• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

GİMDES Başkanı Dr. Büyüközer Yeni Akit'e konuştu: Aşılar İslam'a uygun olmalı

Yeniakit Publisher
2020-10-09 00:07:00 -
GİMDES Başkanı Dr. Büyüközer Yeni Akit'e konuştu: Aşılar İslam'a uygun olmalı

GİMDES Başkanı Dr. Hüseyin Kami Büyüközer, koronavirüs salgınının bütün insanlığın helali arama isteğini artırdığını, devletlerin bu talep karşısında kanuni adımlar atmak zorunda olduğunu söyledi. Salgın döneminde artan aşı gündemiyle ilgili de konuşan Dr. Büyüközer, aşı çalışmalarının İslam’a uygunluk çerçevesinde yürütülmesi gerektiğini vurguladı.

Faruk Arslan  İstanbul

Türkiye’nin milletlerarası çaptaki helal sertifikalandırma kuruluşu Gıda ve İhtiyaç Maddeleri Denetleme ve Sertifikalandırma Araştırmaları Derneği’nin (GİMDES) bu yıl 12’incisini düzenlediği Helal ve Tayyib Konferansı bu yıl ilk defa internet ortamında gerçekleştirildi. Dünyanın 12 farklı bölgesinden 13 konuşmacının yer aldığı helal gıda konferansı 3-4 Ekim tarihlerinde online olarak yapıldı. 12’inci Helal ve Tayyib Konferansı ile ilgili konuştuğumuz GİMDES Başkanı Dr. Hüseyin Kami Büyüközer, koronavirüs salgınının bütün insanlığın helali arama isteğini artırdığını, devletlerin bu talep karşısında kanuni adımlar atmak zorunda olduğunu söyledi. Salgın döneminde artan aşı gündemiyle ilgili de konuşan Dr. Büyüközer, aşı çalışmalarının İslam’a uygunluk çerçevesinde yürütülmesi gerektiğini vurguladı.

Gaye hayatın önemini vurgulamak

Bu yıl 12’incisini düzenlediğiniz konferansı ilk kez internet mecrasında gerçekleştirdiniz. Neler söylersiniz? 2005 yılında kurulan GİMDES kurumu, netîcede ve temelde Müslümanların; dolayısıyla bütün insanlığın, Allah’ın izin verdiği helâl ve tayyib hayat şartlarını gündeme getirerek insanları uyarmayı prensip edinmiştir. Bu prensibi gerçekleştirebilmesi için sertifikalama sistemi, fuarlar, konferanslar, seminerler hatta geziler, internet siteleri ve eğitim kurumlarının kurulması gibi etkinlikleri programına alarak çalışmalarını sürdüren bir kurumdur. Dolayısıyla biz, uluslararası nitelikte fuarların yanında konferansların da önem taşıdığını düşündüğümüz için aşağı yukarı 2009 yılından itibaren, bugün, geldiğimiz noktada 12’incisini teşkîl ettiğimiz uluslararası konferanslar organize ettik. Maksadımız helâl ve tayyib hayat şartlarını insanlara anlatmak ve uygulamalarını gerçekleştirmektir. 2020 yılının mevcut şartları sebebiyle online sistem ile yaptığımız konferansımızın hedefi helâl ve tayyib hayat sisteminin önemini vurgulamaktı. Salgın dönemine gelen bu konferansınızda hangi konular konuşuldu? Tabi şimdi her yıl konferanslarımızın konularını, o yılın daha çok sorulan, takip edilen, merak edilen konuları içine alacak şekilde organize etmeye çalışıyoruz. Bugüne kadar 11 tane konferans yaptık. 11 konferansımızda da anlatılan konular birbirinden farklı ve tamamlayıcı nitelikteydi. Bu sene de taleplere dayalı olarak 4 tane konu seçtik.

Salgın, helali arama isteğini artırdı

Beslenme ve temizliğin hayati öneminin anlaşıldığı bu salgın döneminin helal sertifikalama ve helal pazara etkisi ne yönde oldu? Helâli arama isteği bu virüs döneminde arttı. Sertifikalama yüksek boyutlara çıktı ama bu yeterli değil. Bunun sürekliliğini sağlamak lazım. Bunun için de, insanların bu isteklerini sürdürülebilir şekilde devam ettirmesi ve îkâz edici fonksiyonunu yerine getirmesi gerekir. Çünkü üreticiler olsun, satıcılar olsun, hâlâ bir çok noktada menfaat hesaplarının dışına çıkamamaktadırlar. Yani bu virüsün meydana getirdiği tahrîbâtların taşıdığı manevî sorumluluğun idrâki içerisine girmeyenler var. Dolayısıyla, onlar, hâlâ eski yanlış alışkanlıklarını devam ettirme temâyülündeler.

Devletler müslümanlar için kanun yapmak zorunda

Helal gıda konusunda devlet mekanizmasının üzerine düşen roller nelerdir peki? Bu uygulamaların insanların üzerinde kalıcı etkiler yapabilmesi için devletlerin bünyesinde bulunan kuruluşların ve sivil toplum kurumlarının, bu konuya gerekli ilgiyi göstermeleri mühîmdir. Devlet kurumları bünyelerinde, topraklarında yaşamalarına izin verdikleri bu tür inanç sistemlerinin ihtiyaçlarını da çok tabii bir şekilde karşılaması gerekmektedir. Devletler ister Müslüman olsun, ister olmasın, ta’biyetinde bulunan Müslümanların bu en temel, en önemli hakkını koruyacak şekilde kanunlar yapmak ve uygulamaları yürütmek zorundadır. Bunu, Müslümanlar mutlaka talep etmek zorundadırlar.

“İslam’a uygunluğu es geçiliyor”

Salgın sürecinde sıklıkla gündeme gelen aşı ve ilaç konusuna GİMDES’in yaklaşımı nasıl? Aşılar ve ilaçlar konferansımızda bugünkü gündemde ağırlığı ortaya çıkmış bir konu olduğu için seçildi. Bakın, bir pandemi, bir virüs musîbeti ile aşağı yukarı 1 seneye yakın muhâtabız. Bu musîbetin ne kadar daha devam edeceği belli değil. Böyle bir musîbet vesilesiyle idrak edildi ki, bu hastalıklara karşı meydana getirilen ilaç ve aşı sistemi, gerekli koruma sistemini sağlayamıyor. Bunun daha kullanışlı ve toplumu daha iyi noktalara götürecek bir sistem içerisine alınması gerektiğine şâhid oluyoruz. Bakın, şu anda, musîbetle alakalı bir aşı çalışması dahî tamamlanmış değil. Tamamlandığı takdirde dahî, acaba İslâm’ın şartlarına uygun mu, değil mi diye tartışılması mecburidir. Bugün, maalesef, hâlihazırdaki ilaç ve aşı sistemi de İslâm’a göre uygun mudur, değil midir kriteri gündeme getirilmiyor. Bu sistem tamamen gayrimüslim kafa yapısına uygun bir anlayış içerisinde gündemde tutuluyor. Ve netîcede İslâm’a uygun mudur, değil midir sorusu es geçiliyor.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23