THY - TR Çıkışlı Güney Avrupa Kasım

“Dershanelerinizi basarız, ararız, götürürüz, tevkif ederiz!”

10 Eylül 2018 Pazartesi

Yeni Asya grubunun önemli isimlerinden Mehmet Kutlular anlatıyor:

“Bekir Ağabeyin yazıhanesinde telefonla bile değil, ikili-üçlü konuşmalarımızı dahi bana emniyette soru olarak yönelttiler. Bu olay dinlendiğimizi açıkça göstermekteydi. 1971’den sonra, sanırım 1973-74 olabilir, Ankara büromuzda böcek (dinleme cihazı) bulduk. (..) Cihazı getirip bana teslim ettiler.”

Kutlular sonrasını da şöyle anlatıyor:

“Meselenin üstüne gidecektik. Arkadaşları tehdit etmişler, ‘Bakın böyle, şöyle yaparsanız; biz de sizin bütün dershanelerinizi basarız, ararız, götürürüz, tevkif ederiz’ diye.”

Bu şantajı bir yere not edin..

Şunun için not edin..

Yeni Asya grubunun bugün savrulduğu noktada, acaba kendilerine benzer bir tehdit, FETÖ’den gelmiş midir?

Böyle bir tehdit sebebi ile mi, bir gün DYP’li, bir gün DP’li, bir gün İyi Partili olmaktadırlar?.. Tabandaki saf insanları, partiler arasında böylesine kuralsız şekilde dolaştırıp, ‘Erdoğan olmasın da, kim olursa olsun’ noktasında politika üretmelerine ne sebeb olmaktadır?

Kutlular’ın aktardığı bu tehdit cümlesinin not edilmesinin, bir başka faydası da şu:

Her grup (cemaat) için, bu tür baskılar söz konusu olabilir.. 

Bir grubun, bir dindar cemaatin, ayet ve hadislere aykırı zik-zaklar çizdiğini gördüğümüz an.. Yönetimindeki insanlara, sorduğumuz sorulara dine uygun cevaplar alamadığımız an.. Aklımıza, hep bu şantaj-tehdit olayları gelsin..

O güne kadar bize öğretilen dinin kurallarına uygun, tatminkar cevap alabiliyorsak, ne âlâ..

Konuyu sulandırıcı.. Topu taca atan.. Önceden öğrendiğimiz temel ilkelere aykırı cevap alıyorsak, aklımıza Kutlular’ın grubunun başından geçen o tehdit gelsin..

“Muhatabımız olan grup, acaba böyle bir tehdit altında mı, bu zik-zaklı tavrı sergiliyor” ihtimali gözümüzün önünde canlansın..

Bu notu verdikten sonra, Kutlular’ın açıklamalarına devam edelim:

“Bizi tehdit ediyorlar, diye, Ankaralılar beni sıkıştırdılar. Ben de cihazın bende olduğunu söyleyin dedim, onlara. (..) USA imalatı cihazı Cevdet Beye götürdüm, korktu ve ‘Mehmet Bey! Beni bu işe, lütfen karıştırmayın. Bu istihbaratın meselesi’ dedi. Ben makamını hatırlatarak çekinmesini gerektirecek bir husus olmadığını anlatmaya çalıştıysam da, cihazı teslim almaya cesaret edemedi. İhtilâlci grubun, istihbaratın içinde olan kişilerden, emekli albay başka bir Çağlar vardı: Turan Çağlar. Orhan Kiverlioğlu’nun tanıdığı idi. İstanbul’da olup biteni o adamdan edinen Orhan Kiverlioğlu, değişik mahfillerden Ankara’ya, Süleyman Beye (Demirel) götürüyordu. Kiverlioğlu bu meseleyi bildiği için ‘Turan’a verelim bunu. İstihbarat onu tanır, bilir’ dedi.”

İsimleri not edin.. İlgililerini not edin..

Bırakın bürokratları.. Ölümüne destek verilen Süleyman Demirel’in dahi, Yeni Asya grubuna o tarihteki mesafeli tutumunu not edin..

Devlet kadrolarındaki isimlerin, cemaatlerle ilişkileri hakkında bu notları aldıktan sonra..

Kutlular’ın aktarımını okumaya devam edelim:

“Bize, ‘Bakın zaten böyle bir olay var. Siz vatanperver insanlarsınız. Şimdi gürültü çıkar. Lütfen siz bunu neşriyata sokmayın. Devlettir bu; gayet tabiî sizin gibi bir cemaati de takip edecek. Bunu başka türlü değerlendirmeyin. Gelin bunun üzerinde fazla durmayın’ dediler. Cihazı Turan Çağlar’a teslim ettim.”

Devletin içine çöreklenebilen grupların, suç niteliğinde bir şey bulabilirlerse, onun şantajını yapacaklarını..

Bulamadıklarında ise..

İşi “Siz vatanperver insanlarsınız” moduna taşıma adetlerini..

