• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Bütün düşmanlıkları İslami değerlerimizeydi

Yeniakit Publisher
2024-02-28 07:58:00 -
Bütün düşmanlıkları İslami değerlerimizeydi

Dönemin muktedir paşaları, laikçi azınlık ve tetikçi medya iş birliğiyle Millî Görüş lideri merhum Prof. Dr. Necmettin Erbakan önderliğinde kurulan Refah-Yol iktidarını devirmeye ve mütedeyyin kesimi yok etmeye yönelik 28 Şubat 1997’de yayınlanan MGK kararlarının üzerinden tam 27 yıl geçti.

Türk siyasi tarihine kara bir leke olarak geçen 28 Şubat 1997 askeri darbesi yıldönümünde lanetle hatırlanıyor. Türkiye’yi onlarca yıl geriye götüren, milyonlarca insanın hayatını etkileyen, ülke ekonomisini yüz milyarlarca dolar zarara uğratan cuntacılar büyük zulümlere imza attı. Üniversite kapılarına kurdukları ikna odalarıyla başörtülü kızların eğitim hakkını gasp eden, Müslümanca yaşama idealindeki insanları uydurma delillere müebbet hapse mahkûm eden darbeciler, Müslümanlara kendi öz vatanlarında parya muamelesi yaptı. Millî Görüş Lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın liderliğindeki 54. Hükümeti adeta silah zoruyla indiren vesayet odakları, milli iradeyi tank paletleri ve kirli postalları ile ezdi. Aradan çeyrek asır geçmesine rağmen, Müslümanların belleklerinde acı bir iz bırakan post modern darbe, arkasında sayısız mağdur bıraktı.

PKK’DAN TEHLİKELİ GÖRDÜLER

Takvim yaprakları 28 Şubat 1997’yi gösterdiğinde, kendilerini Türk milletinden üstün gören bir avuç megaloman cuntacı paşa, hükümeti istifaya zorladı. Vatanın bölünmez bütünlüğünün konuşulması gereken MGK toplantısı, paşaların ego tatmin ettiği ve milletin iradesine tehditler yağdırdığı bir şov alanına döndü. Refah Partisi kapatılırken, merhum Erbakan’a da siyasi yasak getirildi. Milletin belleğinde onulmaz bir yara açan toplantıya giden süreç ise cuntacılardan kuvvet alan vesayet odakları tarafından özenle dizayn edildi. Bundan önceki tüm askeri müdahaleler, iç güvenlik ve demokrasi bahanesiyle yapılırken, 28 Şubat’ta doğrudan ülkenin asli unsuru Müslümanlar ve Türkiye’nin bir vatan parçası haline gelmesini sağlayan ‘İslam’ mensubiyeti hedef alındı. Müslümanları PKK’dan daha tehlikeli gören 28 Şubatçı TSK komuta kademesi, mütedeyyin insanların en doğal refleksinin bile ‘irtica’ kapsamında değerlendirildi.

Ali Kalkancı, Fadime Şahin’ler

Bu süreçte, Ali Kalkancı, Fadime Şahin gibi aktörler piyasaya sürülerek Müslümanlar karalandı. İslam dinine ve Müslümanlara yönelik psikolojik bir harekât başlatan marjinal yobazlar, mütedeyyin cenah üzerinde mobbing fırtınaları estirdi. Tek dertleri Müslümanca yaşamak ve İslami kaideleri benimsemek olan onlarca Müslüman, uydurma gerekçelerle zindana atıldı. Samimi Müslümanların tasfiye edildiği bu süreç, takıyyeci FETÖ’cülerin devletin kılcal damarlarına sızmasının önünü açtı.

