FETÖ ile ortaklaşa darbe yapan Çevik Bir'den pişkin savunma!

FETÖ'nün daha da palazlandığı 28 Şubat dönemine ilişkin 103 sanığın "Türkiye Cumhuriyeti hükümetini cebren düşürmeye, devirmeye iştirak" suçundan yargılandığı davada, dönemin Genelkurmay 2. Başkanı emekli orgeneral Çevik Bir, şaşkına çeviren bir savunma yaptı. Dansöz gibi kıvıran Çevik Bir, 28 Şubat davasının FETÖ'nün kumpas davası olduğunu öne sürerken "Benim annem de türbanlıydı" dedi.

13 Mart 2018 Salı 22:10
FETÖ ile ortaklaşa darbe yapan Çevik Bir'den pişkin savunma!

Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davaya, sanıklar, müştekiler ve tarafların avukatları katıldı.

Savunmasına 28 Şubat 1997'de düzenlenen Milli Güvenlik Kurulu (MGK) kararlarını okuyarak başlayan Bir, toplantıda, esasları ve nitelikleri Anayasa'da belirlenmiş, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, demokratik, laik ve sosyal hukuk devleti ve Cumhuriyet rejimini yıkmak, onun yerine bir siyasal dini düzen kurmak amacıyla yürütülen yıkıcı faaliyetler ve yapılan beyanlarla bunların oluşturduğu tehdit ve tehlikelerin gözden geçirildiğinin bildirildiğini söyledi.

Çevik Bir, Batı Çalışma Grubu'nun (BÇG) söz konusu MGK'da alınan kararlar doğrultusunda faaliyette bulunduğunu öne sürdü.

28 Şubat'taki MGK kararının dönemin başbakanı Necmettin Erbakan, Başbakan Yardımcısı Tansu Çiller, Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral İsmail Hakkı Karadayı, Milli Savunma Bakanı Turhan Tayan, İçişleri Bakanı Meral Akşener, kuvvet komutanları ve sivil MGK üyeleri tarafından imzalandığını dile getiren Bir, "MGK kararı doğrultusunda BÇG'nin kurulması emri, 10 Nisan 1997'de Genelkurmay Başkanlığınca hazırlanmış, komuta katının oluru alınarak, şahsımın imzasıyla kuvvet komutanlıklarına gereği, MGK Genel Sekreterliğine de bilgi olarak gönderilmiştir." diye konuştu.

28 Şubat FETÖ'nün önünü açtı

10 Haziran 1997'de Genelkurmay İstihbarat Başkanlığınca, Genelkurmay Başkanı'ndan onay alınarak yargı mensuplarına brifing verildiğini belirten Bir, bu brifingin Yargıtay üyeleri, tetkik hakimler ve savcılardan gelen istek üzerine 12 Haziran 1997'de tekrarlandığını, ertesi gün gazetelerde çıkan haberlerle tüm Türkiye'nin BÇG'nin kurulduğunu öğrendiğini söyledi.

Genelkurmay Başkanlığınca, 17 Mart 1998'de, dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'e makamında "İrtica ne durumdadır" konulu bir brifing verildiğini dile getiren Bir, "Demirel, 27 Mart 1998'de yapılacak MGK'nın gündemine bu konuyu aldırttı. Devletin sivil ve asker tüm makamları BÇG'yi öğrendi." diye konuştu.

BÇG'nin MİT dahil devletin birçok kurumuyla yazışmalar yaptığını ifade eden Bir, 28 Şubat süreciyle ilgili suçlandıkları çalışmaların gizli olmadığını, BÇG'nin Genelkurmay Başkanlığının yasal bir çalışması olduğunu savundu.

"Erbakan'ın istifasını Çiller istedi"

Dönemin Başbakanı Erbakan'ın, başbakan olmak isteyen Tansu Çiller'in telkinleri sonucu 18 Haziran 1997'de istifa ettiğini öne süren Bir, Erbakan'ın istifasına ilişkin yaptığı konuşmada, DYP ile aralarındaki protokol gereği istifa ettiğini söyleyerek, istifanın sebebi açıkça ortaya koyduğunu ifade etti.

