Dünya devlerinin rotası artık Türkiye! Yapay zekâda yatırım hedefi 10 milyar dolar
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
ABD temaslarını değerlendiren Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın daha önce açıkladığı Yapay Zeka Eylem Planı ve 2030 hedeflerine işaret etti. Yapay zeka ve veri merkezi planlarında en az 10 milyar dolarlık özel sektör yatırımını hedeflediklerini belirten Kacır, küresel şirketlerin Türkiye’ye yönelik ilgisinin de giderek arttığını söyledi. Kacır, yeni nesil nükleer teknolojilerin de gündemlerinde olduğunu belirtti.
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, önümüzdeki dönemde Türkiye'ye gelecek uluslararası yatırımlarda ileri teknoloji alanlarının ağırlığının artmasını beklediklerini söyledi.
Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurulu kapsamında New York'ta bulunan ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a eşlik eden Kacır, temaslarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Kacır, üç gün boyunca küresel şirketlerin temsilcileri ve farklı ülkelerden katılımcılarla görüşmeler gerçekleştirdiklerini belirterek, bu temaslarda Türkiye'nin hedeflerini ve gelecek vizyonunu anlattıklarını, yeni yatırımların ülkeye yönlendirilmesine yönelik çalışmalar yürüttüklerini ifade etti.
İLERİ TEKNOLOJİ YATIRIMLARI GÜNDEMDE
Sanayi ve Yüksek Teknoloji Yuvarlak Masa Toplantısı kapsamında çok sayıda ABD'li ve küresel şirketin temsilcileriyle görüştüklerini aktaran Kacır, son yıllarda yaşanan jeostratejik gelişmelerin yatırım güvenliği ve sürdürülebilirliğini daha önemli hale getirdiğine dikkati çekti.
Kacır, "Türkiye bu anlamda bir istikrar adası olarak aslında yatırımcıların tercihlerini daha fazla yönlendirdiği bir adres haline geliyor. Bizler de bu süreçleri hızlandırmak için hem altyapı anlamında hem kamu teşvikleri, destekleri anlamında yeni programları hayata geçiriyoruz." dedi.
Türkiye'nin en büyük ölçekli yatırım teşvik programı HIT-30'u hatırlatan Kacır, yarı iletken, mobilite, güneş enerjisi, rüzgâr türbinleri, veri merkezleri ve yapay zekâ gibi ileri teknoloji alanlarında yatırımlara özel destekler sunulduğunu belirtti.
YAPAY ZEKÂ VE VERİ MERKEZLERİNDE 10 MİLYAR DOLARLIK HEDEF
Türkiye'nin ileri teknoloji alanındaki yol haritasını açık biçimde ortaya koyduğunu ifade eden Kacır, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın daha önce açıkladığı Yapay Zeka Eylem Planı ve 2030 hedeflerine işaret etti.
Plan doğrultusunda kamu yatırım bütçesinin yüzde 2'sinin yapay zekâ projelerine ayrılacağını belirten Kacır, 2 bin kamu veri setinin yapay zekâ geliştiricilerinin kullanımına açılacağını ve yerli yapay zeka çözümlerinin destekleneceğini bildirdi.
Kacır, Türkiye'nin veri merkezi altyapısının mevcut kapasitesinin 4 katına çıkarılarak gigavat seviyesine taşınmasının planlandığını, yapay zeka büyüme bölgelerinin kurulacağını ve enerji tedarikinde sağlanacak kolaylıklarla veri merkezi yatırımlarının hızlandırılacağını kaydetti.
Bu alanlarda en az 10 milyar dolarlık özel sektör yatırımının hayata geçirilmesinin hedeflendiğini vurgulayan Kacır, "Bu küresel şirketlerin de çok dikkatini çekiyor ve onlar da bu yol haritasında kendi projeleriyle, yatırımlarıyla yer alma arzusu taşıyorlar." diye konuştu.
YENİ NESİL NÜKLEER TEKNOLOJİLER DE MASADA
Kacır, gerçekleştirilen toplantılar aracılığıyla yapay zeka ve veri merkezlerinin yanı sıra yeni nesil nükleer teknolojiler başta olmak üzere Türkiye'ye katma değer sağlayacak alanlarda da çalışmaların hızlandırılmaya çalışıldığını söyledi.
Küresel şirketlerin Türkiye'nin yatırımcılara sunduğu imkanlara olumlu yaklaştığını belirten Kacır, şirketlerin ülkedeki faaliyetlerini ve yatırımlarını büyütme konusunda istekli olduklarını dile getirdi.
Teknoloji şirketlerinin öngörülebilirlik beklentilerine Türkiye'nin karşılık verdiğini ifade eden Kacır, "Ortaya koyduğumuz eylem planlarının, stratejilerin aslında çok önemli bir karşılık bulduğunu memnuniyetle müşahede ettik. Ben inanıyorum ki önümüzdeki dönemde Türkiye'de uluslararası yatırımlarda, özellikle ileri teknoloji başlıkları çok önemli bir yer tutacak." dedi.
TÜRKİYE-ABD TİCARETİNDE 100 MİLYAR DOLARLIK HEDEF
Türkiye ile ABD arasındaki 100 milyar dolarlık ikili ticaret hacmi hedefini de değerlendiren Kacır, iki ülke arasındaki ticaretin son 10 yılda iki katına çıktığını ancak mevcut potansiyelin bunun üzerinde olduğunu söyledi.
