- Her şeyden önce ana-baba aşırı iddialı-idealist olmamalıdır. Ailelerin büyük kısmı kendi çocuklarının farklı olduğuna inanarak farklı çocuk muamelesinde bulunurlar.
- Çocuk okula ruhen hazırlanmış olmalıdır.
- Her evin yazılı olmasa da kuralları olduğu gibi okulların da kuralları olduğu, işleyişini, kurallara uymak gerekliliğini çocuğa tatlı dile defalarca anlatılmalıdır.
- Öğretmenin ve okul arkadaşlarının iyi özellikleri gösterilecek öğretmen ve öğrencilerin sevdirilmesine çalışılmalıdır.
- Çocuğun ruhsal gıdası sevgidir.
- Tabii olarak yapılacak işler için ödül verilmemelidir. Bir alışkanlık kazandırmak gayesiyle sınırları çizilmiş ödüller vaad edilebilir.
- Cezâ suçun karşılığıdır. Suç olayından hemen sonra geciktirmeden verilmelidir.
- Yazı yazmakla sol elini kullanan çocuğa elini değiştirme teklifinde, çabasında bulunmak sakıncalıdır.
- “Her çocuğun evde kendine ait bir köşesi ya da hiç olmazsa ondan başka bir kimsenin karıştırma hakkı olmadığı bir masası ve anahtarla kilitli bir çekmecesi olmalıdır.
- Koyulan kuralın yaptırımı için çocuğun takip edilmesi gerekmektedir.
- Çocuk ödevlerini yapmak güçlük çekebilir, eli yorulabilir, bıkkınlık hâli oluşturabilir. Ana burada mahâretini göstermeli, çocuğun ödevini yapmasını sağlamalı, hem de bıkkınlık hâlini zevke, eğlenceye dönüştürmelidir.
- Okuldan gelen çocuğumuzun defterine mutlaka bakmalı, neler yaptığını görmeli, bunun üzerinde konuşmalıdır.
- Okul araç-gereçlerini muhafaza edip-etmediği yakından takip edilmelidir.
- Çocuğun okuldaki durumunu iyi tespit etmek gerekmektedir.
- Çocuklara sürekli yapma-etme, dökme, yırtma, kaybetme, kirletme gibi olumsuz emirler vermek yerine iyi öğüt, iyi telkin yararlı olur. Çocuklar çerçevesi çizilmiş ortamda özgür bırakılmalıdır.
- Deneme-yanılma ile öğrenmelerine imkân hazırlanmalıdır.
Kaynak: Emine Taşgetiren, Çocukla İletişim, Erkam Yayınları