Bir, dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in basın mensuplarına yaptığı "Şimdi 28 Şubat'a darbe diyorlar. Neresi darbe? Ne edilmiş? Siyasi partiler mi kapatılmış? Milletvekilleri mi tutuklanıp götürülmüş? Bunların hiçbiri yapılmamış. Hükümet görevinin başında." ifadelerine atıfta bulunarak, o dönem yaşananların parlamento dinamikleri içerisinde demokratik olarak gerçekleştiğini savundu.

28 Şubat'ta FETÖ imzası

"Benim annem de türbanlıydı"

Davanın FETÖ'nün kumpas davası olduğunu ileri süren Bir, görevde olduğu dönemde FETÖ hakkında dönemin Cumhurbaşkanı'na brifing vererek durumu arz ettiğini belirtti.

Brifingin konusunun, FETÖ okulları ve örgütün TSK'de oluşturduğu tehdit olduğunu ifade eden Bir, "O dönem Gülen'e ait yurt içinde ve yurt dışında, toplam 448 yurt, 346 dershane, 181 okul, 3 özel üniversitenin bulunduğunu söyledim. TSK'yi Fethullahçı, Nakşibendici ve Kürtçü-İslamcı, subaylar ve astsubaylar olarak, bölmek suretiyle TSK'nin birlik ve beraberliğini ortadan kaldırmanın amaçlandığını ilettim." diye konuştu.

Davanın, sahte delillere dayandığını, FETÖ kumpas davası olduğunu savunan Bir, "Davamızla ilgili bazı savcı ve hakimler, FETÖ bağlantısı nedeniyle ya ihraç edilmiş ya da tutuklanmıştır. Genelkurmay Başkanı'nın avukatı davamızın Anayasa Mahkemesine yönlendirilmesini gündeme getirmiş, kabul edilmemiştir. Çok sayıda mağdur ve müşteki, başsavcılıklara başvurarak, davamızı sözde 'bir milli dava' haline getirilmiştir." diye konuştu.

Başörtüsü yasağında BÇG'nin hiçbir ilgisi olmadığını savunan Bir, "Benim annem de türbanlıydı. Hepimiz öyle büyüdük. Muhterem bacılarımın bunu böyle bilmesini istiyorum. 28 Şubat döneminde, TSK'den ilişiği kesilenler Fetullah Gülen teşkilatı mensuplarıdırlar. BÇG'nin tek kişi fişlemesi olmamıştır. BÇG, 28 Şubat 1997 tarihli MGK kararının, zamanın hükümetinin aynen kabul etmesiyle 14 Mart 1997'den sonra kurulmuştur. Dönemin hükümetinde görev almış Meral Akşener, Şevket Kazan ve Hasan Ekinci mahkemede bizlerden, şiddet ve baskı görmediklerini beyan etmişlerdir." ifadelerini kullandı.

Soruşturma sürecini eleştirdi

28 Şubat davasının soruşturma safhasına ilişkin eleştirilerini dile getiren Bir, savunmasını şöyle sürdürdü:

"28 Şubat davası, FETÖ'cü savcılar Mustafa Bilgili ve Tamer Tatar tarafından, GATA'da göz doktoruyken 1997'de Fetullah Gülen cemaati mensubu olması nedeniyle YAŞ kararıyla ordudan ihraç edilen Tamer Tatar'ın getirdiği belgelere dayanarak açılmıştır. Tamer Tatar, diğer kumpas davalarında olduğu gibi belgelerin Çorlu Devlet Hastanesi'nde çalışırken 2011'de bir kargo firmasıyla kendisine geldiğini söyledi. Kargonun gönderen hanesinde Ahmet Yılmaz ismi yer alıyor. Kargo, Ankara'nın Yenimahalle ilçesinden yollanmış. Kargoda 1 klasör, 2 CD/DVD ve imzasız bir mektup bulunuyor. Tatar, hemen ertesi gün kargoyu İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığında savcı Hüseyin Ayar'a götürüp teslim etmiş. Ayar, belgeleri savcı Fikret Seçen'e vermiş. Seçen, bu belgeleri, Balyoz Davası'ndan bir yıl önce Gölcük'te bulunan birtakım belgeleri de ekleyerek 21 Aralık 2012'de özel bir kuryeyle Ankara'ya savcı Mustafa Bilgili'ye göndermiş. Bilgili, CD/DVD'leri 9 ay sonra adli emanete teslim etmiş. 9 ayda CD/DVD'lerin başına neler geldiğini, klasöre ne gibi sahte belgeler eklendiğini, savcı Bilgili'den başkasının bilmesi mümkün değil. TÜBİTAK görevlilerinden oluşan bilirkişi heyeti, 4 gün içinde 6 bin 355 sayfalık belgeyi incelemiş ve 'CD/DVD'lerin içindeki bilgiler doğrudur. Manipülasyon yoktur. Delil olarak kullanılabilir' şeklinde 42 sayfalık bir rapor yazmış. Talebimiz üzerine Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesince tayin edilen ODTÜ'lü 3 kişilik bilirkişi heyeti, aylarca süren çalışmanın ardından 'CD/DVD'lerin manipüle edilmiş olabileceği ve bu haliyle delil olarak kabul edilmeyeceği' şeklinde rapor hazırladı."

