Roman Gofman, Suriye ile geçici bir anlaşmaya ulaşılması amacıyla temaslar yürütüyor.

Gofman'ın Ürdün'de Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani ile görüştüğü öne sürüldü.

Söz konusu temaslar, İsrail'in Suriye politikasında yeni bir dönemin işareti olarak yorumlandı.

İsrailli üst düzey bir güvenlik yetkilisinin değerlendirmesine göre Tel Aviv, daha önce Suriye-Türkiye yakınlaşmasının önüne geçmeye yönelik izlediği politikadan uzaklaşarak Ankara ve Şam ile gerilimi düşürebilecek seçenekleri değerlendirmeye başladı.

İsrail'in 18 Ağustos'ta Suriye'nin kuzeyindeki Ebu el-Zuhur Hava Üssü'ne gerçekleştirdiği saldırının ardından yaşanan gelişmelerin de Tel Aviv'in sahadaki hesaplarını yeniden gözden geçirmesine neden olduğu ileri sürüldü.

“TÜRKİYE'Yİ DÜŞMAN GÖRMEK SİYASİ BİR HATA”

Yedioth Ahronot'ta yayımlanan bir değerlendirmede ise Mind Israel Enstitüsü kıdemli araştırmacısı Udi Abental'in Türkiye hakkındaki sözlerine yer verildi.

Abental, İsrail'deki Türkiye karşıtı söylemlerin iç politikayla bağlantılı olduğunu savunarak şu ifadeleri kullandı:

“Türkiye'nin bölgesel nüfuzu ve çıkarları zaman zaman İsrail'in çıkarlarıyla çatışabilir ancak Türkiye'yi düşman olarak görmek siyasi bir hatadır.”

Abental ayrıca Türkiye karşıtı kampanyanın İsrail'deki seçim süreci öncesinde aşırı sağ seçmene yönelik siyasi hesaplarla bağlantılı olduğunu ileri sürdü.

İSRAİL BASINI: SIRADAKİ SINAV DÜRZİLER

İsrail merkezli i24 ise SDG/YPG kontrolündeki yapıların Şam'a devredilmesinin Türkiye açısından sınır hattındaki önemli güvenlik sorunlarından birini ortadan kaldırabileceği değerlendirmesinde bulundu.

Kanal gelişmeleri,

“Suriye'de bir sonraki sınav Dürziler.”

ifadeleriyle yorumladı.

Beşar Esad yönetiminin devrilmesinin ardından Suriye'de hızla yeni bir güç dengesi oluştuğuna dikkat çekilirken, Türkiye'nin bu denklemdeki siyasi ve stratejik ağırlığının arttığı belirtildi.

İsrail açısından ise SDG/YPG'nin bağımsız yapılanmasının sona ermesinin farklı sonuçları bulunduğuna işaret edildi. Tel Aviv'in geçmişte ilişki geliştirdiği SDG/YPG yapılanmasının Şam'a entegrasyonu sürerken, Türkiye'nin Suriye üzerindeki etkisinin güçlendiği değerlendirmelerine yer verildi.


SDG/YPG BAĞIMSIZ ASKERİ YAPISINI FESHETTİ

Sürecin en kritik gelişmelerinden biri ise SDG/YPG elebaşlarından Mazlum Abdi kod adlı Ferhat Abdi Şahin'in açıklaması oldu.

Şam yönetimiyle varılan mutabakata ilişkin konuşan Şahin, Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ile yapılan anlaşmanın ardından güçlerinin Suriye ordusuna entegrasyon sürecinin tamamlanmasıyla bağımsız askeri yapılarını sona erdirdiklerini açıkladı.

Şahin açıklamasında,

“Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ile yapılan anlaşmanın ardından güçlerimizin Suriye ordusunun tugayları bünyesine entegrasyon sürecinin tamamlanmasıyla birlikte, bugün büyük bir sorumlulukla bağımsız bir askeri güç olarak kendimizi feshettiğimizi ilan ediyoruz.”

ifadelerini kullandı.

