Binbir yalan ve dolanla teslim aldıkları belediye ve yönetim koltuklarına beceriksizlik ve tembellikleriyle damga vuran CHP/sol zihniyeti 20 yıldır değişmedi. Son olarak İstanbul’daki selde aciz kalan ve kriz yönetim refleksi bulunmayan sol zihniyet, 17 Ağustos 1999’dan, 17 Ağustos 2019’a hep aynı rezaletleri sergiledi.
20 yıl önce devletin, günümüzde ise metropollerin yönetimini ele geçiren CHP/sol zihniyeti yine beceriksizlik ve tembellik örnekleri sergiliyor. 17 Ağustos 1999’daki Marmara Depremi’nin altında kalan Ecevit Hükümeti’nin ihmalkârlık ve beceriksizliklerinin hemen hemen aynısını 9 Haziran’daki sel felaketinde CHP’li belediye başkanlarından Mansur Yavaş Ankara’da, Ekrem İmamoğlu ise İstanbul’da yansıttı.
Marmara Depremi’ndeki acziyet
İktidarda DSP’nin koalisyon hükümetinin bulunduğu 1999 yılında yaşanan Marmara Depremi ile beliren devletin acziyetler silsilesi, günümüzde farklı isimlerle sürdürülüyor. 17 Ağustos 1999’da 17 bin 840 kişinin öldüğü, 43 bin 953 kişinin yaralandığı, 285 bin 211 konut, 42 bin 902 işyerinin hasara uğradığı Marmara Depremi karşısında aciz kalan Ecevit Hükümeti, ilk açıklamayı 6 saat sonra yapmıştı. Hükümet yetkilileri, afet bölgesine ise 3 gün sonra gidebildi. Benzer şekilde İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu da 17 Ağustos 2019’da yaşanan sel felaketi sırasında tatilde keyif çattı ve 24 saat sonra kente gelebildi. 9 Haziran 2019’da Ankara’da yaşanan sel baskınında Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin CHP’li Başkanı Mansur Yavaş, Londra’da tatildeydi. Yavaş, 3 kişinin can verdiği olaydan 13 gün sonra Ankara’ya dönebildi.
Elinde telsiz, dilinde yalan
1999’daki depremde dönemin Başbakanı Bülent Ecevit, arkasında gülüp kahkaha atan yardımcılarının önünde yaptığı basın açıklamasında, “Ne normal telefon, ne de cep telefonu çalışıyor. Ancak telsizle haber ulaştırabiliyoruz” açıklamasını yapmıştı. Ulaşım olarak Ankara’ya çok yakın olan İstanbul, Sakarya, Yalova, İzmit, Bursa gibi kentlere ziyaret yerine devlet yetkilileri oturdukları yerde ellerinde telsizlerle kapalı kapılar arkasında süreci idare etmeye çalıştı. İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ise selden 24 saat sonraki açıklamasında Meteoroloji’nin geç haber verdiğini savundu. Oysa Meteoroloji selden 2 gün önce, 15 Ağustos’ta aşırı yağış uyarısı yapmıştı. 20 yıl önce Ecevit’in yönettiği devlet haftalarca deprem bölgesine su ve elektrik veremedi. Günümüzde ise İstanbul’da Kapalıçarşı gibi ticaretin önemli merkezlerine günlerdir ne su verilebiliyor ne de elektrik.
Tembellik, küstahlık...
1999’daki depremde Kızılay Başkanı Kemal Demir, Ankara Otel’deki odasından çıkmayarak gelişmeleri televizyondan takip etti. Kızılay’ın deprem bölgesindeki çadırlarının kapısı kilitli kaldı. 17 Ağustos’ta İstanbul’daki sel felaketinde İBB’den hiçbir yönetici gün boyu bir tek kriz noktasına bile ulaşmadı. Vatandaşlar ne İBB’ye ulaşabildi, ne Beyaz Masa’ya, ne de AKOM’a... 20 yıl önce devleti afet bölgesinde görmek isteyen mağdurların su ve elektrik çağrısına Sağlık Bakanı Osman Durmuş “Tuvaletinizi camiye yapın, duşu denizde alın” çağrısıyla cevap verdi. 2019’da İmamoğlu, felaketten 24 saat sonra yaptığı pişkin açıklamada neden hiçbir yetkiliyle görüşemediklerini soranları azarlayıp eleştirenler hakkında “Boş konuşuyorlar” dedi.