Şimşirgil: "28 Şubat FETÖ’ye otoban yaptı"

"Bilgili ve Köse birlikte çalıştı"

Dosyaya daha sonra başka belgeler de eklendiğini belirten Bir, "Savcı Bilgili, belgeler arasında bulunan 7 Nisan 1997 tarihli, imzasız, Genelkurmay yazışma usulleri yönergesine aykırı bir toplantı tutanağını delil olarak göstererek 1997'de Genelkurmay karargahında görev yapan 20 kadar general/amiral ve subayı tutukladı. Biz kargo zarfı üzerindeki parmak izlerinin alınmasını talep ettik ancak adli emanette poşet ve zarflar bulunamadı." diye konuştu.

Savcı Bilgili ile dönemin Genelkurmay Adli Müşaviri FETÖ sanığı Muharrem Köse'nin soruşturma sürecinde ortak hareket ettiğini öne süren Bir, belgelerin sahte olduğunun ispat edilmesi üzerine Köse'nin, Genelkurmay Genel Sekreterliğinin çekmecesinde bulunduğu öne sürülen bir tutanağın fotokopisini mahkemeye gönderdiğini söyledi.

7 Nisan 1997'den belgenin bulunduğu öne sürülen tarihe kadar 5 genel sekreterin değiştiğini dile getiren Bir, bu belgenin önceki genel sekreterler tarafından bulunamayıp, aradan geçen onca yıldan sonra çekmecede bulunmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu öne sürdü. Bir, şöyle devam etti:

"Savcı Mustafa Bilgili, iddianamede, Cumhurbaşkanı'nın hükümetin kurulması görevini Tansu Çiller yerine Mesut Yılmaz'a vermesinin bir çok DYP milletvekilinin istifasına neden olduğunu belirterek, TSK'nin bu milletvekillerine cebir, şiddet ve baskılar uyguladığını ileri sürmüş ama ispatlayamamıştır. Mahkeme heyeti DYP'den istifa ederek Anavatan'a geçen milletvekillerini tanık olarak çağırdı ve her birine DYP'den istifa etmeleri için askeri cenahtan bir baskı, tehdit alıp almadıklarını sordu. Mahkememizde ifade verenler arasında başta Meral Akşener, Hasan Ekinci, Turhan Tayan ve Mesut Yılmaz ile 10'a yakın eski DYP milletvekili, mahkemeye o dönemde kendilerine hiçbir cebir, şiddet olmadığını beyan etmişlerdir.

28 Şubat'ın sembol isimleri Müslüm Gündüz, Fadime Şahin, Ali Kalkancı gibi şahısların 'irtica tehdidi yaratmak amacıyla askerlerce kullanıldığı' iddialarının tamamen saptırmaca olduğu, ne TSK'nin bu şahıslarla ne de bu şahısların TSK ile hiçbir bağlarının olmadığı, dönemin İçişleri Bakanı Akşener ve Adalet Bakanı Şevket Kazan'ın da ifadeleriyle çok net biçimde açığa çıktı.

