Aydın Doğan gerçekleri gizledi! FETÖ bağlantısı...
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
Yıllardır dış destekli yürüttüğü medya patronluğunu bırakarak Doğan Medya Grubunu satan Aydın Doğan, gerçekleri bir kez daha saptırdı. FETÖ’nün avukatıyla iş birliği yapmaktan tutun, 17-25 Aralık olaylarından sonra tamamen FETÖ ağzına bürünen ve HDP’ye oy isteyen Doğan’ın söylediği yalanlar rahmetli Hasan Karakaya'nın 2014'te kaleme aldığı yazısıyla tekrar gün yüzüne çıktı.
yeniakit.com.tr özel haber Günlerdir gündemi işgal eden Doğan Medya Grubunun satılmasıyla ilgili Aydın Doğan ilk kez konuştu. T24’ün çeşitli soruları cevaplayan Doğan, özellikle FETÖ hakkında yine gerçekleri sakladı. Doğan, “Bu satış için baskı gördünüz mü, sonuçtan üzgün müsünüz?” sorusuna şöyle cevap verdi:
Hayır. Ama bu sektörde çok çektim. Benden 1 milyar dolar vergi aldılar. Sonra da 260 milyon dolar aldılar. Bunu yapanların 16'sı da FETÖ'cü çıktı. Kimi tutuklandı, kimi kaçtı, ama 16'sı birden FETÖ'cü çıktı. Bu vergiyi benden niye aldılar hâlâ anlamadım.
RAHMETLİ KARAKAYA FETÖ BAĞLANTISINI DEŞİFRE ETMİŞTİ
Doğan’ın bu açıklamalarının ardından, akıllara rahmetli Hasan Karakaya ağabeyimizin bir yazısı geldi. Merhum Karakaya, 05.09.2014 tarihli “Fetullah Gülen’in avukatı, niçin Aydın Doğan’ın avukatı oldu?” başlıklı yazısında, Aydın Doğan’ın FETÖ ile olan bağlantısını deşifre etmişti.
HÜRRİYET, FETÖ AĞZIYLA HABER SUNDU
Karakaya, haberlerini FETÖ ağzıyla sunan Hürriyet hakkında şunları yazmıştı:
2 Eylül 2014 tarihli Hürriyet’in manşetinde, bu defa, yine 9 sütuna “Dosya kapandı” başlıklı bir haber vardı...
Haber özetle şöyleydi:
“İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, aralarında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın oğlu Necmettin Bilal Erdoğan’ın da bulunduğu rüşvet ve yolsuzluk soruşturması kapsamındaki 96 şüpheli hakkında takipsizlik kararı verdi. Takipsizlik kararını veren İstanbul Cumhuriyet Savcıları İsmail Uçar, İrfan Fidan ve Fuzuli Aydoğan şu ifadeleri kullandı: “Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı’nın örgüt lideri olarak gösterilmesi ve ‘Dönemin Başbakanı’ ibaresi kullanmak suretiyle, fezleke düzenlenmesi, soruşturmayı hazırlayanların hukuki bir soruşturma görünümü altında Türkiye Cumhuriyeti hükümetini cebren ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs ettiklerini ortaya koymaktadır.’”
Şu hâle bakın;
Herhangi bir gazete, normal olarak, bu haberi “25 Aralık’ın darbe girişimi olduğu tescillendi” başlığı ile verirdi... Ama, Hürriyet, her ne hikmetse “Dosya kapandı” başlığını kullanıyor ve böylece “dâvânın örtbas edildiği” gibi bir “algı” oluşturmaya çalışıyor!..
Bununla da yetinmiyor;
Verilen “takipsizlik” kararına rağmen, “dosyadaki iddialar” tek tek sıralanıyor ve böylece; “işte bu suçlamaların üstü örtüldü” gibi bir imaj oluşturulmak isteniyor!..
30 Ağustos ve 2 Eylül’deki bu haberlerin “üst üste” verilmesinin elbette bir anlamı var... Sabah gazetesinin ifadesiyle; “Aydın Doğan, Paralel tetikçiliğe devam ediyor!”
VERGİ KAÇIRIRKEN FETÖ’NÜN AVUKATI KURTARDI!