Kacır, 100 milyar dolarlık hedefin yalnızca mal ticaretini kapsamadığını; yeni ortaklıklar, karşılıklı yatırımlar, teknoloji geliştirme işbirlikleri ve bilimsel altyapılarda kurulacak ortaklıkların da bu sürecin parçası olduğunu ifade etti.
ABD'nin Türkiye'nin önde gelen ticari ortaklarından ve ekonomik paydaşlarından olduğunu belirten Kacır, "Bu konuda yakaladığımız son 10 yıldaki ivmeyi inşallah önümüzdeki dönemde özellikle ileri teknolojiler alanında da taçlandıracağız." diye konuştu.
ULAŞIM VE DİJİTAL ALTYAPI YATIRIM FIRSATLARINI ARTIRACAK
Türkiye'nin bağlantısallık alanında yeni imkanlar elde ettiğini kaydeden Kacır, bu sürecin yalnızca kara ve demir yollarıyla sınırlı olmadığını, dijital bağlantılar ve fiber altyapıların da önem taşıdığını söyledi.
Orta Koridor, Zengezur Koridoru ve Kalkınma Yolu'nun Türkiye açısından önemli fırsatlar sunduğunu ifade eden Kacır, Kuzey Marmara demir yolu bağlantısıyla Türkiye'nin Avrupa'nın değer ve tedarik zincirlerindeki konumunun güçleneceğini belirtti.
Kacır, "Dolayısıyla bütün bunlar Amerikan şirketleri için de Türkiye'ye daha fazla yatırım yapma ve Türkiye ile işbirliklerini güçlendirme konusunda yeni imkanlar sunacak." dedi.
AMERİKAN ŞİRKETLERİNİN VERİ MERKEZİ YATIRIMLARINA DİKKAT ÇEKTİ
ABD'nin yapay zekaya en fazla yatırım yapan ülkeler arasında bulunduğunu vurgulayan Kacır, dünya genelindeki toplam veri merkezi yatırımlarının yaklaşık yüzde 70'inin Amerikan şirketleri tarafından gerçekleştirildiğini söyledi.
Türkiye'nin sektörde öne çıkan şirketlerle yakın temas halinde olduğunu aktaran Kacır, "Bazıları yatırımları Türkiye'ye yönlendirme konusunda bir irade ortaya koydular. İnşallah önümüzdeki dönemde yenileri de olacak." ifadelerini kullandı.
Türkiye'nin 86 milyonluk pazarı ve hızlı dijitalleşme sürecinin şirketler açısından önemli fırsatlar oluşturduğunu belirten Kacır, ülkenin teknoloji geliştirme kapasitesi ve üretim yetkinliklerinin de yatırımcıların dikkatini çektiğini kaydetti.
Üretimden hizmet sektörlerine, eğitimden sağlığa kadar geniş bir alanda yapay zeka destekli dijitalleşmenin önemli verimlilik artışları sağlayabileceğini dile getiren Kacır, "Hem üretim sektörlerinde hem hizmet sektörlerinde, eğitim, sağlık gibi başlıklarda yapay zeka ile birlikte ortaya konacak dijitalleşme muazzam bir verimlilik getirecek ve Türk ekonomisinin kalkınmasında yapay zeka odaklı projeler öncü bir rol üstlenecek." değerlendirmesinde bulundu.
AY PROJESİ GELECEK YIL HAYATA GEÇİRİLECEK
Kacır, Türkiye'nin Milli Uzay Programı kapsamında yürüttüğü çalışmalara da değindi. İlk insanlı uzay misyonunun gerçekleştirildiğini hatırlatan Kacır, Türkiye'nin kendi haberleşme uydusunu üreterek uzaya gönderdiğini belirtti.
Türkiye'nin bugün hem haberleşme hem de görüntüleme uydusu üretebildiğini ifade eden Kacır, uzaya bağımsız erişim hedefi doğrultusunda Somali'de uzay limanı inşa edildiğini, Ankara'da ise uzay teknoparkı kurulduğunu söyledi.
Uzay alanında Türkiye'de geniş bir ekosistem oluştuğunu kaydeden Kacır, Ay programıyla birlikte derin uzay çalışmalarında da yeni bir döneme girildiğini belirtti.
Kacır, "Uzay hem ekonomik hem stratejik açıdan çok kıymetli bir başlık. Dünyada her yıl 600 milyar doların üzerinde uzay alanında harcama gerçekleşiyor ve Türkiye olarak biz buradan daha fazla pay almak istiyoruz." dedi.
Derin uzay operasyonlarında teknoloji geliştirebilen ülkeler arasında bulunmanın önemine değinen Kacır, gelecek yıl hayata geçirilmesi planlanan Ay projesinin bu doğrultudaki ilk adımlardan biri olacağını söyledi.
Projede Türkiye'nin geliştirdiği hibrit roket teknolojisinin derin uzayda kullanılacağını belirten Kacır, yüzde 80'in üzerinde yerlilik oranıyla üretilen Ay uzay aracının Türkiye'nin Ay'a erişebilen 9 ülke arasına girmesini sağlayacağını ifade etti.
Kacır, projenin Türkiye'nin gelecekte uluslararası Ay programlarında teknoloji geliştiren bir ortak olarak konumlanmasına katkı sağlayacağını belirterek, Türkiye'nin Artemis Anlaşmaları'na imza atmasının da derin uzay ve Ay projelerinde daha fazla rol üstlenilmesi için yeni imkanlar oluşturacağını kaydetti.
