Suçlu: Amerikan kuvvetleri! 165 kız çocuğunun katili Trump: Kendi müfettişleri bile "Biz yaptık" Dedi
Sözde "medeniyet" maskesi takan katil ABD, gerçek yüzünü bir kez daha gösterdi! İran’ın Minab kentinde bir kız ilkokulunu füzelerle hedef alan Amerikan canileri, 165 sabiyi hayattan kopardı. Kendi müfettişlerinin bile itiraf etmek zorunda kaldığı bu alçak saldırı, Batı’nın çocuk kanıyla beslendiğini bir kez daha kanıtladı.
Okul Değil, Adeta Kasaphaneye Çevirdiler!
İran’ın Hürmüzgan eyaletine bağlı Minab kentindeki "Şecere-i Tayyibe" ilkokulu, ilim yuvası olması gerekirken Pentagon’un katliam sahasına dönüştü. Yaşları 7 ile 12 arasında değişen küçücük kız çocukları, ders başındayken Amerikan füzelerinin hedefi oldu. Görgü tanıkları, katillerin en alçak yöntemi olan "çift vuruş" taktiğini kullandığını; ilk patlamadan kaçıp okulun mescidini andıran alana sığınan yavruların, saniyeler sonra gelen ikinci füze ile şehit edildiğini aktardı.
Kendi Müfettişleri Bile "Biz Yaptık" Dedi
Dünyayı demokrasi ve insan hakları yalanıyla uyutan Beyaz Saray, bu kez suçüstü yakalandı! ABD askeri müfettişlerinin hazırladığı ön rapor, 165 çocuğun katledildiği bu vahşetten doğrudan Amerikan kuvvetlerinin sorumlu olduğunu değerlendiriyor. Soruşturma "devam ediyor" yalanıyla vakit kazanmaya çalışsalar da, dökülen masum kanı Siyonist-Haçlı ittifakının üzerine çoktan sıçradı.
Pişkinlikte Sınır Tanımıyorlar: "Biz Değil, İran Suçlu"
Katliamın ardından Pentagon ve Beyaz Saray’dan gelen açıklamalar ise "bu kadarına da pes" dedirtti. ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth "inceliyoruz" diyerek olayı geçiştirmeye çalışırken; Beyaz Saray sözcüsü Karoline Leavitt, ellerindeki kanı görmezden gelerek suçu utanmadan İran’a atmaya kalkıştı. Ancak tarih, Şecere-i Tayyibe okulunda parçalanan defterleri ve yarım kalan gülüşleri "Büyük Şeytan"ın hanesine kara bir leke olarak yazdı.
İslam Dünyası Ayakta: "Bu Bir Savaş Suçudur!"
İran’ın BM Daimi Temsilcisi Ali Bahreini, uluslararası toplumu bu insanlık dışı saldırıya karşı sessiz kalmamaya çağırdı. Birleşmiş Milletler ve UNESCO dahi, okulun doğrudan hedef alınmasının açık bir "savaş suçu" olduğunu itiraf etmek zorunda kaldı. Mazlum coğrafyalarda çocuk katletmeyi alışkanlık haline getiren ABD-İsrail şer ekseni, döktüğü bu kanda boğulmaya mahkumdur!