Yine not ediverin..

Hemen bir tespit yapayım..

Devlet, cemaatleri takip edemez mi?

Eder.

Ama böyle..

Dinleme cihazı, takip edilen grup tarafından bulunduğunda, onları tehdit etmez.. “O cihaz devletin. Biz sizi legal olarak dinliyorduk.. Cihazımızı verin. Yetkili makamların kararları da budur..” derler.. 

Demelidirler..

Yapılan dinlemeler illegal ki..

Dinleme cihazını almak için, devletin resmi yetkilileri dil döküyor..

Sonra ne oluyor?

 Ankara’dan istihbaratın adamları geliyor.. Kutlular’a, “Görüşmek istiyoruz” diyorlar.. 

“Bizim cihazımız varmış sizde, onu almaya geldik” diyorlar..

Sonunda, Kutlular görevlilere diyor ki: “Turan Çağlar’a verdim. Gidin ondan alın!” 

Yine Kutlular’ın hatırlattığı üzere, Turan Çağlar’ın Amerika hesabına casusluk yaptığı iddiası ile daha sonra tutuklanan bir kişi olduğunu, hatta Mamak’taki askerî hapishanede intihar ettiğini belirtelim..

Şimdi işe bakınız..

İş içinde iş..

İstihbarat, ABD üretimi cihazla takip yapıyor..

Takipte kullanılan cihaz, takiptekiler tarafından bulunuyor. Devlete verilmek istenirken, kimse sorumluluk almak istemiyor. Cemaatin içinden insanlar, bula bula, kendilerine yakın bir isim buluyor, devlete teslim eder gibi, dinleme cihazını ona teslim ediyorlar..

İstihbarat elemanları, kendilerine zimmetli cihazın, o kişiye verilmesini gayet normal bir olay olarak görüp, bir tutanak bile tutmadan işi kapatıyorlar.

Amaaaa.

Devletin içinden gibi görülen cihazın teslim edildiği kişi, ABD casusu çıkıyor.. 

Bununla da olay bitmiyor..

Kişi cezaevinde, intihar ediyor! (Şöyle de düşünebilirsiniz: Konuşmaması için intihar etmiş gösteriliyor!)

Mehmet Kutlular’ın başından geçenler, acaba kendisinin son dönem rahatsızlığı sırasında, Yeni Asya gazetesinin yönetimini ele geçirenlerin başından geçmiş midir?

Bu sefer dinleyenler, Kutlular’dakinin yaşadığının aksine.. Bazı suç niteliğinde eylemlerin delillerini elde etmişler midir? O delillerle Yeni Asya grubunu, kendilerine rehin almışlar mıdır?

Ve bugün Yeni Asya grubunun, Said-i Nursi’nin “Siyasetten uzağım” tavrına rağmen, nice siyasetçiden çok daha kirli siyasi tartışmalara girmesinin sebebi, o dinlemelerle elde edilen deliller aracılığı ile yapılan şantajlardan mı kaynaklıdır?

Ben sordum..

Cevabı, muhataplarına düşer..

Sadece Yeni Asya’ya değil..

Benzer şekilde, tanınmayan bir kimliğe bürünen tüm cemaatlere düşer!

 

