• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Erdoğan liderliğinde Türkiye ümmetin umudu oldu! Türkiye barışın ve kardeşliğin teminatı

Yeniakit Publisher
Haber Merkezi Giriş Tarihi:

Milli İradenin Sesi Yeni Akit

Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.

⭐ Bizi Google'da Takip Et
Erdoğan liderliğinde Türkiye ümmetin umudu oldu! Türkiye barışın ve kardeşliğin teminatı

Türkiye, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde, karanlık emperyalist güçlerin üzerine saldığı ve 50 yıl kaybetmesine neden olan iki büyük terör belasından kurtularak, terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge hedefine adım adım yaklaşırken, bölgesinde de barışın teminatı ve ümmetin umudu oldu. Türkiye’nin küresel düzende bir güç merkezi olma yolunda ilerlediğini vurgulayan stratejistler, “Türkiye Yüzyılı, Türk İslam Yüzyılı olarak anılacak bir döneme girdik” görüşünü dile getirdiler.

Türkiye, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde, karanlık emperyalist güçlerin üzerine saldığı ve 50 yıl kaybetmesine neden olan iki büyük terör belasından kurtularak, terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge hedefine adım adım yaklaşıyor. Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Çerçeve Kanun’un TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilmesiyle birlikte Türkiye, FETÖ’nün ardından PKK terörünü de bitirip, iç cephesini güçlendirme yolunda önemli bir dönemeci de geçmiş oldu. Başkan Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde atılan önemli adımlarla iç barış ve huzurunu sağlayan güçlü Türkiye, bu sayede bölgesinde de barışın teminatı ve ümmetin umudu oldu.

“TÜRKİYE ÜMMETİN UMUDU OLMUŞ DURUMDA”

Akit’e konuşan Araştırmacı Yazar Murat Akan; “Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan’ın bugün hem dünya siyasetinde hem de İslam dünyasında çok ciddi bir ağırlığı var. Bir kere gerçekten de tecrübe konusunda dünyayı tanıyan ve dünyanın en tecrübeli lideri olma özelliğine sahip bir devlet adamı. Dünya meselelerini ve İslam coğrafyasındaki meseleleri en iyi bilen insanlardan birisi. Orta Doğu’daki İslam devletleri de Sayın Cumhurbaşkanımızı bilen bir lider, bir ağabey olarak görüyor. O yüzden de Türkiye’ye bel bağlamış durumdalar, yüzlerini Türkiye’ye çevirmiş durumdalar. Türkiye’nin savunma sanayi gelişiyor ve bu gelişen savunma sanayisine herkes gıpta ile bakıyor. Mekke Savunma Anlaşması ile birlikte Suudi Arabistan’ın sermayesi, Pakistan’ın nükleer silahı ve Türkiye’nin savunma sanayisi birleşiyor. Orta Doğu’da inanılmaz bir güç oluşuyor. Diğer taraftan Türkiye başka hazırlıklar da yapıyor. Mesela içeride bir Terörsüz Türkiye projesi, dışarıda da terörsüz bölge projesi eş zamanlı olarak yürüyor. Bunlar da aynı zamanda Türkiye’nin enerjisini içeride harcamak yerine, teröre karşı yapılacak harcamaların tamamen toplumun refahına ve Türkiye’nin yükselmesine harcanması için atılan bir adım. Tabii bunu kötüye kullanmak isteyenler olabilir, farklı noktalara çekmek isteyenler olabilir. Ama ben bir devlet projesi olduğu için devlet aklının sürekli devrede olacağını düşünüyorum. Terörsüz Türkiye projesi ile, Türkiye, Suudi Arabistan, Pakistan ittifakı, terörsüz Suriye ve terörsüz bölge projeleri birbirini tamamlayan projelerdir. Bu da büyük Türkiye demek. Yeni küresel düzende, Türkiye’nin artık bir güç merkezi olacağı anlamına geliyor. Afrika’da, Orta Doğu’da, Balkanlar’da, Asya’da yapılan tüm bu anlaşmalar, içerideki terörsüz Türkiye, dışarıdaki terörsüz bölge, bütün o Kalkınma Yolu Projesi, diğer taraftan Hicaz-Demir yolu, yine Doğu Akdeniz’deki petrol arama tarama faaliyetleri, bunların tamamı bir büyük aklın, Türkiye’nin İslam coğrafyasına damgasını vurması için atılmış adımlar. İslam coğrafyasını yeniden ayağa kaldırmak, İslam coğrafyasına yeniden liderlik yapmak için atılmış adımlar olduğunu düşünüyorum. Türkiye büyük gelişimi ve attığı büyük adımlarla ümmetin umudu olmuş durumda. Bir müddet sonra ben bu Pakistan, Türkiye, Suudi Arabistan anlaşmasına Mısır’ın da katılacağını düşünüyorum. Dolayısıyla Türkiye’nin öncülüğünde atılan bu adım, bölgenin büyük devletlerinin İsrail’in yayılmacılığını durdurmak ve Mescidi Aksa’nın, Kudüs’ün tamamen kurtuluşa ermesi için, bir Filistin devletinin kurulabilmesi için atılmış önemli bir adımdır” değerlendirmesinde bulundu.


