• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Avrupa’dan dost olmaz! Müslümana ev başörtülüye iş yok

Yeniakit Publisher
Haber Merkezi Giriş Tarihi: Güncelleme Tarihi:
Avrupa’dan dost olmaz! Müslümana ev başörtülüye iş yok

Avrupa'da İslamofobi üzerine yapılan çalışmalar, Müslümanların maruz kaldığı baskıyı gözler önüne seriyor.

Avrupa'daki Müslüman karşıtlığında 2016'dan bu yana keskin bir artış yaşanıyor. Bu konuda öne çıkan ülkelerden biri olan Belçika'da ayrımcılık, nefret söylemi, nefret suçuyla karşı karşıya kalanların 10'da 9'u Müslüman. Avrupa Birliği'nin (AB) Temel Haklar Kurumu (FRA) tarafından geçen hafta yayınlanan "Avrupa'da Müslüman Olmak-Müslümanların Deneyimleri" başlıklı rapor, Müslümanlara yönelik ırkçılık ve ayrımcılığı daha açık bir şekilde ortaya koydu. AB'ye üye 13 ülkede 9 bin kişiyle Ekim 2021- Ekim 2022 tarihlerinde yapılan araştırmanın sonuçlarına göre, her iki Müslümandan biri, gündelik hayatında bu tür muamelelere maruz kalıyor. Müslüman kadın, erkek ve çocuklar sadece dinleri nedeniyle değil, ten renkleri, etnik ve göç geçmişleri nedeniyle de ayrımcılığa uğruyor. Avrupa'da doğmuş genç Müslümanlar ile başörtülü kadınlar özellikle mağduriyet yaşıyor.

Belçika bu konuda öne çıkan ülkelerden biri. Rapora göre, Belçika'da Müslümanların yüzde 43'ü konut bulma konusunda ayrımcılığa maruz kalıyor. Belçika'da 1993'ten bu yana ayrımcılık, nefret söylemi ve nefret suçuyla mücadele alanında "bağımsız federal kamu kuruluşu" olarak faaliyet gösteren Belçika Eşit Fırsat Merkezi Direktörü Patrick Charlier, durumla ilgili değerlendirmede bulundu. Charlier, FRA raporunun durumun ciddiyetini yansıttığını belirterek, Belçika'da açıkça eğitim, iş hayatı ve toplum içinde Müslümanlara karşı düşmanlık görüldüğünü söyledi.

Göçmen karşıtlığı İslamofobiye dönüştü

Nefret söylemi ve suçlarında ciddi bir artış olduğunu ve bunu kendi raporlarında da ortaya koyduklarını ifade eden Charlier, "Belçika için dini ayrımcılıktan bahsettiğimizde, yüzde 90'ı Müslümanlarla ilgili. Ayrımcılık, nefret söylemi, nefret suçuyla karşı karşıya kalanların 10'da 9'u Müslüman. Geçen yıl en dikkat çekici vakalar, istihdamda görüldü. Mağdurların çoğu kadın. Bunların çoğu başörtüsü yasağı çerçevesindeki vakalar. Diğer hoşgörüsüzlük ve gerekçelerle karşılaştırıldığında en büyüğü başörtülü kadınların işe erişim olanakları." diye konuştu. Charlier, 2017'den 2023'e kadar ilgilendikleri tüm vakaların öncelikle istihdam, ardından sosyal medya, son olarak okullarda yaşanan ayrımcılığa ilişkin olduğunu dile getirdi.

Göçmen karşıtlığının da bir nevi Müslüman karşıtlığına dönüştüğünü dile getiren Charlier, "Ayrımcılık, nefret söylemi ve nefret suçu ciddi seviyelerde. Ülkemizdeki Müslümanlar için bu bir gerçek. Ama çok da artmıyor. Aynı düzeyde seyrettiğini söyleyebilirim." diyerek şöyle devam etti: "Bunun daha fazla yabancı düşmanlığı dediğimiz bir biçimle doğrudan bir bağlantısı var. Bu söylemin genellikle buraya gelenlerin Müslüman olmasıyla ilgisi var. Buraya gelenler Suriye'den, şimdi Filistin'den, Afganistan'dan, yani Müslümanlar. Ancak bu bizim kayıtlarımıza Müslümanlara karşı ayrımcılık' olarak geçmiyor. Daha çok, göçmen karşıtlığı."

Belçika'da kurulacak yeni hükümetin programında da dini sembollere karşı daha büyük kısıtlamaların yer aldığını belirten Charlier, kurum olarak bunun önüne geçmek için çalıştıklarını söyledi.

Fransa'nın kuzeyindeki bir camiye ırkçı saldırı düzenlendi. Ulusal basında yer alan haberlere göre, ülkenin kuzeyindeki Amiens şehrindeki Victorine Autier Caddesi'ndeki Assounna Camii kapısı 29 Ekim’de ateşe verildi. Caminin yönetiminden sorumlu dernek, ırkçı saldırıyla ilgili şikayette bulundu. Dernek Başkan Yardımcısı Bilel Furtado, sabah namazı için camiye gelenlerin duman kokusu üzerine yangını fark ettiklerini ve kasıtlı bir saldırı olduğunu ortaya koyan yanıcı ve yakıcı aletler bulunduğunu belirtti. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.

İspanyol marka haksız bulundu

Fransa'da mahkeme, başörtülü çalışanının işine son veren ünlü İspanyol markasının işten çıkarma kararını "haksız" buldu. Brüksel merkezli Avrupa İslamofobi ile Mücadele Topluluğu (CCIE), X hesabından yaptığı paylaşımda, Fransa'da işten çıkarılan başörtülü Farah isimli kadının ünlü İspanyol giyim mağazasına karşı açtığı davada sona gelindiğini duyurdu. CCIE'nin 2019'da işten çıkarılan başörtülü kadına destek verdiği davada Paris Temyiz Mahkemesi, İş Mahkemesinin çalışan lehine aldığı kararı onadı. Başörtülü kadını işten çıkardığı için dini ayrımcılık yapmakla suçlanan mağaza, işten çıkarma kararında "haksız" bulundu. Farah, 2019'da doğum izninin sona ermesinin ardından işine dönüş yapmış ancak İspanyol giyim mağazası başörtüsü ile işe gelen kadına iş yerinde "dini sembollerin" yasak olduğunu bildirmiş ve işten çıkarmıştı.

Ünlü İspanyol mağazası İş Mahkemesinin aleyhte verdiği kararı temyize götürmüştü.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Güney Doğulu

Eeeeee bu Dünya'nın batı yakasında farklı birşey yok. Batılı yok edicidir, ırkçıdır, din düşmanıdır. Ruhları siyonizme şeytan ı laine satılmıştır. Dilleri güzel konuşur içleri zehirdir, merhametsizdirler... En koyu Katolik hırıstıyanın Vatikan'ı bile Hz. İSA a.s. peşinden gitmez. Dedik ya dinden uzak, ruhsuz, emperyalist toplumlardan ne beklenir...... Bizim büyüklerimiz halen batı batı der...... Batıyı seven batıya gitsin. Dünyanın kaç bucak olduğunu görsün. Onlar Dünya insanlığını iliğine kadar sömürür...

Mikail okuroğlu

Eyy akit 35 40 yıllık birlikteligimiz var ama size karşı tavrım büyük ab abd itrail islama müslümana çok karşı vede savaşçıdır sistem olarak onlardan dost olmaz ama insanları hem iyi bir müslüman olur hemde insan olarak saygılı olur...
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23