Akşam Gazetesi Yazarı Serkan Fıçıcı Bağımsız vekil Mehmet Ali Çelebi'nin muhalefetin troll çetelerince linç edilmesi sonrası ilginç bir yazı kaleme aldı. PKK terör örgütüyle açıktan ilişkileri bulunan HDP adlı oluşum ile CHP'nin açıktan ittifak halinde olması hasebiyle CHP'den istifa eden Çelebi'ye neredeyse 'neden PKK'yı destekelmiyorsun' diyecek hale gelen karaktersizler ordusunun tutumunu ele alan Fıçıcı 'Mehmet Ali Çelebi eğer "CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'nun en büyük arzusunu gerçekleştirmek yani Selahattin Demirtaş'ın serbest kalmasını sağlamak için siyasete HDP'de devam edeceğim" deseydi...' diyerek yönelttiği bu sorunun cevabını aradı.
Akşam Gazetesi Yazarı Serkan Fıçıcı Bağımsız vekil Mehmet Ali Çelebi'nin muhalefetin troll çetelerince linç edilmesi sornası ilginç bir yazı kaleme aldı. PKK terör örgütüyle açıktan ilişkileri bulunan HDP adlı oluşum ile CHP'nin açıktan ittifak halinde olması hasebiyle CHP'den istifa eden Çelebi'ye neredeyse 'neden PKK'yı destekelmiyorsun' diyecek hale gelen karaktersizler ordusunun tutumunu ele alan Fıçıcı 'Mehmet Ali Çelebi eğer "CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'nun en büyük arzusunu gerçekleştirmek yani Selahattin Demirtaş'ın serbest kalmasını sağlamak için siyasete HDP'de devam edeceğim" deseydi...' diyerek yönelttiği bu sorunun cevabını aradı. İşteo yazı:
CHP'nin yeni nefret objesi Mehmet Ali Çelebi...
Dur durak bilmeden saldırıyorlar.
Yalnız Çelebi mi?
Nedim Şener, Metin Feyzioğlu ve Hulki Cevizoğlu da hedefte...
Ne diyorlar?
-Küfür, aşağılama, hakaret kısmını bir tarafa bırakırsak...
Ortaya koydukları tez şu: "Siyasette kimse görüş ve taraf değiştiremez bunu yapan menfaatçidir, satılmıştır, haindir, kötünün de kötüsüdür"...
Bunu söylüyorlar.
Bu isimler görüşlerinden vazgeçmiş değiller.
Dün nerede duruyorlarsa bugün de oradalar.
Buna rağmen linç kampanyalarına hedef oluyorlar.
İşin bir de pek görünmeyen tarafı var.
Perdeyi hafif aralayınca ortaya başka bir manzara çıkıyor.
Bir soruyla ilerleyelim.
Mehmet Ali Çelebi'ye taş atanlar aslında kimleri vuruyor?
-Mesela CHP'ye başka partilerden gelenler...
Sonra Babacan ve Davutoğlu...
Öyle ya hepsi görüş ve taraf değiştirmiş isimler...
Bunlara İmamoğlu ile Yavaş'ı da eklemek mümkün...
Biri ANAP'tan diğeri MHP'den transfer...
Mehmet Ali Çelebi'ye saldırıyorlar...
Attıkları bumerangın dönüp dolaşıp kendilerini vuracağını fark etmiyorlar.
Bu hızla giderlerse varacakları yer " CHP'de kendimizden başka kimseyi kabul etmiyoruz, etmeyeceğiz" durağıdır.
O durağa gelindiğinde "anadan doğma öz hakiki CHP'liler" ile "sonradan olma partililer" arasında çatışma kaçınılmazdır.
Dönelim yazının başında saydığımız isimlere...
Mehmet Ali Çelebi...
Nedim Şener...
Hulki Cevizoğlu...
Metin Feyzioğlu...
Atatürkçü kimlikleriyle tanınıyorlar.
Cumhuriyet değerlerine bağlılar.
Hepsinin tek bir ortak yönü var.
PKK ve FETÖ ile açıktan savaşıyorlar.
CHP'yi de terör örgütleri ile gerçekten mücadele etmemekle eleştiriyorlar.
Belki de bunca saldırıya maruz kalmalarının gerçek sebebi budur.
Lafı uzatmanın gereği yok.
Mehmet Ali Çelebi eğer "CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'nun en büyük arzusunu gerçekleştirmek yani Selahattin Demirtaş'ın serbest kalmasını sağlamak için siyasete HDP'de devam edeceğim" deseydi...
Bugün ona saldıranlar ne yaparlardı?
- Karşısında selam dururlardı.
Neyi tartışıyoruz?