 

“TÜRKİYE YÜZYILININ TÜRK İSLAM YÜZYILI OLARAK ANILACAĞI DÖNEME GİRDİK”

15 Temmuz Türk Dünyası Derneği Genel Başkanı Sosyolog Yazar Ercan Şen de şunları söyledi; “Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde büyüyerek büyük bir bölgesel güç olan Türkiye, ümmetin de umudu olmuştur. Erdoğan’ın kararlı ve güçlü liderliği ile Türkiye, iki büyük terör belası olan FETÖ ve PKK’yı bitirip iç cephesini güçlendirerek terör ve iç savaşlarla bitap düşen bölge ülkelerinin de huzura kavuşmasının öncüsü olmuştur. Özellikle 7 Ağustos Cuma günü duyurulan Mekke Anlaşması sürpriz olarak algılandıysa da bizim gibi son 25 yılı yakından takip edenler için hiç de sürpriz olmadı. Bizim için milad Siyonist emperyalizmin 15 Temmuz 2016 darbe girişiminin devlet ve milletin el ele vermesiyle başarısız kılınmasıydı. Türkiye Cumhuriyeti devletinin tam bağımsızlık günü 252 şehit 2734 gazi verdiğimiz işte o gündür. O günden sonra çok alametler belirdi. Başta Kaan muharip uçağı, Altay tankı, TCG Anadolu uçak gemisi, Yıldırımhan ve Tayfun füzeleri, SİHA’lar olmak üzere savunma sanayinin doludizgin yol alması, içeride PKK terörünün bitirilmesi ve Karabağ’ın Ermenistan’dan geri alınmasında verilen askeri destek, Libya’da, Sudan’da, Somali’de milli hükümetlere destek verilerek ayrılıkçı hareketlerin önlenmesi gibi muhteşem askeri ve siyasi hamleler bütün bu gelişmenin çok net habercisiydi. Hatırlayalım 7 Mayıs 2025 tarihinde Hindistan, Pakistan’a saldırmaya kalkıştığında daha Hint Rafale jetleri kalkar kalkmaz 200 km mesafeden havadan havaya füzelerle Pakistan jetleri tarafından düşürüldü ve savaş başlamadan bitti. Bu olaydan bir gün önce Pakistan’a inen Türk askeri kargo uçaklarının taşıdığı malzemenin niteliği çok tartışıldı. Fakat en önemlisi Hindistan’ın Türkiye’nin Pakistan’a askeri malzeme ve silah sevk ettiğine yönelik suçlamasıydı. 30 Nisan’da Türk istihbarat başkanının başında olduğu bir heyetin Pakistan Hava Kuvvetleri Komutanlığı’nı ziyaret etmesi ve 5 Mayıs’ta TCG Büyükada savaş gemisinin Karaçi limanına demirlemesi, Türkiye’nin Pakistan’a sadece siyasi değil, lojistik ve askeri destek de sağladığı söylentilerini artırmıştı. ABD-İran savaşı, Körfez ülkelerinin bel bağladığı ABD ile askeri ittifakın işe yaramadığını acı bir şekilde göstermiştir. Bu nedenle başta Katar olmak üzere hemen hemen Körfez ülkelerinin hepsinin Mekke Anlaşması’na katılacağını söyleyebiliriz. Suriye ve Azerbaycan’ı ve hatta Özbekistan’ı da şimdiden bu ittifakın üyesi sayabiliriz. Mekke anlaşmasında bir güç hizalanması ve sinerjisi başarılmıştır. Savunma sanayi ve teknolojide, askeri güçte Türkiye, nükleer güç ve askeri güçte Pakistan, finans ve enerjide Suudi Arabistan muazzam bir güç meydana getirdiler. Türkiye Yüzyılı’nın aynı zamanda Türk İslam Yüzyılı olarak anılacağı bir yeni döneme girdiğimizin müjdesini 72 düvele haykırabiliriz artık, Allah utandırmasın”

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23