YORUM YAZ

  • İkrarİkrar2 ay önce
    Buyuk komutan kafkas cepesindeymis hala kendi onemini duyurmak istiyor sayin gul pesinde sol basin en zirvesindeymis karsin buyuklugunu boyle ibraz ediyor birgun sayin gul cumhurbaskani deyildi stuttgarta gelmisti tabiki karsiladik bizim icin onemliydi oturdu gosterilen yere bizlerde yanindayiz cikardi tel gazeteyi aradigi kesin abdullah gul stuttgata geldi gerisini gazete pohpohluyordu ben zannetdim pesinde medya ordusu varordu derken turk ordusu
  • İkrarİkrar2 ay önce
    Ucuncu hava limani ve sevlay yalman cok istiyormus gibi fitne bir fikir once bir oneri sonra adim at geri pisman olmus ataturk hava limani daha evel yokmuydu bizim memleketde hep torun olunca dedenin adini koyarlardiokadar ali, mehmet bu sefer kisi ve isimler karisti bir kabilede dort bes mehmet soyad ayni bu sefer isimler deniz toprak yavuz ve selim abdulhamit birazda degisik isim duymak lazim belki bazilarini menmun etmez yazim kacinci asirdayiz kizim ataturkden baska isim bilmiyonmu.
  • İkrarİkrar2 ay önce
    Cemat orgut deyilmis ,once cemat sonra kim garanti verebilir sonra orgut oluyor bazi kar amacli holdinler uye veye kar ortakligi iyi niyetle basliyor sonucda yurtdisina kaciyor boyle olacgini kim biliyor orgut veya cemat faydasi ne bence gereksiz son noktayi devlet koymali
  • Süleyman Sırrı DinçerSüleyman Sırrı Dinçer2 ay önce
    Müthiş.. Derinlerde .. neler..oluyor..
  • Kemal KelleKemal Kelle2 ay önce
    Müslümalığı maske olarak kullanıp Fetö benzeri yapılardan beslenen Türk ve müslüman kimliği taşıyan yerli misyonerlerin, Diyanet ve muteber toplum önderlerinden oluşturulacak komisyonla maskeleri düşürülmelidir.Bu konuda hükümetin adım atması gerekmekte.Böyle bir girişimmenfi algıları da önleyecektir.
  • Mehmet AliMehmet Ali2 ay önce
    irtica ve pkk . bu iki illetten acilen kurtulmak gerekiyor. ülkemizin üzerindeki en büyük tehdit bunlardır.
  • Metin SağlamMetin Sağlam2 ay önce
    ...Bu arada cemaatle örgütü karıştırmayın. Fetö bir cemaat değil örgüttür.
  • MuhammedMuhammed2 ay önce
    İskoç Fransız Amerikan laik. Cemattlere de iki laf edin. Onların yapılanması da cemaatlerden farksız... Ya da Alevi dedesi kılığına girmiş Alman ajanlarının da cematlerine 2 laf edin bunları da görmezden gelmeyin
  • DURAN DEMİR DURAN DEMİR 2 ay önce
    Cumhuriyet döneminde cemaat adıyla türemiş oluşumlar hemen hepsi masonik yapılanmalara gönüllü hizmet etmişler kutlular demireli bir mehdi ilan etmediği kaldı mesut yılmaz imamhatipleri kapatacağım dediğinde S.. cilâların mitinglere nasıl adam taşıdıklarını sandık başların da can hiraş beklediler biliyoruzvay bunların haline
  • engineerengineer2 ay önce
    soğuk savaş döneminde cemaatler, batı istihbaratı ve devlet tarafından örgütlendirilip komünizme panzehir olarak kullanıldı, sovyetler birliği dağılıp komünizm tehdit olamaktan çıkınca işlevsiz kaldılar, ancak kullanışlı oldukları için münferiden hem iç istihbarat hem batı istihbaratı olarak kullanılmaya devam edildiler, herbirerinin mutlaka iç ve dış istihbaratla irtibatı kuşkusuz vardır diye düşünüyorum, İslam için? eğer islam için olsaydı her cemamatin bir holdingi, bankası, hastaneler zinciri, ticari işletmeleri olmazdı, çok acı ama gerçek olan şu ki, Din garip gelmiş, garip gidecek, ne mutlu Allah rızasının dışında birşey gözetmeksizin Dinini yaşamaya çalışana.
  • İkrarİkrar2 ay önce
    Selam ve dua ile sayin hocam bence cematlar gereksiz bu meslegi goregi devlet diyanet yapmamis olsa burda bir bosluk var ulkenin huzurunu bu cematlar dolduruyor dene bilir fakat hani bir hasta var bu hastaya iyi olmasin diye surekli uyku ignesi yapiyorsa bunun faydasi ne hepsi rant cikar amacli cevresinde bir suru sarlatan bir bana bir avukat soyledi bu avukatdan uc bes tane tutugunu kopariyor her davayi kazaniyor hic alakasi yok bunun uzerine 4 avukat degistirdimbence bu cematler gereksiz
  • ahmetahmet2 ay önce
    bu olayların geçmişe uzanması, ABD/NATO/CİA/FETÖ vs casusluk bağlantılarının tarikatlar, asker/sivil/emniyet/istihbarat/adli tıp-hastahane bürokrasisi, siyasiler ve diğer irtibatlı kişiler nezdinde arkeolojik araştırmalar yapılmasını hayati zorunlu kılıyor... intikam ve cezalandırma için olmasa bile bugüne taşınan zararlarının ve hain casusluk faaliyetlerinin kapsamlı şekilde failleriyle birlikte ortaya çıkarılması için bu şart!.... dini paravan olarak dünyevi -siyasi- maddi ve diğer ihanete varan amaçları için kullananların ifşa edilmesi bakımından da bu yapılmalı.... bu itiraf/ifşa rahmetli Mehmet Kutluların durumdanrahatsızlığını da gösteriyor. baskı için kimbilir kendisi ve ailesi ne gibi zalim komplolara maruz kaldı!!!
  • AmaAma2 ay önce
    Aynen öyle fetonun tahşiye grubuna yaptıkları gözümüzün önünde oldu.Yeni asya gurubu cıa tarafından yıllardır ele geçirilmiş durumda. Benzer oluşumlar Türkiye de çok. İyi parti cıa 'nın amaçlarına hizmet eden kurgunun kendisidir. Süleymancılar içinde benzer yapıda isimler var. Batının istihbari yapısı bu oluşumları yarın veya bir başka gün kullanabilmek için her türlü yolu dener gözünün yaşına bakmaz.