Aydın Doğan'ın 1997 senesinde Virgin Adaları'nda "kağıt ithalatı" yapmak için bir tabela şirketini faaliyete geçirdiğini hatırlatan Hasan Karakaya şu ifadeleri kullanmıştı:
Aydın Doğan, 2000’li yılların başlarında “kâğıt ithalâtı” yapmak için Virgin Adaları’nda kurdurduğu “tabelâ” şirketi 1997’de faaliyete geçirmiş ve 4 yıl sonra da bu şirket vasıtasıyla “kâğıt kaçakçılığı” yapmakla suçlanmıştı... İddialara göre, kaçakçılığın boyutu “60 milyon dolar” civarındaydı!..
(…) “Kâğıt üçkâğıdı” iddialarının ayyuka çıkması üzerine SPK bastırdı ve “Aydın Doğan hakkında ceza dâvâsı” açtırdı...
Dâvâ, 2011 yılında başladı...
Aydın Doğan’ın avukatı, ünlü avukatlardan Prof. Dr. Köksal Bayraktar idi...
7. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen dâvâdan “beraat” çıktı.
Ne var ki; bu karar, “2012 Nisan’ında, Yargıtay 7. Ceza Dairesi tarafından, hem de “oy birliği” ile bozuldu ve “gerekçe”de denildi ki; “Sanıkların mahkûmiyetine karar verilmesi gerekir.”
Dosya, yeniden 7. Asliye Ceza Mahkemesi’ne geldi... Ne hikmettir bilinmez; 2 Temmuz 2013’te görülen dâvânın “ilk celse”sinde “Hakim” değişmiştir!..
Değişen, sadece “hakim” değildir... “Aydın Doğan’ın avukatı” da değişmiştir!..
Ünlü avukat Prof. Dr. Köksal Bayraktar gitmiş, onun yerine “Fetullah Gülen’in avukatı Hasan Günaydın gelmiştir... Hasan Günaydın, Gülen’in diğer avukatı Orhan Erdemli’nin “Rehber Hukuk Bürosu”na bağlı bir avukattır!..
Anlayacağınız;
O zamana kadar “Fetullah Gülen’in avukatlığı”nı yapan Hasan Günaydın, artık “Aydın Doğan’ın avukatı” olmuş ve “kâğıt üçkâğıdı” dosyasına bakmaya başlamıştır!..
(…)Aydın Doğan’ın avukatlığını da “Fetullah Gülen’in avukatı” yapıyorsa, sizce, oradan “nasıl bir karar” çıkar?!?..
Kararın nasıl çıkacağını bilmem ama; “Hürriyet’in 30 Ağustos ve 2 Eylül manşetleri” onu gösteriyor ki; “Aydın Doğan, Paralel’e mahkûm!”
Ya da; Sabah’ın sürmanşetindeki ifadesiyle, “Paralel tetikçiliğe devam etmek” mecburiyetindedir!..
DOĞAN GRUBUNUN YAYINLARI, AYDIN DOĞAN’I İNKAR EDİYOR
FETÖ’nün kendisinden usulsüz bir şekilde vergi aldığını iddia eden Aydın Doğan, örgütle bağlantısı yokmuş gibi gösterse de, rahmetli Karakaya ağabeyimizin yazısındaki çarpıcı ifadeler ve Doğan medyanın yayınları bunu inkar ediyor.
FETÖ AĞZIYLA HDP’YE OY İSTEMİŞTİ
Haziran 2015 seçimlerinden kısa bir süre önce, Doğan Haber Ajansının resmi sosyal medya hesabı üzerinden skandal bir tweet paylaşılmıştı. Tweette, "Diktatörden hesap sorun. Oyunuzu HDP'ye verin" ifadelerine yer verilmişti. Kısa süre sonra aynı hesap, bunun bir saldırı olduğunu ve şifrelerinin çalındığını ileri sürmüştü.
CNN’NİN SELO’YU ŞİRİN GÖSTERME ÇABALARI
CNN’de Ahmet Hakan’ın sunduğu programa katılan PKK’nın siyasi sorumlusu Selahattin Demirtaş, sürekli şirin gösterilmeye çalışılıyordu. Demirtaş’a bağlama çaldırtıp kardeşlik türküleri söyleten kanal, daha sonra program KJ’sinde ise HDP’ye oy istiyordu.





