Gezi çapulcusuna tahliye yok
Milletvekillerine tanınan “dokunulmazlık” hakkını cezaevinden adam çıkarmak için istismar eden sol kafa, Gezi sanığı Can Atalay için yargı ve kamu bürokrasisini aşındırmaya devam ediyor.
HABER MERKEZİ
Milletvekillerine tanınan “dokunulmazlık” hakkını cezaevinden adam çıkarmak için istismar eden sol kafa, yargı ve kamu bürokrasisini aşındırmaya devam ediyor. Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini yıkmaya teşebbüs, anayasal düzeni ortadan kaldırma, casusluk gibi ağır ve yüz kızartıcı suçlarla yargılanan isimleri milletvekili dokunulmazlığıyla yargıdan korumaya çalışan CHP-HDP ve fraksiyonları şimdi de Gezi darbesi sanıklarından Can Atalay için harekete geçti. HDP’li Sabahat Tuncer, Ömer Faruk Gergerlioğlu, CHP’li Mustafa Balbay ve Enis Berberoğlu’ndan sonra, şimdi de 18 sene hapis cezası alan TİP’li Can Atalay’ın tahliyesi için yargı üzerinde baskı oluşturmaya başladılar. “599 vekil yemin etti 1 vekil edemedi”, “Can Atalay’a özgürlük”, “AKP’nin yargı kıskacı” gibi söylemlerin gerçeği yansıtmadığına işaret eden hukukçular, yasama dokunulmazlığına ilişkin istisnaların, Anayasa’nın 83. Maddesinde düzenlendiğini, ağır cezayı gerektiren suçüstü halleri ile soruşturmasına seçimden önce başlamak şartıyla Anayasa’nın 14. maddesinde sayılan durumlarda, seçilen milletvekilleri yasama dokunulmazlığından faydalanamayacağını kaydettiler.
Dokunulmazlık işlemez
Hukukçular Birliği Vakfı Genel Başkan Yardımcısı deneyimli hukukçu Yaşar Baş, Anayasayı ortadan kaldırma ve Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini yıkmaya teşebbüsten yargılanıp, ilk derece mahkemeden de 18 sene hapis cezası alan Can Atalay’ın vekil seçilmesinden ötürü hemen serbest bırakılması yönündeki çağrıların hukuki karşılığı olmadığını kaydetti. Hukuk adamı Baş, şunları dile getirdi: “Can Atalay hakkında verilen mahkumiyet kararı İstinaf aşamasında. Yargılama devam ediyor. Mahkumiyet kararı henüz kesinleşmediği için, seçilmesine engel bir durum yok. Ancak dikkat edilmesi gereken önemli bir durum var. Milletvekili seçilmesi nedeniyle Anayasa’nın 83. maddesi kapsamında kazandığı dokunulmazlık, bütün suçlar bakımından ve hiçbir koşula bağlı olmadan geçerli değildir. Dokunulmazlığın geçerli olmadığı suçlar ve durumlar da bulunmaktadır. Yasama dokunulmazlığının istisnaları Anayasa’nın 83. maddesinin 2. fıkrasının 2. cümlesinde düzenlenmiştir. Buna göre ağır cezayı gerektiren suçüstü halleri ile soruşturmasına seçimden önce başlamak şartıyla Anayasa’nın 14. maddesinde sayılan durumlarda, seçilen milletvekilleri yasama dokunulmazlığından faydalanamaz.
Mahkeme karar verecek
“Hangi eylemlerin Anayasa’nın 14. maddesinde yazılan yasama dokunulmazlığının istisnası olduğu Anayasada teker teker sayılmamış, sadece kriterler belirlenmiştir. Anayasada yer alan kriterlerin hangi suçları kapsadığına, yargılamayı yapan mahkeme karar verir. Bu aşamada Can Atalay hakkında İstinaf incelemesi yapan ceza dairesi, Anayasa Mahkemesi tarafından belirlenen ilkeler çerçevesinde bir değerlendirme yaparak, yargılamanın konusu oluşturan eylemlerin Anayasa’nın 14. maddesi kapsamında olup olmadığına, yani yargılamanın devam edip etmeyeceğine dair karar verecektir. Bu konuda değerlendirme görevi ve yetkisi, halen Can Atalay’ın davasını incelemekte olan İstinaf mahkemesi ceza dairesine aittir. Bu mahkemece alınan kararların tamamı da, kanun yolları ile yetkili ve görevli yargı organlarının denetimine tabidir. Henüz kesinleşmemiş olsa da, ilk derece mahkemesi tarafından verilen kararla cezalandırılan bir kimsenin, işlediği suçun niteliğine hiç bakmadan, sadece milletvekili seçilmesi nedeniyle yargılamanın durdurulması ve tahliye edilmesi gerektiğine yönelik görüşlerin Anayasa ile de, Anayasa Mahkemesinin bu konuda verdiği diğer kararlarda belirlediği ilkeler ile de bir ilgisi yoktur. Türkiye demokratik bir ülke. İsteyen istediği şovu istediği şekilde yapabilir. Ancak bu şovların, yargı yetkisi kullanan mahkemeleri tehdit haline gelmesi de ayrı bir suçtur.”