Ali Karahasanoğlu sordu: Yeni Asya grubunun Erdoğan karşıtlığının sebebi ne?
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
Ali Karahasanoğlu bugün yazısında Yeni Asya grubunun önemli isimlerinden Mehmet Kutlular’ın başından geçen tehdit olayını hatırlatarak Yeni Asya grubuna bir takım sorular yöneltti.
Yeni Akit Yazarı Ali Karahasanoğlu “Dershanelerinizi basarız, ararız, götürürüz, tevkif ederiz!” başlıklı bugünkü yazısında Yeni Asya grubunun önemli isimlerinden Mehmet Kutlular’ın başından geçen bir olayı kendi ağzından aktararak Yeni Asya grubuna bir takım sorular sordu.
İşte Karahasanoğlu’nun o yazısı;
Yeni Asya grubunun önemli isimlerinden Mehmet Kutlular anlatıyor:
“Bekir Ağabeyin yazıhanesinde telefonla bile değil, ikili-üçlü konuşmalarımızı dahi bana emniyette soru olarak yönelttiler. Bu olay dinlendiğimizi açıkça göstermekteydi. 1971’den sonra, sanırım 1973-74 olabilir, Ankara büromuzda böcek (dinleme cihazı) bulduk. (..) Cihazı getirip bana teslim ettiler.”
Kutlular sonrasını da şöyle anlatıyor:
“Meselenin üstüne gidecektik. Arkadaşları tehdit etmişler, ‘Bakın böyle, şöyle yaparsanız; biz de sizin bütün dershanelerinizi basarız, ararız, götürürüz, tevkif ederiz’ diye.”
Bu şantajı bir yere not edin..
Şunun için not edin..
Yeni Asya grubunun bugün savrulduğu noktada, acaba kendilerine benzer bir tehdit, FETÖ’den gelmiş midir?
Böyle bir tehdit sebebi ile mi, bir gün DYP’li, bir gün DP’li, bir gün İyi Partili olmaktadırlar?.. Tabandaki saf insanları, partiler arasında böylesine kuralsız şekilde dolaştırıp, ‘Erdoğan olmasın da, kim olursa olsun’ noktasında politika üretmelerine ne sebeb olmaktadır?
Kutlular’ın aktardığı bu tehdit cümlesinin not edilmesinin, bir başka faydası da şu:
Her grup (cemaat) için, bu tür baskılar söz konusu olabilir..
Bir grubun, bir dindar cemaatin, ayet ve hadislere aykırı zik-zaklar çizdiğini gördüğümüz an.. Yönetimindeki insanlara, sorduğumuz sorulara dine uygun cevaplar alamadığımız an.. Aklımıza, hep bu şantaj-tehdit olayları gelsin..
O güne kadar bize öğretilen dinin kurallarına uygun, tatminkar cevap alabiliyorsak, ne âlâ..
Konuyu sulandırıcı.. Topu taca atan.. Önceden öğrendiğimiz temel ilkelere aykırı cevap alıyorsak, aklımıza Kutlular’ın grubunun başından geçen o tehdit gelsin..
“Muhatabımız olan grup, acaba böyle bir tehdit altında mı, bu zik-zaklı tavrı sergiliyor” ihtimali gözümüzün önünde canlansın..
Bu notu verdikten sonra, Kutlular’ın açıklamalarına devam edelim:
“Bizi tehdit ediyorlar, diye, Ankaralılar beni sıkıştırdılar. Ben de cihazın bende olduğunu söyleyin dedim, onlara. (..) USA imalatı cihazı Cevdet Beye götürdüm, korktu ve ‘Mehmet Bey! Beni bu işe, lütfen karıştırmayın. Bu istihbaratın meselesi’ dedi. Ben makamını hatırlatarak çekinmesini gerektirecek bir husus olmadığını anlatmaya çalıştıysam da, cihazı teslim almaya cesaret edemedi. İhtilâlci grubun, istihbaratın içinde olan kişilerden, emekli albay başka bir Çağlar vardı: Turan Çağlar. Orhan Kiverlioğlu’nun tanıdığı idi. İstanbul’da olup biteni o adamdan edinen Orhan Kiverlioğlu, değişik mahfillerden Ankara’ya, Süleyman Beye (Demirel) götürüyordu. Kiverlioğlu bu meseleyi bildiği için ‘Turan’a verelim bunu. İstihbarat onu tanır, bilir’ dedi.”
İsimleri not edin.. İlgililerini not edin..
Bırakın bürokratları.. Ölümüne destek verilen Süleyman Demirel’in dahi, Yeni Asya grubuna o tarihteki mesafeli tutumunu not edin..
Devlet kadrolarındaki isimlerin, cemaatlerle ilişkileri hakkında bu notları aldıktan sonra..
Kutlular’ın aktarımını okumaya devam edelim:
“Bize, ‘Bakın zaten böyle bir olay var. Siz vatanperver insanlarsınız. Şimdi gürültü çıkar. Lütfen siz bunu neşriyata sokmayın. Devlettir bu; gayet tabiî sizin gibi bir cemaati de takip edecek. Bunu başka türlü değerlendirmeyin. Gelin bunun üzerinde fazla durmayın’ dediler. Cihazı Turan Çağlar’a teslim ettim.”
Devletin içine çöreklenebilen grupların, suç niteliğinde bir şey bulabilirlerse, onun şantajını yapacaklarını..
Bulamadıklarında ise..
İşi “Siz vatanperver insanlarsınız” moduna taşıma adetlerini..
Yine not ediverin..
Hemen bir tespit yapayım..
Devlet, cemaatleri takip edemez mi?
Eder.
Ama böyle...