• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

ABD’nin Suriye’de yüzüstü bıraktığı terör örgütü PKK-YPG akıllanmıyor! Mayın eşekleri İran yolunda

Yeniakit Publisher
Haber Merkezi Giriş Tarihi:
ABD’nin Suriye’de yüzüstü bıraktığı terör örgütü PKK-YPG akıllanmıyor! Mayın eşekleri İran yolunda

DEAŞ’la savaş bahanesiyle Suriye’de desteklediği bölücü terör örgütü PKK’nın Suriye yapılanması YPG/SDG’yi Baas rejiminin çökmesi sonrası yüzüstü bırakan küresel haydut ABD, şimdi İran’a karşı kullanmak üzere terör örgütü artıklarını toparlayarak, PKK’nın İran kolu PJAK şemsiyesi altında İran’a sürüyor.

Her türlü desteği verdiği PKK’yı resmi olarak ‘terör örgütü listesinde’ tutan, DEAŞ’la mücadele bahanesiyle eğitip-donattığı YPG/SDG’yi Suriye’deki Baas rejiminin çökmesi sonrası yüzüstü bırakan küresel haydut ABD, şimdi de bölgede “mayın eşeği” gibi kullandığı bölücü örgüt militanlarını İran’a sürüyor. Bir dönem hamiliğini üstlendiği terör örgütüne ihtiyacı kalmadığında; “SDG ve PYD umurumda değiller açıkçası, kim olduklarını bile bilmiyorum. Galiba sürekli ölüyorlar” diye alay eden ABD Başkanı Trump, İran’da ayaklanma çıkarmaları ve kanlı işgale destek vermeleri için Suriye’deki YPG/PYD artıklarını toparlayıp İran’a göndermeye başladı. Kandil’in militanlarının PKK’nın İran’daki kolu PJAK şemsiyesi altında savaşmaları için ABD ve İsrail eliyle “sefer görev emri” çıkarılmasını Akit’e değerlendiren uzmanlar, ABD ve İsrail’e güvenip bölgede müstakil bir devlet kurma hayaliyle yanıp tutuşan PKK ve uzantılarının defalarca yüzüstü bırakıldığını hatırlatarak, “Katile güvenen bedelini öder” görüşünde birleşti.


 

BEDELİNİ ÖDERLER

Yeditepe Stratejik Araştırmalar Merkezi Başkanı Ersan Ergür, şunları söyledi: “ABD’nin bugüne kadar dünyanın dört bir köşesinde ‘demokrasi götürüyorum’, ‘diktatörlere karşı ortam sağlıyorum, özgürlük götürüyorum’ bahaneleriyle yaptığı tüm işgallerin, operasyonların arkasında tamamen sömürü, kan ve gözyaşına dayalı emperyalist hesapların olduğu, insanların ABD müdahalelerinden sonra diktatörleri bile aradığı artık aşikârdır. ABD’nin bölge ülkelerini devletçikler haline dönüştürme çabasının temelinde bölge halklarının insan haklarına değer vermesi değil, bölge ülkelerini bölüp parçalayıp kaosa sürükleyerek, batı emperyalizmine, siyonist Yahudi uşaklığına hizmet edecek küçük devletçikler oluşturma gayesi yatar. Afrika’da özgürlük götürüldüğü söylenen tüm ülkeler fakru zaruret içinde çırpınmaktadırlar. ABD’nin Afganistan işgali süresince devşirip ülkelerine karşı kullandığı Afganların, ABD güçleri ülkeyi terk ederken uçaklara tutunmaya çalışmaları hafızalarda hala tazedir. ABD, Suriye’de devlet kurma sözü verdiği PKK/YPG’yi daha yakın zamanda terk etmiş, Suriye ordusu da yaptığı harekât ile onların elindeki bölgeleri kurtarmıştır. ABD, PKK/YPG’nin bölgeden temizlenmesine göz yummuştur. Şimdi YPG’yi yine PKK’nın İran kolu olan PJAK ile birleştirip İran’da yeni bir Kürt ayaklanması çıkarma hesapları yapılıyor. İran’a saldırı amaçlarından biri de terör unsurlarının İran’a yerleşmesini sağlamaktı. Böylece zayıflatılan İran’ın İsrail’e tehdit olmaktan çıkarılması hedefleniyor. YPG ve PJAK’a bağlı Kürtlerin artık bunlara aldanmamaları gerekir. ABD ve İsrail’in kendilerini defalarca kullanıp atmalarına izin vermemelidir. Kürtlerin parçası olduğu devlete sahip çıkarak huzur, güven ve refah içinde yaşamayı tercih etmeleri gerekir. Unutulmamalıdır ki, katile güvenen bedelini öder. Bu hep böyle olmuştur”

GÜVENSAM Genel Koordinatörü Terör Uzmanı Cihad İslam Yılmaz da şu değerlendirmeyi yaptı:


 

İŞİ BİTTİĞİNDE ATARLAR

“Ortadoğu’da büyük güç rekabetinin terör örgütleri üzerinden yürütülmesi, kısa vadeli taktik kazanımlar üretse de orta ve uzun vadede bölgesel istikrarsızlığı derinleştiren bir stratejidir. ABD’nin Suriye sahasında PYD/YPG/SDG yapılanmalarıyla müttefiklik zemininden ziyade araçsal bir güvenlik iş birliğine dayanmıştır. Nitekim Trump döneminde yapılan açıklamalar ve sahadaki ani politika değişimleri, bu yapıların stratejik değil, taktik değere sahip olduğunu göstermiştir. İran’a karşı konumlandırılması ise yeni bir vekâlet çatışması dalgasına işaret eder; bu da hem örgütlerin kendileri hem de bölge toplumları açısından ağır maliyetler doğurabilecek bir süreci tetikleyecektir. Terör örgütlerinin büyük güçlerin jeopolitik ajandalarına angaje edilmesi, bu yapıların hareket alanını genişletmekten ziyade onları daha kırılgan ve bağımlı hâle getirir. PJAK üzerinden İran’a karşı bir baskı hattı oluşturma arayışı, bölgesel güvenlik mimarisini daha da parçalı ve öngörülemez kılar. Tarihsel tecrübe, dış desteğe yaslanarak konumlanan terör örgütlerinin, destek veren aktörün çıkar öncelikleri değiştiğinde hızla tasfiyeye açık hâle geldiğini göstermektedir. Bu bağlamda, PYD/YPG/SDG yapılanmasının bir kez daha büyük güç rekabetinin sahasına sürülmesi, stratejik akıl ve siyasal sürdürülebilirlik açısından ciddi bir yanılgıya işaret eder. Kalıcı güvenlik ve istikrar, terör örgütleri üzerinden yürütülen vekâlet stratejilerinde değil; bölgesel aktörlerin egemenlik, meşruiyet ve karşılıklı güven temelinde inşa edecekleri çok taraflı güvenlik mimarisinde aranmalıdır.”

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

KURT

Essek essek işte.bir de isin tecelli boyutu var,iran bir zamanlar bu essekleri cok kullandi,hem bize.hem bolge de irak,suriye.hatta karayilani yakaladi,tedavi etti bize saldi,allah kafirlere karsi miminlere yadimci ola,bize samimi kardeslikler ihsan eyleye.

Neron11

Yalnız İran başka ülkeye benzemez, yakaladığını öldürür, bizdeki gibi insan hakları falan dinlemez , PKK nın bu tür bir maceraya gireceğini düşünmüyorum, yemez çünkü, Yusuf Yusuf meselesi
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23