SİYONİST İSRAİL İÇİN YAPTILAR

Millet iradesinin asker postalları altında kevgire çevrildiği, Sincan’da tankların yürütüldüğü dönemin Genelkurmay Başkanı Orgeneral İsmail Hakkı Karadayı’nın darbeden hemen önce, 24 Şubat 1997’de İsrail’e gittiği ortaya çıkmıştı. Darbenin mimarlarından dönemin Genelkurmay İkinci Başkanı Orgeneral Çevik Bir’in ise darbe öncesi ABD’ye, sonrasında ise İsrail’e ziyaret gerçekleştirdiği öğrenilmişti. Çevik Bir, 2012 yılında ABD’nin “Middle East Quarterly” adlı dergisine yazdığı makalede, “28 Şubat’ı İsrail için yaptık” itirafında bulunmuştu.

İmanlı bir neslin istikbalinin gasp edildiği meş’um 28 Şubat darbesinin gerçekleştirilmesinin en önemli nedenlerinden biri de vesayet odaklarının musluklarının kesilip, halkın refah seviyesinin artırılmasıydı. Sınırımızdaki Çekiç Güç’ün sonlandırılması ve terör örgütü PKK ile etkin bir mücadele yürütülmesi de darbecilerin harekete geçmesine yetmişti. 
ÖNE ÇIKAN VİDEO

YIKIMIN FATURASI BÜYÜK OLDU

Her alanda telafisi mümkün olmayan hasarlar açan 28 Şubat’ta, 19 bankanın içi boşaltıldı. Türkiye direkt olarak 60 milyar dolar zarar uğratıldı. Zararın boyutu dolaylı etkileriyle birlikte 200 milyar doları buldu. İç borç 6.6 katrilyondan, 117.3 katrilyona çıktı. Türk Lirası, dolar karşısında yüzde 900 değer kaybına uğrarken, ülke IMF’nin emri altına girdi. Mütedeyyin kesimin göz bebeği olan İmam Hatip Liselerinin orta kısımları kapatılırken, 8 yıllık zorunlu eğitim getirildi. Başörtülü kızların eğitim hakkı engellendi. Katsayı zulmüyle İmam Hatipler ve Meslek Liselerinin önü kapatılırken, 12 yaş altındaki çocukların Kur’an Kursu’na gönderilmesi yasaklandı. Mütedeyyin memurlar ise disiplinsizlik’ bahanesiyle görevlerinden atıldı.

YANLARINA KALMADI

Milyonlarca mağdur gibi Hakk’ın ve hakikatin sesi olan akit Gazetesi de o dönem panzerlerle basılırken, BÇG ve CÇG gibi oluşumlarla mütedeyyin kesime yönelik kumpaslar kuruldu, FETÖ palazlandı. Bugün hapse mahkûm edilen ve rütbeleri sökülen postalcı paşalar, o dönem demokrasi ve insan haklarını askıya aldı. Aralarında Çetin Doğan, Fevzi Türkeri ve Erol Özkasnak’ın da olduğu 7 üst düzey darbeci halen cezaevinde tutuklu bulunuyor.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

viçdan

Bir asıra yakın bu ülke vatandaşları sırf dini değerlerine müdahale işgal edilmiş bir ülke vatandaşları gibi muamele gördü.buna sebepdirki türkiye bu zamanda bir milim yol alamamış, her alanda dünyanın gerisinde kalmışdır.

hesap

AKİT SİZ BİZİM CANIMIZSINIZ O ZAMAN Kİ MÜCADELENİZİ CİHADINIZI ÇOK İYİ BİLİYORUZ EVET ONLAR DARBECİ DEĞİLDİLER BENCE O ZAMANIN KÜFFAR TEMSİLCİLERİ İDİ BU ÜLKENİN ROMANIN MİRASCISI OLMAYA ZORLUYORLARDI Kİ İSRAİL BURALARI RAHAT ELE GEÇİRSİN EVET HALA ONLAR DEVAM EDİYORLAR AMMA BİZİM GİBİ SALAKLAR HALA AYNI MANYAK KAFADA YAŞIYORUZ
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23