Bir zamanlar "Ne söyleyecek" diye Tayyip Erdoğan'ın ağzının içine bakan, ancak şimdilerde aynı Erdoğan'a ağzına geleni söyleyecek kadar zıvanadan çıkan Akif Beki, bu defa da Berat Albayrak'ın yazdığı kitap üzerinden kinini kustu. Beki, Ahmet Davutoğlu'nun basın bülteni gibi çıkan Karar'daki köşesinde, kesip attığı tırnağı bile olamayacak Albayrak'la aklı sıra dalga geçmeye kalkıştı.
Bir zamanlar "Ne söyleyecek" diye Tayyip Erdoğan'ın ağzının içine bakan, ancak şimdilerde aynı Erdoğan'a ağzına geleni söyleyecek kadar zıvanadan çıkan Akif Beki, bu defa da Berat Albayrak'ın yazdığı kitap üzerinden kinini kustu. Beki, Ahmet Davutoğlu'nun basın bülteni gibi çıkan Karar'daki köşesinde, kesip attığı tırnağı bile olamayacak Albayrak'la aklı sıra dalga geçmeye kalkıştı. İşte Beki'nin o pespaye yazısının ilgili bölümü:
"Ani istifasından 16 ay sonra bir kitapla döndü.
Yazdığına göre; Türkiye kefeni yırtmış, köprüyü kesin olarak geçmiş, 2030’a kalmadan dualarımız kabul olacak, süper güç olma hayallerimiz gerçekleşecek.
Ve bu artık durdurulamaz bir süreç. Büyük ve güçlü Türkiye ortaya çıkacak, kimse ne durdurabilir ne önünü kesebilir.
Oysa...
Kasım 2020’de, Hazine ve Maliye Bakanlığını bir veda notuyla ansızın bıraktığında şöyle diyordu:
“At izi, it izine karıştı. Hak ile batılı ayırmak zorlaştı. Mevla sonumuzu hayreylesin.”
Ne oldu da tam kanatlanıp uçuşa geçiyorken birdenbire bıraktı? Açıklamıyordu ama son satırları, karamsarlıkla dolmuş taşıyordu.
O gün için, Türkiye’nin geleceğini belirsiz ve karanlık görüyordu.
Vedası, bir bilinmeze doğru gittiğimiz uyarısı içeriyordu.
Sonumuzun, bir alamete binmiş de kıyamete gidiyor gibi meçhul olduğu çıkıyordu mesajından.
O günden bugüne de her ay, öncekini arattı; her gün, dünden daha kötü oldu.
Fakat kanaati değişmiş, dönüş kitabı hiç de öyle demiyor, kaygı değil müjde dolu.
Seçtiği başlıktan bile iyimserlik fışkırıyor.
“Burası Çok Önemli” diyor, “Enerjiden Ekonomiye Tam Bağımsız Türkiye”nin doğuşunu haber veriyor.
Aradan geçen sürede ne değişmiş olabilir peki?
Kendisinden sonra gelenlerin işleri toparladığını, at iziyle it izini ayrıştırdığını mı düşünüyor? Hayır...
Kitabın amacı, Türkiye’yi parlak bir geleceğin beklediğini ve temellerini atarak bunu, kendisinin hazırladığını anlatmak.
Gerçi 2023’teki şahlanma randevusunu ileri bir tarihe atıyor, milada ermek için yine diş sıkıp az daha sabretmeye çağırıyor... (...)"