Cumhurbaşkanı Erdoğan isim vermeden yüklendi: Çok ciddi bir yanlış yaptı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, katıldığı ortak yayınında soruları yanıtlıyor. İsim vermeden İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener'e yüklenen Erdoğan, "Denizli'de çok ciddi bir yanlış yaptı" dedi.

14 Mart 2019 Perşembe 21:59
Cumhurbaşkanı Erdoğan isim vermeden yüklendi: Çok ciddi bir yanlış yaptı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Habertürk TV - Show TV ortak yayınında Ece Üner ve Veyis Ateş'in sorularını yanıtlıyor...

Erdoğan'ın açıklamalarından satırbaşları:

Ankara, İstanbul, İzmir mitinglerini yapacağız, Sayın Bahçeli ile Cumhur İttifakı'nın iki tarafı olarak oralarda birlikte olacağız.

Hep halkımızla içiçe olduk. Hiçbir zaman kibir sahibi olmadık. Tevazu içinde olduk. Bizimle beraber halk iktidarda. Daha önce halkın iktidarı diye bir şey yoktu. Halkçıyım diyerek halkçı olunmuyor. Oy varsa hizmet var demek suretiyle bir büyükşehirin belediye başkanı olacaksın, sonra halkçı olacaksın, böyle halkçılık olmaz. Halkımız bizi aldı buralara getirdi. Biz de halkımızı bu ülkede iktidarın merkezine taşıdık. Bugün vesayetçiler artık kesinlikle iktidarda değil ve olamayacaklar da ama halkımız iktidarda ve iktidar olmaya da devam edecek.

"Mustafa Kemal başkanlık sistemiyle yönetmiştir"

Osmanlı'ya kadar gidebiliriz. Bizim getirdiğimiz sistem Osmanlı'dan itibaren çalışan ve daha sonra da gelen siyasetçilerin bu konuda beklendikleri bir zamanlama vardı. Başkanlık sistemini getirmek. Aslında Gazi Mustafa Kemal başkanlık sistemiyle yönetmiştir. Bunu kimse dillendirmiyor.

"Merhum Erbakan, Türkeş, Demirel Başkanlık sistemini istedi"

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi Türkiye'nin demokratik sisteminin en güçlü projelerinden biridir. Bunu Demirel, merhum Erbakan, merhum Türkeş dillendirdi. Türk siyasetinde vesayetçi odaklarla mücadele etmiş bütün siyasilerin yeni bir sistemi talep ettiği olmuştur.

Aslında belediye başkanlıklarına, hele hele büyükşehirlerde bakarsanız, bunlar başkanlık sistemidir. Bunun getirisi ülke, millet için çok çok daha farklıdır, faydalıdır. Bu anında hemen neticesini vermeye başlar mı? Tabii anında bu neticeyi vermeyecek. Sistemler ülkelerde on yıllar alır. Biz şu anda öyle çalışıyoruz ki, dikkat ederseniz kabinem ağırlıklı bürokrat, teknokratlardan oluşan bir kabine değil. Piyasa deneyimi gayet ileri olan arkadaşlarımdan oluşuyor. İstiyoruz ki, bürokratik vesayeti de ortadan kaldırmamız lazım. Bunu başarabilirsek o zaman netice almamız daha da hızlanacaktır. Buradaki hedef daha az bürokrasi, güçlü yürütme, hızlı karar alma imkanıdır.

"Ana muhalefetin başı 'YPG oradan gelip de bizi mi vuracak' diyor"

Herhalde terörle mücadelede 40 yılı devirdik. Bu süreç içerisinde çok büyük kayıplar verdik. Asker, polis, sivil vatandaşlarımız var. 40 bini aştı. Türkiye güçlenip, bağımsız adımlar attıkça bir yıpratma savaşıyla hep karşı karşıya kaldı.

Beka savaşında en önemli muhataplar belli. İçeride PKK ile çok ciddi mücadeleler veriliyor. DEAŞ, DHKP-C, FETÖ var. PKK'nın yan kolları YPG/PYD gibi terör örgütleri var. Bu aslında baka mücadelesinin terör koalisyonuna bir tanım getiriyor. Bunlara karşı mücadele verilmemesi düşünebilir mi?