Davanın bir 'darbe davası', iddianamenin de bir 'darbe iddianamesi' değil 17 Ocak 1997 ve 17 Mart 1998 tarihli brifinglerde yer alan 'FETÖ ve irtica ile neden mücadele ettiniz' davası ve iddianamesi olduğu, intikam için açıldığı tüm çıplaklığı ile ortadadır."

"Davamızın bavulcusu Tamer Tatar'dır"

Bir, 28 Şubat davasının, askerlere yönelik diğer davalar gibi, FETÖ'cü siyaset ve yargı kurumlarının el ele vererek askerler üzerinde itibarsızlaştırma, susturma ve intikam amaçlı kumpas davalarının sonuncusu olduğunu ileri sürerek, şunları söyledi:

"Bu davada da süreç, tıpkı öteki davalarda olduğu gibi, sözde kimliği bilinmeyen kişilerin savcılığa bilgi ve belge ulaştırmasıyla başlamış, ıslak imzalı tek bir doküman olmadan, üzerinde tahrifat yapılan düzmece CD ve belgelerle yüzlerce asker gözaltına alınıp tutuklanmış, kendi ayakları ile ifade vermeye gelenler bile, kaçma şüphesi var denilerek tutuklanmış ve bir kısmı 2 yıla yaklaşan sürelerde cezaevlerinde yatmışlardır. Cezaevlerinde de bizlere çok iyi davranılmıştır. Ama bütün şartlara da uyuyorduk, ne zaman dışarı çıkılır, ne zaman yemek yenir... Daha ziyade orada kaldığımız sürede rahatlamış hissetmişizdir.

Bugüne kadar yapılan duruşmalarda kuşku götürmez bir gerçek olarak anlaşılmıştır ki 28 Şubat kesinlikle bir darbe değildir. BÇG, kesinlikle yasa dışı faaliyet gösteren bir cunta kuruluşu değildir. TSK'nin darbe niyeti olmamıştır. Cumhurbaşkanı Demirel bunu açıkça dile getirmiş ve o dönemde bir darbe olmadığını, her şeyin toplumun gözü önünde demokratik olarak yürütüldüğünü net bir şekilde ispatlamıştır."

Bir, 28 Şubat davasını, Balyoz ve Ergenekon davalarına benzeterek, "Her 3 davanın da bavulcusu vardır, davamızın bavulcusu Tamer Tatar'dır. 3 dava da Fetullah Gülen'in onayı alındıktan sonra başlatılmıştır." dedi.

Bu davalarda sanıklar aleyhine deliller oluşturulduğunu, Genelkurmay adli müşavirlerinin, savcılarla birlikte çalıştığını, Genelkurmay Başkanları ve Kuvvet Komutanlarının Yüce Divan'da yargılanmadıklarını anlatan Bir, "28 şubat dönemi ile suçlanmakta olan bizlerin, yani TSK'nin 21 yıl önce irtica tehdidi konusunda, devletin yönetiminin aldığı MGK kararına dayalı yaklaşımının ne kadar haklı ve doğru olduğu apaçık ortaya çıkmıştır. Bu yaklaşımın doğruluğu, son olarak yaşanan 15 Temmuz olaylarında da belgelenmiştir." diye konuştu.

Bölücü terör örgütüyle mücadele için kurulan Güven Çalışma Grubu için suçlama yöneltilmezken irticayla mücadele için kurulan BÇG'nin suçlanmasının kabul edilemeyeceğini savunan Bir, "Suçlandığımız BÇG, zamanın Cumhurbaşkanı, hükümeti, komuta katı, MGK üyeleri ve vermiş olduğumuz brifingler vasıtasıyla basının ve ülke halkımızın tamamının duymuş olduğu, yasal bir Genelkurmay Başkanlığı çalışmasıdır." dedi.

Çevik Bir, beraatını istedi.

Mahkeme Başkanı Mustafa Küçüksoy'un "O dönemde Genelkurmay İkinci Başkanısınız. Sincan'da tanklar yürüyor. 'Planlı tatbikat' deniliyor ama gazeteler, sanki silahlı kuvvetler hükümeti tehdit ediyor diye haber yapıyor. Bu haberler çıkınca Genelkurmay Başkanı ile bunların tekzip edilmesi, yalanlanması için konuştunuz mu?" sorusu üzerine, "Bütün çalışmaları Genelkurmay Başkanımız haftalık arzlarında Cumhurbaşkanı'na iletti." dedi.

