DEM ile Netanyahu aynı kafada: İran'da tek çözüm rejim değişikliği...
Meclis'te düzenlediği grup toplantısında konuşan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, "İran'ın kaderini İran halkları belirler. Kürtler, Azeriler, Beluciler ve Farslar belirler. Çözüm ise demokratik İran Cumhuriyeti’nde" sözleriyle bir yandan ABD-İsrail saldırılarına karşıymış gibi yaptı bir yandan da ABD ve İsrail’le aynı fikirde olduklarını itiraf ederek tek çözümün rejim değişikliğinde olduğunu ifade etti. Hatimoğulları ayrıca Öcalan'a statü ve güvence, yerel yönetimlere ise özerklik istedi.
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, partisinin Meclis'te 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla düzenlediği kadın grup toplantısında konuştu.
ABD-İsrail’in İran saldırılarına değinen Hatimoğulları şunları dile getirdi: “Bizler bu kokuşmuş kapitalist sistemi reddediyoruz. Bugün dünya adeta bir cihan savaşında. Rusya-Ukrayna savaşı, Afganistan-Pakistan savaşı, ABD'nin Venezuela'ya müdahalesi, İsrail'in devam eden Filistin işgali ve şimdi en son ABD ve İsrail'in İran'a saldırıları. Bu savaşlar Emperyalist sistemin küresel ölçekte kendini yeniden dizayn etme savaşlarıdır. ABD, İsrail, İran'la masada müzakereleri devam ettirirken İran'a saldırı gerçekleşti. Bu savaşın bölge tamamını sarma ihtimali son derece yüksek. Şimdiden Irak, Lübnan ve Körfez ülkelerini sarmış durumda. İsrail'in başlattığı savaş buradan meşrulaştırılamaz. İran'ın kaderini İran halkları belirler. Kürtler, Azeriler, Beluciler ve Farslar belirler. ABD ve İsrail saldırılarına acilen son vermelidir. İran, kendi yurttaşı olan kadınların, gençlerin, yoksulların, Kürtlerin ve bütün farklı halkların ve inançların demokratik taleplerini yerine getirmelidir. Çözüm otoriter rejimde değil, çözüm demokratik İran Cumhuriyeti’nin inşasındadır.”
ÖCALAN’A GÜVENCE, YEREL YÖNETİMLERE ÖZERKLİK
Hatimoğulları, teröristbaşı Abdullah Öcalan’ın gönderdiği mesajın kamuoyuyla paylaşıldığını belirterek, sürecin “demokratik entegrasyon” aşamasına girdiğini belirterek “Demokratik entegrasyon en az Cumhuriyetin kuruluşu, başlangıcı kadar önemlidir. Tarihi bir anın içinden geçiyoruz. Biz ve PKK üzerine düşen bütün görev ve sorumlulukları yerine getirdik. Artık demokratik toplum ve hukuk temelli bir sürecin açılması gerekiyor. Kürt halkının talepleri sadece Kürt halkına demokrasi getirmeyecek. Bütün Türkiye'nin demokratikleşmesine kapı aralayacak. Öcalan'ın koşulları ve statüsünün yasal bir düzenleme ile tanınması ve hukuki bir güvenceye alınması bu sürecin devamı için son derece önemli. PKK’ya ilişkin çıkarılacak yasa, özgür yurttaş yasası olarak da tamamlanabilir. Demokratik Türkiye'nin mührü yerel demokrasidir. Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı bu konuda yol göstericidir. Yeni bir sivil demokrasi toplum yasasıyla toplumun nefes alması sağlanmalı. Bu üç adım birlikte atılırsa hem kalıcı barış tesis edilir hem de demokratik cumhuriyetin inşasının önü açılır” dedi.
