"HDP tarih sahnesinden siliniyor"
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
Abdulkadir Arslanoğlu, kaleme aldığı “HDP’nin Kandil’i sönüyor” başlıklı yazısında, HDP’nin tarih sahnesinden silinmenin arefesinde olduğunu ifade ederek, “Öyle tahmin ediyorum ki çok uzak olmayan bir tarihte, HDP ve hâmisi olan PKK'nın ismi-esâmesi artık okunmayacaktır” dedi.
Abdulkadir Arslanoğlu, terör gündemine ilişkin sın dönemde yaşananları ele aldı. Kaleme aldığı “HDP’nin Kandil’i sönüyor” başlıklı yazısında HDP’nin tarih sahnesinden silinmekle karşı karşıya kaldığını belirten Arslanoğlu, “Öyle tahmin ediyorum ki çok uzak olmayan bir tarihte, HDP ve hâmisi olan PKK'nın ismi-esâmesi artık okunmayacaktır” ifadelerini kullandı.
İŞTE O YAZI:
Genelde bir ömrün nihâyet buluşunu, bir şeyin bitişini, bir işte sona gelindiğini ifâde eder "Kandilin sönmesi" değimi. Ölümü veya bir şeyin nihâyet buluşunu ifade eden bu deyimi, bir gün, sırtını terör örgütlerine dayayan, son kırk yıldır ülkemizin başındaki en büyük belâ olan; HDP için kullanabilecek miydik? Hamdolsun o günler geldi. Bir kaç yıl öncesine kadar, Doğu ve Güneydoğu'da çok yüksek oranlarda oy alan, kırk yıldır süren bir zulüm çarkının dişlisi, bir zulüm ve ihânet şebekesinin mümessili olan HDP, bu gün kayboluşun ve tarih sahnesinden silinişin arefesinde gibi görünüyor. Öyle tahmin ediyorum ki çok uzak olmayan bir tarihte, HDP ve hâmisi olan PKK'nın ismi-esâmesi artık okunmayacaktır. Doğu ve Güneydoğu halkına kan kusturan terör örgütü PKKK ve uzantısı olan, mâlum siyâsi teşekkülün ne mal olduğu, bölge halkı tarafından (Özellikle Sur olayları esnâsında ve sonrasında) görülmüş, hâinlikleri çok iyi müşahade edilmiştir. Bu süreçte AK Parti iktidârı da, uzun yıllar ihmal edilen o bölgeyi ve insanını, büyük yatırımlar ve isâbetli sosyal politikalarla onore etmiş, evvelden yapılan hataları hızlıca tamir, açılan yaraları mâhirce rehabilite etmiştir.İşte bu süreçten sonra, yanındaki halk desteğini yitiren HDP, bitişini ifâde eden süreci de böylece yaşamaya başlamıştır. Devlet, Doğu ve Güneydoğu'daki yaraları hızlıca sararken, bir yandan da sınır ötesi operasyonlarla, HDP'nin kumanda edildiği Kandil'e de büyük zayiatlar vermiş, kolunu kanadını kırmıştır. Ayrıca, örgütün mâli ayağını oluşturan, kaçakçılık, uyuşturucu ticareti ve büyük iş adamlarından; tehdit ve cebirle alınan haraçlar kesilmiş, bu sâyede örgüt âdeta ölüm döşeğinde ruhunu teslim etmeyi bekleyen, sekerat hâlindeki hasta durumuna düşmüştür. Artık başta Diyarbakır olmak üzere, o bölgedeki şehirlerin hiç birinde at koşturamayan, canı istediği zaman esnafa kepenk kapattıramayan, halkı, özellikle çocukları sokağa dökemeyen bir HDP var hamdolsun. Bölge insanı, kendisini yıllarca sömüren, mukaddesâtına küfreden bu partiye itibar etmiyor artık, dikkate almıyor. Bölge insanı, bu partinin; Kürtlerin haklarını savunan bir parti olmadığını, tam tersi Kürtlerin istikbâlini karartan, yarınlarını çalan bir teşekkül olduğunu çok iyi biliyor bugün. Yöneticilerinin ikiyüzlülüğü, seçmeni tarafından görülmüş, itibârı yerle yeksân olmuş, toplumun hiçbir kesiminde karşılık bulamaz hâle gelmiş bir HDP var bugün. Bu gün hiç bir şey, dünkü gibi değil. Bu gün, ihânet ve zulüm meşalesinin söndüğü gündür.
Sonuç olarak, hem siyâsi ve hem de sosyolojik veriler gösteriyor ki, siyâsi kudretini yitirmiş olması ve kumanda edildiği Kandil’in (yapılan başarılı operasyonlar sayesinde) bitme noktasına gelmiş olması sebebi ile bugün, denilecek söz şudur: HDP'nin "KANDİL’İ SÖNÜYOR"!