Muhalefet, Türkiye'nin beka mücadelesi diye bir sorunu yok diyor. Peki PKK'yı, PYD'yi, DEAŞ'ı, FETÖ'yü nereye koyacaksın? Bunlar olmadan yaşanan bir Türkiye var mı diyeceksiniz? Ana muhalefetin başındaki zat Türkiye'nin beka sorunu yoktur diyor. 'Suriye'deki YPG oradan gelip de bizi mi vuracak' diyor. Böyle bir yanlış olamaz. Ana muhalefetin başında olacaksın, Türkiye'de YPG tehdidinin olmadığını ve beka sorununun olmadığını ifade edeceksin.

"Kimse bize askeri polisi çek diyemez"

Demokrasi yerelde başlar. Demokrasi genelde başlamaz. Demokrasiyi yerelde hazmedemezsiniz genelde bunu yaşayamaz ve hazmettiremezsiniz. Şu anda hem merkezi yönetimde hem de şu anda Türkiye'nin genelinde kahir ekseriyetinde yerelde de şu anda biz belediye başkanlıklarını elinde tutan bir iktidarız.

Her iki pencereden bakıyoruz hesaba yaparken. Bir defa beka meselesi yok diyerek önümüzdeki gerçeği sulandırmaya karşı bu işin ne kadar ciddi olduğunu dillendirmeye mecburuz. Tehlike sınırımıza kadar dayanmışken kimse bizden susmamızı bekleyemez.

Kimse bize polisini, askerini çek bir kenara, bütün bu Güneydoğu'daki sürdüren korucularımızı çek bir kenara diyemez. Mücadeleyi sonuna kadar vereceğiz. Cudi, Gabar, Tendürek, Kandil'de inlerine gireceğiz dedim, girdik, girmeye de devam edeceğiz.

Benim vatandaşımın huzur bulması lazım. Huzur olmazsa biz huzur bulamayız. İşin üzerine üzerine gidiyoruz. Bu noktada silahlı kuvvetlerimiz, polisimiz, korucularımız ölümüne ölümüne hassasiyeti gösteriyorlar. Kar, kış, bora, fırtına demeden işin üzerindeler. Şırnak'taydım, Hakkari'ye geçtim. Artık halkımın da çok daha farklı bir noktaya geldiğini gördüm. Hakkari'de kar kalkmamıştı, meydan tıklım tıklım doluydu. Kayyumlarla gerçekten oralarda çok çok güzel yatırımlar yapılmış.

"Kayyumlara çok çok teşekkür ediyorum"

Verdiğimiz paralar Kandil'e değil halka gitmiş. Altyapı, üstyapıya gitmiş. Ankara'da büyükşehir belediye başkan adayı olan Mehmet Özhaseki kardeşim bizim Çevre Şehircilik Bakanımızdı. Bütün o bölgedeki kentsel değişim, dönüşümleri o yürüttü. Şimdi binlerce konutla, altyapıyla buralarda ne yağmur suyu kanalları, ne içme suyu kanalları yoktu.

Şimdi kayyum sistemine geçip bunlar yapıldı. Ben Hakkari'nin afedersiniz caddelerinden atık suların aktığı zamanı bilirim. Benim orada yaşayan vatandaşım bu pisliğe mahkum edilmeye layık mı.

Oradan oy çıksın çıkmasın, biz dedik batıda ne varsa orada olması lazım. Onun için ben kayyum arkadaşlarıma teşekkür ediyorum, işi ciddi tuttular. Şimdi biz bütün bu sınavları başarıyla vermiş olan böyle bir ismi de Mehmet Özhaseki'yi Ankaramıza, başkentimize layık gördük.

Meral Akşener'e: "Denizli'de çok ciddi bir yanlış yaptı"

Şu anda ben hiçbir siyasi partiye oy verene terörist ifadesini kullanmadım. Zira siyasetin bu kadar acemisi değilim. Şu anda siyasetin içinde olanların hepsinden çok daha tecrübeliyim. Bu genel başkanların hepsi, benimle tecrübede yarışamaz. Gençlik kollarından itibaren siyasetin içinde olan birisiyim. Buradaki olaya baktığımızda, sözde İYİ Parti denilen hanımefendi sürekli partilerini değiştire değiştire en son buraya gelmiş ve kendi partisinden bir ara ayrılacağını söyledi ve partisine geri döndü. Ben kendisini ademe mahkum ederken bana sataşması olmuyordu.

