• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Filistinlilerin gözü ABD seçimlerinde

Yeniakit Publisher
2020-11-03 21:53:00 -
Filistinlilerin gözü ABD seçimlerinde

Filistin topraklarında İsrail devletinin kurulmasına giden sürecin en önemli kilometre taşı olarak gösterilen Balfour Deklarasyonu’nun 103. yılında ABD’deki başkanlık seçimleri, bölgenin geleceğini yakından ilgilendiriyor.

ABD Başkanı Trump, attığı adımlar nedeniyle Filistinlilere, Balfour Deklarasyonu’nu ikinci kez yaşattı. Bu nedenle bugünkü seçimi Trump’ın kazanması halinde Filistinlileri daha zor günler bekliyor.

Trump’ta Biden’de aynı kafa

Trump’ın rakibi Joe Biden’in kazanması halinde, Filistin üzerindeki baskının az da olsa hafifleyeceği dile getirilse de Washington’un İsrail yanlısı politikalarında pek fazla değişiklik olmayacağı ifade ediliyor. Başkanlık koltuğuna oturduğu Ocak 2017’den bu yana Trump’ın bölgeyle ilgili aldığı kararların neredeyse tamamının İsrail lehine olduğu aşikar. İsrail’in işgalini pekiştiren ve Filistinlilerin iki devletli çözüm umudunun giderek azalmasına neden olan bu kararlarda, Trump’ın yakın çalışma ekibinde bulunan Yahudi asıllı ABD’lilerin etkisi olduğu bilinen bir gerçek. Bu isimlerin başında İsrail’e Büyükelçi olarak atadığı David Friedman, Danışmanı Jared Kushner ve eski Orta Doğu Özel Temsilcisi Jason Greenblatt geliyor. Friedman, Kushner ve Greenblatt’ın da etkisiyle Trump, 6 Aralık 2017’de uluslararası hukuku yok sayarak aldığı Kudüs kararıyla İsrail’in yanında yer alacağının ilk sinyallerini verdi. Önceki ABD başkanlarının aksine Trump, Kudüs’ün tamamını “İsrail’in başkenti” olarak tanıyan kararı imzaladı. Bu kararın ardından Mayıs 2018’de de Tel Aviv’deki ABD Büyükelçiliği Kudüs’e taşındı. Uluslararası hukuka göre, işgal altındaki topraklarda bulunan tüm Yahudi yerleşim birimleri yasa dışı kabul edilirken, Trump yönetimi bunu da yok saydı. ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, Kasım 2018’de yaptığı açıklamayla, işgal altındaki Batı Yaka’da yer alan Yahudi yerleşim birimlerini artık yasa dışı olarak görmediklerini duyurdu. Bu kararı meşrulaştırmak amacıyla geçen ay İsrail ile ABD arasındaki bilimsel iş birliğinin genişletilerek işgal altındaki Golan Tepeleri ve Batı Yaka’da bulunan yasa dışı Yahudi yerleşim birimlerinde de uygulanmasını öngören bir anlaşma imzalandı.

Sözde Orta Doğu barış planını açıkladı

Trump’ın İsrail yanlısı kararlarına bir yenisi bu yıl ocak ayında eklendi. Tel Aviv’in hayal dahi edemeyeceği kararları alan Trump, 28 Ocak’ta Filistinliler için ikinci Balfour Deklarasyonu olarak anılan ve İsrail’in Doğu Kudüs ile Batı Yaka’daki işgalini pekiştirme amacı taşıyan sözde Orta Doğu barış planını açıkladı. Plan, Kudüs’ün tamamının İsrail’e bırakılması, Batı Yaka’daki yasa dışı Yahudi yerleşim birimlerinin İsrail’e ilhak edilmesi ve Filistinli mültecilerin geri dönüş hakkının ellerinden alınması gibi maddeler içeriyor. ABD yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını ile boğuşurken, Trump seçimlere haftalar kala adeta işi gücü bıraktı ve İsrail’e hizmete devam etti. Sözde Orta Doğu barış planıyla ikinci Balfour’u yaşayan Filistinlilere bir darbe de Arap ülkelerinden geldi. Trump bazı ülkeleri baskıyla, bazılarını ise deyim yerindeyse rüşvetle İsrail ile ilişkileri normalleştirme anlaşmasını kabule ikna etti.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23