Açıklamadan önce Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara'nın, Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani ve Deyrizor Valisi Ziyad el-Ayiş'in de katıldığı görüşmede Mazlum Abdi ve beraberindeki heyeti Şam'daki Halk Sarayı'nda kabul ettiği bildirilmişti.


SURİYE'DE YENİ DENKLEM

SDG/YPG'nin bağımsız silahlı yapıdan çıkarak Suriye ordusuna entegrasyonu, ülkenin kuzeyindeki güç dengeleri açısından kritik bir dönemece işaret ediyor.

İsrail basınındaki değerlendirmelerde ise gelişmenin yalnızca Şam açısından değil, Ankara-Tel Aviv hattındaki bölgesel rekabet bakımından da önemli sonuçlar doğurabileceği belirtiliyor.

Türkiye'nin Suriye'nin toprak bütünlüğünü esas alan politikası ve terör örgütünün bağımsız silahlı varlığının sona erdirilmesine yönelik girişimlerinin sonuç vermesi, İsrail medyasında Ankara'nın bölgedeki etkisini artıran stratejik bir kazanım olarak yorumlanıyor.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Recep Aydın/Sosyal Bilimci

Suriye'deki bu son gelişme, Orta Doğu'daki güç dengelerinin ne kadar dinamik ve kaygan bir zeminde olduğunu bir kez daha gösteriyor. SDG/YPG'nin bağımsız bir aktör olmaktan çıkıp Suriye ordusuna entegre olma sürecine girmesi, bölgedeki üç ana aktör olan Türkiye, İsrail ve Suriye merkezi yönetimi açısından farklı anlamlar taşıyor.Türkiye Açısından Stratejik Bir EşikAnkara, uzun yıllardır güney sınırında bağımsız veya otonom bir silahlı yapının varlığını kendi milli güvenliği için en büyük tehditlerden biri olarak görüyordu. Bu yapının çözülmesi ve merkezi orduya dahil olması, Türkiye'nin bölgedeki askeri ve diplomatik baskısının net bir sonucu olarak okunabilir. İsrail basınının bunu "büyük zafer" olarak nitelendirmesi de Ankara'nın sahadaki kararlılığının ve kırmızı çizgilerinin bölgedeki diğer güçler tarafından kabul edildiğinin bir göstergesidir. Türkiye, sınırında bir devletçik oluşumu riskini bu hamleyle büyük ölçüde zayıflatmış görünüyor.İsrail'in Güvenlik Hesaplarında Sapmaİsrail için Suriye'nin kuzeyindeki parçalı yapı, Şam'ın gücünü bölen ve dikkatini dağıtan kullanışlı bir durumdu. Merkezi otoriteden bağımsız yapıların varlığı, İsrail'e Suriye sahasında daha rahat hareket etme ve gerekirse İran veya Hizbullah unsurlarına karşı operasyonel esneklik sağlama imkanı tanıyordu. Suriye ordusunun kuzeyde kontrolü yeniden ele alması ve yapıları kendi bünyesine katması, İsrail'in "böl-yönet" veya "tampon bölge" stratejilerini zora sokuyor. Bu durum, İsrail'in kuzey sınırındaki tehdit algısını daha karmaşık hale getirebilir.Şam Yönetimi ve Bölgesel DengelerSuriye merkezi hükümeti açısından bakıldığında ise bu durum, ülkenin toprak bütünlüğünü sağlama yolunda önemli bir adım. Ancak bu entegrasyonun ne kadar sağlıklı işleyeceği, eski milis yapıların ordu içinde ne kadar söz sahibi olacağı ve Rusya ile İran'ın bu yeni askeri mimaride nasıl bir rol oynayacağı hala belirsiz. Eğer Şam bu süreci tamamen kendi kontrolünde yürütebilirse, bölgedeki meşruiyetini artıracaktır.Özetle; sahadaki bu yeni tablo Türkiye'nin sınır güvenliği tezlerini güçlendirirken, İsrail'in Suriye'yi baskılama ve izole etme stratejisine ciddi bir bariyer örmüş durumda. Önümüzdeki süreçte tarafların bu yeni statüko karşısında nasıl askeri ve diplomatik pozisyonlar alacağı, Orta Doğu'nun yeni denkleminde belirleyici olacaktır.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23