(Akşener) Denizli'de çok ciddi bir yanlış yaptı. 'Cumhurbaşkanının terörist dediği Denizliler' dedi. Ardından Aydın'a geçti, 'Cumhurbaşkanının terörist dediği Aydınlı vatandaşlarım' ifadesini kullandı. Tayyip Erdoğan böyle bir şeye tahammül edemez. Hiçbir vatandaşıma kalkıp da terörist diyecek kadar bu işlerin farkında olmayacak birisi değilim, daha kaba bir ifadeyle enayi değilim.

"Edirne Cezaevi'nde yatan kişi 53 kişinin ölümüne neden oldu"

Şu anda Edirne'de birçok yerde cezaevinde olan bu adamların hepsi bir teröristin tanımı neyse bunlarda o var. Şu izlediğiniz videoda gördüğünüz gibi bir defa bölücü terör eylemlerinden dolayı cezaevinde olan çok daha ileri gidiyorum Diyarbakır'da 53 vatandaşımızın ölümüne neden olan bir kişi var. Şu anda bu Edirne'de cezaevinde. Benim terörist dediklerim bunlar. Öbür tarafta 'Biz sırtımızı PYD'ye, YPG'ye dayadık' diyor. Bu da eş başkan.

Öbürü, 'Bize kaleş uzatanlara şunu yaparız' diyor. Diğeri 'Terörle mücadele yasası kaldırmazsa savaş kapıdadır' diyor. Savaş çığırtkanlığı yapıyor. Türkiye'de Kürdistan var mı? Irak'ın kuzeyinde var. Çok seviyorsan oraya git. Türkiye'de böyle bir bölge yok. Bunların hedefi ülkemizi bölmek. Biz Türkiye'nin bölünmez bütünlüğü için canımızı vermeye hazırız.

"O bölgede fetret devri bitti"

Anayasayı tanımayan bu adamlar cirit atıyor bu ülkede. Ben bunlara 'terörist' diyorum. Bunlara dahi oy verenlere terörist demem. Biz orada bir zamanlar bir numaralı partiydik. Şimdi yine o noktaya geleceğiz. Bölgede korkuya dayalı oluşmuş bir yapı var. Terör çığırtkanlığı yaparak içeride olduğu halde bölücü terör örgütünün başının heykelini dikecekmiş. Öbür tarafta oyunuzu verirken filancayı hatırlayın diyor. Şunu söylemekle bir sinyal verebilirim. Diyarbakır mitingi muhteşemdi. Balkonlarda, caddelerde insanların ilgisi çok çok farklıydı.

Gençlik yıllarımda seçim kazanmıştık. O zamanki heyecan neyse oraya dönüş var. Şimdi fetret devri geçti. Şimdi bu devri aslına rücu ettireceğiz. Malatya tek kelimeyle muhteşem. Bölgenin genelini aldığımızda yine oralarda birinci partiyiz. Kürt, Türk, Arap, Çerkez, Laz, Roman diye bir ayırım yok. Biz yaradanı yaradandan ötürü sevdik. Bölgeye gitmeyi çekinmiyoruz ve gideceğiz.

"Onların ezana ve bayrağa saygısı yok"

İki kere iki dört. Tweet'lerde bazı mesajlarda garip garip şeyler var. Ana muhalefetin sözcüsü bu polislere karşı yapılmış bir tepkidir diyor. Bir defa bu hazırlık nereden? Hepiniz düdüklerinizle oraya geliyorsunuz, ezan okunuyor bunlar öttürülmeye başlıyor. Bu milletin kırmızı çizgisi ezan, bayrak ve vatandır. Bundan taviz yok. Değerlerimize yönelik her türlü saldırı beka tartışmasından bağımsız düşünülemez. Bu olayı duyunca Ankara'daydım. Hemen valimizle bağlantı kurdum. Toplantı ve gösteri yürüyüşleriyle alakalı bir müracaatları var mı? Dediler ki, yok. Bunlarda zerre kadar düşünce olsa hemen valiliğe müracaatını yaparsın, size uygun yerlerde yürüyüş, toplantı için size izini verir, orada toplantınızı, gösterinizi yaparsınız. 'Ben istediğim yerde yaparım' dersen, hayır! O bir defa kamu düzenini bozmaya yönelik eylemdir. İstiklal Caddesi'nin değişik yerlerinden buraya girmeye çalıştılar. Gezi olaylarında da bunu yaptılar. Cam çerçeve kırdılar. Otobüsü yaktılar, Türk bayrağını yaktılar. Biz buna olumlu mu bakacağız?