Davaya Çevik Bir'in avukatının savunmasıyla devam ediliyor.

Haber Tarihi: 13 Mart 2018 Salı 22:10

YORUM YAZ

  • MilletMillet6 ay önce
    Hatırladığım BİR general Tsk daki ülkücü subayların tespit edilmesini , takip ve kontrol altına alınmasını yazılı emir ile emretmişti
  • YORUMYORUM6 ay önce
    İtiraf ediyorum 28 Şubat darbesini ben yaptım Çevik BİR suçsuzdur.
  • drsndrsn6 ay önce
    ...keşke ... sen olmasaydın
  • NevzatBilginerNevzatBilginer6 ay önce
    neresinden başlamalı? hepsi bellide ya sözde hukukçulara verilen brifingler neyin nesiydi? hani o günün içişleri bakanının kazığa oturtma tehditleri ve balans ayarı yaptığını gerine gerine söyleyenler kimdi acaba?yalnız o gün yağlı kazığa oturtmak istediğiniz bayan şimdi sanıyorum destekledikleriniz arsında, O da memnun."Gerekise silah kullanırz manşetlerinde zımnen memnunluk duyanlar kimdi? veya kıs kıs gülenler ve tam bir havaya girenler kimdi * neden "Postmodern darbe sözcüklerinde memnun olmuşçasına hiç sesiniz çıkmıyordu? benzeri soruları çoğaltmak mümkün. şimdi neden kıvırtıyorsunuz? ah bu günleri birde Güven Erkaya görseydi .
  • HassoHasso6 ay önce
    Yalancı ....evenk şerefsiz vatan h.ini bunlar. İdam cezası şart böylelerine
  • ADALET LAZIMADALET LAZIM6 ay önce
    sen cumuriyet kadının evladı deglmisin çevik bir ? şer..sizsen günü birliküniversitelerden rapor almıyormuydun çetin doğan vasıtasıylatürban meselesindenoldu 1000 yıllık harekat, Allah ateşlere yaksın seni ... komple senin gibi ne kadar ebu cehil ,varsa ,üniforma giymiş adamsın erkek ol o üniforma ... verilmiyor
  • KomenceroKomencero6 ay önce
    Balans ayarını ...anamı yaptınız,namertler
  • Hy-hyHy-hy6 ay önce
    Yoooo....yoooo....Senin annen bir melekti paşa.
  • haydahayda6 ay önce
    buadam namert şimdibenimbabamdatürbanlıydıder sıkışıncanamert olurlarbunlar....yerseniz...
  • mehmet alimehmet ali6 ay önce
    sabetayist alçak seni . şimdi sanada BALANS ayarı yapılacak
  • Ömer GençÖmer Genç6 ay önce
    Sözde Milli Görüşcü saadet nerede.kazı Kazan Şevket bey nerede.Çevik efendi 20 yıl önce kabadayilik yapıyordu neden kediye döndü.Bu korkaklık nedir.Ama adam haklı sivil ayak medya ayağı yargı ayağı hiçbiri ortada yoklar...28 Şubat bu mantıkla bitmez hele saadetin bu duruşuyla hiç bitmez.
  • abdullah tanrıkuluabdullah tanrıkulu6 ay önce
    YA BU ALÇAKLARIN KARADAYI DENEN ALÇAK DAHİL RÜTBELERİ GERİ ALINMALI, KİM NEYİ BEKLİYOR 28 ŞUBATIN FİGÜRANLARI HALEN DOĞRU DÜRÜST YARGI ÖNÜNE ÇIKARILMADI
  • mustafa kartalmustafa kartal6 ay önce
    Kamusal alan diyerek şehit evlâdının tabutunun yanına turbanlı anasını almayıp,gözyaşlarına boğan kim ???Anası da türbanlıymış!!!Türban,örtünmek,dînî vecîbedir,poposu sıkışan,türbana sarılarak,kurtulacağını sanamaz,takiye yapmak nasıl da sırıtıyor...
  • Satılmış Şimşek Satılmış Şimşek 6 ay önce
