Türkiye Futbol Federasyonu'nun 16 Haziran tarihinde yapılacak Olağanüstü Seçimli ve Olağan Mali Genel Kurulu için adaylık başvuruları TFF Statüsü'nün 38. maddesi hükümleri kapsamında, dün sona erdi.
Türkiye Futbol Federasyonu'nun 16 Haziran tarihinde yapılacak Olağanüstü Seçimli ve Olağan Mali Genel Kurulu için adaylık başvuruları TFF Statüsü'nün 38. maddesi hükümleri kapsamında, dün sona erdi.
TFF Başkan Adaylığı için TFF Statünün 38. maddesinde belirtilen yeterlilik şartları ve başvuru belgelerinin incelenerek değerlendirme yetkisi Genel Kurul Divan Kurulu'na ait olmak üzere, genel kurulda başkan adayı olmak için TFF Genel Sekreterliği'ne başvuran kişiler soyadı sırasına göre aşağıda belirtilmiştir:
1. Ufuk AKÇEKAYA
2. Ramazan ATAŞ
3. Mehmet BÜYÜKEKŞİ
4. Gökhan KIZILTAN
5. Sedat OLCA
6. Hayati ÖZGÜL
7. Ayhan SAĞALTICI
8. Cemal TARANCI
9. Hüseyin YANGIN
ELİMDE BELGELER VAR DEMİŞTİ...
Fenerbahçe Kulübü Başkanı Ali Koç, "TFF başkanı olacak kişinin ailesinden birinci derece kan bağı bu yapıyla dün bugün ve yarın hiçbir ilişkisi olmamalı. Yeni bir aday bulunması ivedilikle şarttır." Mehmet Büyükekşi için elinde bilgiler olduğunu ifade eden Ali Koç, “Elimdeki bilgiler sebebiyle söylüyorum; yumuşak karın oluşturulabilecek bir durum söz konusudur. Bütün Fenerbahçelilerin konuyu da takip etmesini istiyorum” demişti...
Fenerbahçe Kulübünün Ülker Spor ve Etkinlik Salonu'nda gerçekleştirilen 2021 yılı olağan mali genel kurul toplantısında konuşan Ali Koç, çeşitli değerlendirmelerde bulundu.
"Beterin beteri var konumuna gelmekten korkuyorum"
Fenerbahçe'nin şike kumpasından aklandığını ve tazminatlar için gereken süreçleri işleteceklerini kaydeden Koç, TFF Başkan adaylığına ilişkin konuştu.
"İki adaydan bahsediliyordu bir aday çıktı. Herhalde tarihin en kötü, en tutarsız, en garip ve verdiği kararlarla futbolun menfaatine en uzak, kullanılmaya en elverişli bir federasyonla buraya kadar geldik. 3 senedir istediğimiz B takımlar ligi de belli değil. Yeni bir seçim oluyor, bu seçim dönüm noktasıdır. Türk futbolunun en önemli noktalarındandır. O kadar çok sorunumuz yığınla problemimiz var ki bu gidişat gidişat değil. Beterin beteri var konumuna gelmekten korkuyorum. Tüm kulüplere sesleniyorum futbolla alakası olmayan, iş dünyasının bir mensubunun futbol dünyasıyla alakalı insanlara danışmadan veya bir ikisine danışarak Sayın Cumhurbaşkanımıza bir isim götürülerek 'bu kişi TFF başkanı olursa iyi olur' denmesini ve gidişatın 'Beyefendi istiyor' lafları altında geliştirilerek bizlere sunulması Fenerbahçe olarak kabul edebileceğimiz bir durum değildir. Ne tesadüftür ki aynı kişi bir evvelki TFF yönetiminin oluşumunda da yer alan kişidir. Bundan sonra TFF Başkanı olacak kişinin yumuşak karınlarının olmaması gerektiğini paylaşmıştım. Devletimiz kamuya personel alırken o kadar ince detaylı sorgulamalar yapıyor ki bir daha söz konusu terör örgütüne mensup kimsenin devlet personeli olmaması için müthiş bir filtreden geçiriyor. İkinci el bir telefon alan kişinin telefonunda yakından uzaktan ilgisi olmamasına rağmen Baylock çıktığı için kişinin sıkıntılar yaşadığını bildiğimiz pek çok örnek var. TFF'nin bana göre aynı hassasiyet aynı incelikle yönetim kurulundan personeline kadar aynı anlayışla belirlenmeli. Fenerbahçe olarak biz bunu gündeme getirmek zorundayız. Çünkü Fenerbahçe bu örgütün saldırısına uğradı. 10 yıl sonra bunu konuşuyoruz hala."
Büyükekşi cevap vermişti
İddiaların ardından Mehmet Büyükekşi'den ilk açıklama geldi. Konuyla ilgili Mehmet Büyükekşi'nin yazılı açıklamasında ilgili kısım şöyle:
"Seçim atmosferlerinde maksadını aşan, ya da farklı ajandaları olan sözler sarf edebilirsiniz. Cümleye dostum diye başlayıp sorumsuzca davranabilirsiniz. Nasıl olsa, seçimlerden sonra gönlünü alırım yanılgısıyla hırslarınıza yenik düşebilirsiniz. TFF'ye baskı kurmak, kulüp stratejinizin bir parçası dahi olabilir. Ama bu yeni dönemde bunların işe yaramayacağını nezaketle belirtmek isterim. Biz, hiçbir şart altında kimseye ve hiçbir kulübe ayrıcalık göstermeyeceğiz, her kulübe eşit mesafede duracağız.
Hepimizin yararına
Son dönemlerde bir kişi veya kurum hakkında olumsuz bir intiba yaratmak istenildiğinde hep aynı argümanlar kullanılır. Çamur at izi kalsın yöntemi uygulanmaya çalışılır. Ben kamuda yıllardır hizmet vermiş ve vermeye devam eden biriyim. Türkiye ihracatının yönetimi ile görevlendirilmiş, bu görevi alırken seçimle ve %100 mutabakatla gelmiş ve tüm dünyada bu ülkenin değerlerini temsil etmek için yetkilendirilmiş biriyim. Ben bu ülkeye olan sevgimi, sadakatimi, maddi ve manevi değerlerimi çoktan ispatladım.
Birlik, beraberlik ve dostluk prensibimi koruyabilmek için şimdilik bu kadarı yeter. Kişilik haklarıma yönelik bu gibi söylemlerde bulunan tüm şahıslarla ilgili hukuki haklarımı ise saklı tutuyorum. Bu hassas günlerde dostluk ve kardeşlik ortamını korumak hepimizin yararınadır."