Zaten onların ezana, bayrağa saygısı yok. Ben meydanlarda da gösteriyorum. Gezi olaylarında CHP'nin bayrakları ile diğer malum kolkola gezdikleri siyasi hareketin paçavraları yanyana Taksim meydanına çekildi. Atatürk anıtının olduğu yere çekildi. Bunları görmeyelim mi? Aynı meydanda bayrağımız yakıldı. Bunları görmeyelim mi? Bunlar ezan saatinde bunu planlıyorlar. Müracaatın olmadığı gibi bu şekilde gösteri ve yürüyüşlere müsait olmayan bir yerde bunu yapıyorsunuz. Akşam 19.00 civarında bunu yapıyorsunuz. Eğer bu ülke hukuk devleti ise herşeyin hukuk içerisinde yürütülmesi gerekir. Bu hukuk bana hangi hakları tanıyorsa vatandaş olarak buna uymak zorundayım. Polis, jandarma vatandaş daha huzur içinde yaşamı sürdürsün diye var.

"Şanlıurfa'da biz de Kadınlar Günü'nü kutladık"

Orada CHP'li bir kadın, geçmişte ezana karşı tivit atmış birisi. Bunlar bayrak, ezan düşmanı. Kadınların arkasına saklanarak adeta siyasi bir kumpanya düzenlemeye kalktılar. Bir yerde bu işi açık tutarsanız bunun önüne geçemezsiniz. Biz de 8 Mart Kadınlar Günü'nü kutladık. Şanlıurfa'da kutladık. Salon tıklım tıklım doldu. Sanatçılarımız geldiler, kendi sunumlarını yaptılar. Biz de konuşmalarımızı yaptık. Bunu böyle de yapabilirlerdi. Ama onlarda böyle bir anlayış yok.

"Alibeyköy'deki taş ocağına Haliç'in çamurunu taşıdık"

Şu anda İzmir körfezi kokudan geçilmiyor. Mevcut belediye orada böyle bir temizlik harekatına girmiş değil. Haliç için bize enteresan teklifler geldi. Burayı biz dolgu merkezi haline getirelim. Hafriyatları buraya dökelim, bu gidişle burada kayma olabilir, felaketler yaşarız. Biz birçok yerde uluslararası camiayla irtibatlar kurduk. Neticede biz burayı temizleriz, siz bize yeter ki, buradan çıkacak çamuru, balçığı nereye naklederiz, yardımcı olun. Alibeyköy'de devasa taş ocağı vardı. Kullanılmaz durumdaydı. 9,5 kilometre Haliç'ten oraya mesafe vardı. Pompaj sistemleriyle balçığı, çamuru oraya pompaladık. Fen İşleri'ne bakan genel sekreter yardımcım Prof. Dr. Adem Baştürk hocamız vardı. Kendisi ilgileniyordu. Burada adeta tülbent gibi yaygın bir şey var, bu tülbentin üzerinde balçık kalıyor. Oradan süzülen kirli su tekrar diğer bir pompajla Haliç'e aktarılıyor.

"2040 yılına kadar su sorunu olmayacak"

Bu ruh adayımız Binali Yıldırım Bey. Benim o zaman İDO Genel Müdürümdü. Güçlü bir kadromuz vardı. İSKİ'nin başında Veysel Eroğlu Bey vardı. İstanbul susuzdu. O zaman doğanlar, o zaman oy kullanamayanlar İstanbul'un susuzluğunu bilmiyorlar, çöp dağlarını, hava kirliliğini bilmiyorlar. Bizler suyu 194 kilometreden Istranca tarafından getirdik. Aynı şekilde bir o kadar uzaklıkta Melen'den Anadolu yakasına getirdik suyu.

Bir tarafta bir sıkıntı yaşarsak diğer taraftan takviye yapalım. Boğazın altından hat geçirdik. Bir tarafta bir sıkıntı yaşarsak deplase edelim. O zamanlar dedik ki, '2040'a kadar İstanbul'un su sorunu olmayacak'. Bu ruh oradan geliyor. CHP zihniyeti tankerlerle su getiriyordu. Benim garip vatandaşım oradan su kapabiliyorsa su kapıyordu. O zamanki CHP belediye başkanı bulutları bombalamayı kafaya koydu. Sonra Yalova'dan tankerlerle getirmeye kalktı, o su Kuruçeşme'ye anca yeter.