    SİYONİSTLER İN MASALARI BUNLARIN HEPSİ VERİN CEZALARINI
  • Alparslan AktasAlparslan Aktas6 ay önce
    Benim annem de turbanliydi deyen kanibozuk simdi muktedir olamadigi icin kahpe ifadelere basvuruyo. o musluman bacilarimizi hungur hungur aglattiniz ve yerlerde suruklediniz sizi kanibozuklar sizi. ALLAH belanizi versin de ölemeyin INSAALLAH. ALLAH bana bi firsat verse bu ve bunun gibileri KUR'AN"in hukmune göre yargilar ve cezasi ne ile ve nasil olacaksa zerre kadar acima hissi olmadan uygularim. Adalet yok ki yargilayasin da cezasini veresin. Zalime merhamet mazluma ihanettir demek ne guzel birsey. Sizi gidi pislikler sizi !!!
  • hercaihercai6 ay önce
    Sabatay Sevi de musluman olmustu sozde, bay Bir! Osmanli sayesinde adam oldunuz, ama ihanetleriniz hic bitmedi, ve hic bitmeyecek!
  • AbdullahAbdullah6 ay önce
    Düşmanlik orduya değil ordudaki satilmislara, 90 senedir bu milletin maneviyatina saldıran siyonistlerin uşaklarina.
  • Adam Müslüman be âbi!Adam Müslüman be âbi!6 ay önce
    "Benim de babam hocaydı",.. eser: netekim paşa hazretleri.
  • AHMETAHMET6 ay önce
    28 ŞUBAT MAĞDURLARININ LANETİ ÜZERİNE OLSUN.DAVACI OLMAYAN ZAMANI SİYASETÇİLERİNE DE .ŞİMDİLERDE ORTAYA ÇIKMIŞLAR28 ŞUBATTA DARBEYAPANLAR BU GÜNDE 15 TEMMUZU YAPMIŞ YA KONTROLLÜ DARBE DİYENLER YADADEMEYE GETİRENLERALLAH BELANIZI VERSİN
  • VatanVatan6 ay önce
    Ülkenin milletin selameti İçin???? darbe yapan-darbeye yeltenen kıvırmaz dimi?Millete dönerek göksünü gere gere yaltıklarını savunur, Savunamayıp kıvırıyorsa birilerine köpeklik yapmıştır nokta....
  • abdoabdo6 ay önce
    idam cezası şart bu vatan hainleri asılmalıdır
  • hocahoca6 ay önce
    Sizin hiç bir sözünüze inanmayız. siz hep yalan söylediniz, bize zulmettiniz. Oğlum İHL mezunu olduğundan tıp fakültesi puanı aldığı halde iki yıllık bir okula bile giremedi. doktor olacakken hakkını gasp edip haksızlık ettiniz, istikbalini kararttınız. Kızım sizin saltanatınız döneminde başı örtülü olduğundan çalıştığı yere müfettiş geldiğinde saatlerce kadınlar tuvaletinde saklandı. dilerim Allahtan ki ettiğinizi bulasınız. Sizi aldatanı bilmem ama satın alındığınız besbelli. kaça gittiniz? iyi fiyat ettiniz mi bari? millete sürü muamelesi yaptınız. hesabını verin. tatlı tatlı yemenin acı acı ...... olurmuş.
  • FarukFaruk6 ay önce
    Pkk elebaşı da yakalandığında benim annem Türk demişti.
  • ademadem6 ay önce
    merhamet etmeyene merhamet olunmaz.zalime merhamet mazluma ihanettir.28 şubat sürecinde yaşananlar dün gibi hafızalarımızdadır.müslümanların potansiyel mürteci görüldüğü her türlü baskının yapıldığı günleri unuttuk sanmayın.inancımızı yaşamaya pranga vuranlar.öz yurdumuzda bizi garip ve parya durumuna düşürenler şimdi salya sümük ağlıyor.annesi de başörtülüymüş.demekki o zamanlarda annesi orduevine oğlunu görmeye gelse o da içeri alınmayacaktı.bunlar bayat numaralar.taa kenan evrenden biliriz biz bunları.o da dedem hacıydı hocaydı derdi.komutanlarun yargılanmasına üzülenler tüh vah yazık diyenler ya iyi niyetli değiller ya dayaşanan zulümleri bilmiyorlar.adaletin tecellisini bekliyoruz inşaallah.
