• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Allah'a ve Resulüne itaat

Yeniakit Publisher
Haber Merkezi Giriş Tarihi:
Allah'a ve Resulüne itaat

Âlemleri yoktan var eden Allah Teâlâ’dır. Varlık âleminde Yüce Allah ne derse O’nun dediği olur.

O dilediğini yaşatır, dilediğinin canını alır. Dilediğini yüceltir, dilediğini alçaltır. İzzet, şeref O’nundur ve O’na nisbetle kazanılır. Topraktan Yarattığı Âdem’i (a.s.) ve zürriyetini yücelten, sorumluluk veren Allah’tır (c.c.). Yanı sıra bunu kabullenmeyip kibirlenen İblis’i ve ona uyanları da al aşağı edip zelil kılan yine O’dur.
Tıpkı bunun gibi insanlara örneklik yapacak peygamberlerin de kim olacağına, hangi milletten ırktan geleceğine, halkın arasındaki statüsüne bakmadan karar verme yetkisi Allah’u Teâlâ’ya mahsustur.

Allah insanları kullukla görevlendirmiş. Kullukta bulunurken seçilen peygamberleri kendisiyle insanlar arasında aracı-elçi tayin etmiştir.
İnsanın seçilen elçilere uymama gibi bir lüksü yoktur.

Zira iman esaslarından biri de peygamberlere imandır. Bu iman, peygamberlere kayıtsız şartsız itaati gerektirir. Allah’a isyan hariç. Ki peygamberler zaten iyilikten başkasını emretmezler.

Allah’a isyan ve günahta hiç bir kula itaat yoktur. Peygamberler günah işlemekten ve işlenmesine sebep olmaktan münezzeh olduğu halde bu kaydı düşmekte fayda vardır.


 

Bu kaydı düşmezsek kimi önderlere, (Allah muhafaza) ne yaparlarsa doğru yaparlar, hata işlemezler gibi bir vasıf atfedilebilir; bu da yanlıştır.

Yüce Allah, itaati konu aldığı her ayetin arkasında peygambere itaati de getirmiştir. Allah Teâlâ: “Allah’a itaat edin, Peygamber’e itaat edin ve onlara itaatsizlikten sakının...” (Mâide 5/92) buyurmaktadır. Yine:

“Ey iman edenler! Allah’a ve Rasûlü’ne itaat edin. Söylediklerini işitip durduğunuz halde ondan yüz çevirmeyin!” (Enfâl 8/20) buyurur.

Peygamberler kendilerinden insanlara bir şey emretmezler. Öyle bir yetkileri de yok. Onlar ancak Allah’ın kendilerine emrettiklerini tebliğ ederler. Bu sebeple peygambere itaat Allah’a itaattir. Ayette: “Kim peygambere itaat ederse, Allah’a itaat etmiş olur. Kim yüz çevirirse (bilsin ki) biz seni onlara bekçi göndermedik.” (Nisa, 4/80.) deniliyor.

Nitekim Peygaberimiz (s.a.s) de: “Bana itaat eden, Allah’a itaat etmiştir. Bana isyan eden, Allah’a isyan etmiştir...” (Müslim, İmâre) buyurmuş. Kur’an’da: “O kendi heva ve hevesiyle konuşmuyor. Onun konuşması ancak, bildirilen bir vahy iledir.” (Necm 53/3,4) buyrulur.


 

Her mü’min, Allah’a itaat ettiği gibi O’nun Resûlü’ne de uymakla sorumludur. Kurtuluş vadedilen müminlerin vasıflarından biri de Allah’a ve Resûlü’ne itaattir. Allah ve Resûlü sevgisi de her şeyden önce gelir. Kişinin öz nefsi de dahil. Efendimiz (s.a.s.) buyurmuş:

“Sizden biriniz, beni anne-babasından, çocuğundan ve bütün insanlardan daha çok sevmedikçe (tam anlamıyla) iman etmiş olmaz.” ( Buhârî, Îmân)

Sonuç itibariyle bir mü’min için hayatındaki her bir müşkülatta ilk müracaat edeceği ve hükmüne rıza göstereceği kaynak Allah ve Resûlü’dür. Ve buna teslimiyet şarttır. Müslüman için başka bir seçenek hakkı bulunmamaktadır. Bu, imanın gereğidir.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23