"Krizler geride kaldı"

Artık bu krizler geride kaldı. Bizim için 2019, tam aksine ateşlemenin yapılacağız bir yıl. 2019 güncel verileri ekonominin ılımlı bir toparlanma eğilimini işaret ediyor. Turizmde çok iyi noktaya geldik. Bunlar bizim büyümeyi etkileyen ana kalemler. Nisan itibarıyla yapısal reformlarla süreci güçlendireceğiz. Cari açığı azaltıyoruz, katma değer üretimini de arttıracağız. Refahı yükseltecek adımları emin adımlarla uygulamaya devam edeceğiz. Petrol, doğalgaz... Buraya olan bağımlılık bizim cari açığımızı olumsuz olarak etkiliyor. Birçok şeyi başarımış durumdayız. Savunma sanayiinde attığımız adımlar bizim lehteki dönüşümümüzdür. Geçen yıl 2.5 milyar dolar gibi bir girdimiz var. Bu gittikçe artacak. Sermaya piyasalarına bakıyoruz, ilk 2 ay içerisindeki giriş 600 milyon doları buldu. Yatırımcının algısı olumlu anlamda gelişiyor. Endişe edecek bir şey yok. İçimizdeki en büyük tetikçi muhalefet. Olumsuz nasıl gösteririz bunun gayreti içindeler.

"IMF bizden borç istedi"

Küresel ekonomide artan zorluklara rağmen Türkiye ekonomisi ikinci çeyrekten itibaren pozitif tabloyu yakalayacaktır. Her şeyden önce IMF'in bizim kapımızı çaldığı dönem CHP iktidarı dönemidir. İktidara geldiğimizde 23,5 milyar dolar borçla devraldık. 2013 Mayıs'ında IMF'e borcu bitirdik. IMF bizden borç istedi, 5 milyar Avro. Arkadaşlar sordu, 'verin' dedim. Ama dedi, bugün borç alan yarın talimat alır. Baktılar ki 'çılgın Türkler' geliyor, IMF o borcu almadı. Biz borcu sıfırladık. Merkez Bankamızın tırmanışı devam etti. Döviz rezervi 100 milyar doları yakaladı. Şimdi biz onu 136 milyar dolar çıtaydı, orayı geçeceğiz.

"İnsanlarını 1. ve 2. sınıf olarak ayıran bir İsrail var"

Malum yaklaşan bir seçim var. Netanyahu İsrail'de yolsuzluklara, rüşvete bulaşmış. Bu şaibeyle dolaşan birisi durumda. Türkiye'de hapislerde gazeteciler vs. diye bir yerlerden girerek suyu bulundurmaya çalışıyor. İsrail'inde demokrasiyle ilgili bir ülke gibi anlatıyor. Sen kime neyi anlatıyorsun Netanyahu! Bizim ibadethanelerimize postallarınızla girecek kadar seviyesizsiniz, kadınlara, çocuklara zulmedecek kadar vicdansızsınız. Bunun neresi demokrasi? Orada inanç, düşünce, fikri özgürlük yok. Şu anda tüm vatandaşların değil o sadece Yahudi halkının ulus devletidir. Tüm halkının olması mümkün değil. Kendi vatandaşlarının 1. ve 2. sınıf olarak kategorize eden tek söylenecek İsrail'dir. Bu ırkçı yaklaşımı biz kınıyoruz. Batılı ülkelerin Harem-i Şerif baskını konusunda hala ne yapacaklarını merak ediyorum. Orası sadece Müslümanların değil aynı zamanda Hıristiyan dünyasının kutsal mabedi konumunda.

"S-400 konusunda geri adım atmayız"

Bizim için aslolan birinci derecede Türkiye'nin güvenliğidir. Biz güvenlik meselesinden taviz veremeyiz. Güney sınırımızdan ülkemize yönelik gerçek bir tehdit var. Şu anda Suriye'nin elinde bu tür silahlar mevcut. Böylesi bir tehditle karşı karşıya kalan bir ülke, biz de ülkenin güvenliğimizi teminat altına almamız lazım.