  • AdemAdem6 ay önce
    Hükümet birmilyar dolar için imf önünde 88 takla atarken 160 milyar dolarlık silah alımını israil ile yap mı dedi fettoş sana.??? KESS LANN.!!!! SAHTEKÂR. 28 ŞUBAT 1000 YIL SÜRECEK DİYE DE SÖYLE DEDİ Dİ Mİ FETTOŞ PİÇİ SANA. ULAN OMURGALI OL OMURGALI. YAZIKLAR OLSUN SENİN GİBİ ASKER BOZUNTUSUNA DANSÖZLERE TAŞ ÇIKARTTIN.!!! YUHHHHHHHHHH.
  • saddisaddi6 ay önce
    en büyük idealim bu herifin asıldığını görmektir. umarım cehennemden hiç çıkmayacak.
  • yorgunyorgun6 ay önce
    Eskinin paşaları Türkiyenin ejderleriydi astığıastık kestiği kestikti asker dediğin devleti dış güçlerden korumaktır başka bir görevi yoktur karıları bile aslandı bu vatana bi atatürk birde akar paşa Eşref paşa gerisi vatan hainidirler vesselam
  • Yunus16Yunus166 ay önce
    ABD NİN UŞAKLARI ADİ ŞEREFSİZLER 28 ŞUBATTA FETÖ CÜ SUBAY ASTSUBAYLARI KORUDUNUZ. GERÇEK DİNDAR SUBAY ASTSUBAYLARI ATTINIZ,
  • basakbasak6 ay önce
    Az insanlarin canini yakmadiniz sen ve arkandakiler 28 Subat sürecinde. Simdi sira sende. Ama sen sütten cikmis ak kasiksin degil mi?
  • Quentin SalikaraQuentin Salikara6 ay önce
    Bunun gibinlar in hepsi devsirme tsk dan alinmali gitsin duvarin onunde aglasinlar
  • YavuzYavuz6 ay önce
    Oh ne güzel. Herşeyi at fetonun üzerine çalkala gitsin. Yarın öbürgün amerikada sıkışıpta "bizi fetö kandırdı" derse şaşırmayın Diğer darbeleride fetö yaptı değilmi? Zaten bi yahudiyi, bi masonu cezalandıramazsınız Türkiyede. Cezalar bizim gibi saflar için. Meselâ tecavüzcü katil yahudi ceme ne oldu? Ön kapıdan aldılar arka kapıdan saldılar. Yahudiler vAllahi dalga geçiyorlar bizimle.
  • HamidoHamido6 ay önce
    Biraz Mili olan azıcık imanı olan'gavur aşığı olmayan kafirden icazet emir almayan doğmamış ve tüyü bitmemiş yetimin hakkına saygısı sadakati olan senin yaptığını yapmazdı. Şimdi kalkmış yalan söylüyor kıçıni kurtarmak için. Devletin kobra helikopteri ile piknik yapan subay bendenmi izin aldı? Veya italyaya pizza getirmek için giden devletin koca uçağını benmi gönderdim.....
  • makmak6 ay önce
    çevik bir ,itibarım zedelendi diye devletten tazminatkazansında bakın,hükümeti bizim köyün çobanları devirdi sanki
  • nn6 ay önce
    HADİ ORADANHADİ ORADANUNVANINI DAHİ SÖKÜLMESİGEREK
  • HüseyinHüseyin6 ay önce
    Bu komutanların Sözde Darbe girişimiyle yargılanması, özellikle de Fetöcu ve şu an kaçak olan bir savcının düzenlemiş olduğu asılsız suçlamalarla yıpratılması üzücü. TSK düşmanları ellerini ovuşturuyordur şimdi. Unutmayın ordusuna düşman olan, bir gün düşmanın askeri olur.

Günün Karikatürü

19 Eylül 2018