Biz ABD'den patriotları istedik, 'Kongre müsaade etmiyor' dediler vermediler. Çalışmamızı başlattık, Rusya olumlu bir tavır sergiledi. Faiz oranları, kredi temini, ortak üretim noktasında Rusya'nın bize karşı yaklaşımı çok çok olumluydu. Bunu da Temmuz'a çektiler. Biz bu işi bitirdik. Geri adım atmamız sözkonusu değil.

Ben bunu sayın Trump'a söyledim. En sonunda bana hak verdiğini söyledi. 'Eğer ortak üretim, kredi noktasında fizibil olursa sizlerle de patriot adımını atabiliriz' dedik. Savunma bakanlarımız karşılıklı olarak birbirleriyle görüşmeleri devam ettiriyorlar. Temmuz ayı S-400 noktasında çok önemli.

"Bu işin affı yok"

Yunanistan'ın S-300'leri var. Bulgaristan'da da var. Yunanistan NATO üyesi. Slovakya'da var. Türkiye olunca niye? Bunları hep onlara aktardık. Şu anda yol haritamızı belirlediğimiz gibi yürütüyoruz. Kullanılmıyor diye bir şey yok. Şurada bizim uçaklarımız Ege'ye kalktığı zaman anında Yunanistan'da uçaklar da kalkıyor. Biz kaldırınca niye kalkıyor. Bunlar turistik değil. Bu işin affı yok. Eşşeği sağlam kazığa bağlayalım ondan sonra Allah'a havale edelim.

 

Haftanın Özeti

www.yeniakit.com.tr internet sitesinde yayınlanan yazı, haber, röportaj, fotoğraf, resim, sesli veya görüntülü sair içeriklerle ilgili telif hakları Uğurlu Gazetecilik Basın Yayın Matbaacılık Reklamcılık Limited Şirketi’ne aittir. Bu içeriklerin iktibas hakkı saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeksizin iktibas olunamaz; hiçbir surette kopyalanamaz, yeniden yayıma konulamaz.
Haber Tarihi: 14 Mart 2019 Perşembe 21:59

YORUM YAZ

  • SalihSalih6 gün önce
    Vatandaş rumuzlu yorumcu, ip chp sp hdpkk bir arayagelmiş Erdoğan bu ittifaka zillet diyor.e bu arada sizinkiler de boş durmuyor onlarda Erdoğan veBahçelinin biraraya gelmesine çamur ittifakı diyor size mübahta bize mi günah
  • SalihSalih6 gün önce
    Kurban olurum seni yaradana Erdoğan ,ben oturduğum yerden dayanamıyorum bu iftiralara ,karalamalara,dilerim Erdoğan a iftira atanlar iftiraya uğrasın inşaallah.
  • Hüseyin urhanHüseyin urhan6 gün önce
    Bana sorulacak olursa akp içinde ciddi bir metal yorgunlugu var biz bunu bir sivaslı olarak kendi vekillerimizde gördükinşaAllah bu yerel seçimlerde başarıyla çıkacagımıza inanıyorum fakat seçimden sonra iyi bir yenilenmenin ve yapılanları sorgulamanın içine gireriz
  • vatandaşvatandaş6 gün önce
    benimle beraber milyonlarca insanın oy verdiği,temsilci diye meclise gönderdiği partilere oy verenleri zillet diye hakaret ederseniz biz de sizi kendimizecumhuırbaşkanımızolarak görmeme hakkını kendimizde buluruz.Bir cumhurbaşkanının yapacağı şey söyleyeceği söz bu değildir.Ayrıştırırsanız hakaret ederseniz o makamın saygınlığı kalır mı?Şimdiye kadar o makamda olan hiç birinin söylemediğini sizler söylüyorsunuz yazık ediyorsunuz.
  • BozoBozo6 gün önce
    Chp dağılacak izmirde bile kaybedecek
  • Gerçek ülkücüGerçek ülkücü6 gün önce
    Harikasın reis
  • YorumcuYorumcu6 gün önce
    KAHROLSUN fetö pkk varol reis
  • AdamsinAdamsin6 gün önce
    Reissssssss
  • derin analizderin analiz6 gün önce
    devletin malını kendin kazanmış gibi tepe tepe kullanıyorsun aynen açık büfe gibi.. gündüz iller, geceleri tv'ler emrinde... sonra demokratik ve adil bir seçime gidiyoruz diye havalar...batsın böyle bir düzen.
  • KurtKurt6 gün önce
    Helal reis

Günün Özeti

Günün Karikatürü

21 Mart 2019