• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

ABD’nin kamu borcunda tarihi eşik! 40 trilyon doları geçti

Yeniakit Publisher
AA Giriş Tarihi: Güncelleme Tarihi:

Milli İradenin Sesi Yeni Akit

Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.

⭐ Bizi Google'da Takip Et
ABD’nin kamu borcunda tarihi eşik! 40 trilyon doları geçti

ABD’nin toplam kamu borcu, 18 Ağustos itibarıyla 40 trilyon 47 milyar dolara ulaşarak tarihinin en yüksek seviyesine çıktı. Borç miktarındaki artış, yılbaşından bu yana 1,6 trilyon doları aştı.

ABD Hazine Bakanlığı, federal hükümetin toplam borcuna ilişkin son verileri açıkladı. Veriler, ülkenin kamu borcunun ilk kez 40 trilyon dolar sınırını geçtiğini ortaya koydu.

ABD’nin yılın başında 38,4 trilyon dolar düzeyinde bulunan kamu borcu, yaklaşık sekiz ayda 1 trilyon 647 milyar dolar arttı.

Buna göre, söz konusu tarihte kamunun elinde bulundurduğu borç miktarı 32 trilyon 265 milyar doların üzerinde gerçekleşirken, hükümet içi borçlar 7 trilyon 781 milyar doları buldu.

Böylelikle ABD'nin toplam kamu borcu 40 trilyon 47 milyar dolar olarak hesaplandı.

ABD'nin kamu borcu, 30 trilyon dolar seviyesini 2022 başında aşmıştı. Ülkenin kamu borcunun 5 yıldan kısa sürede 10 trilyon dolar artması dikkati çekti.

Bu artışta, pandemi dönemindeki teşvik paketleri, artan faiz maliyetleri ve yapılan vergi indirimleri gibi unsurlar etkili oldu.

ABD'nin kamu borcu bu yılın başında ise 38,4 trilyon dolar seviyesindeydi.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Adam ol sende paranı güçlü yap

Herifin kendi parası, masrafı sadece matbaa. Istediği gibi basıyor ve kendi merkez bankasına borçlanıyo. Gidip Rus veya Çinli Bankerden borclanmıyo. Her ayda şu kadar milyar dolar faiz borcumu nası ödücem diye telaşelerede girmiyo. Kimsede faiz günah diye bağırmış değil. Böle bi şey işte...

Recep Aydın/Sosyal Bilimci

Sınırsız Gücün Sınırı: 40 Trilyon Dolarlık Kamu Borcu ve Doların Güven Krizi! Küresel finansal sistemin hiyerarşisinde en tepede yer alan ABD doları, bugün tarihinin en büyük güven ve meşruiyet sınavlarından birini vermektedir. İkinci Dünya Savaşı sonrasında altına endeksli olarak kurulan, 1971 yılından itibaren ise tamamen karşılıksız, yani arkasında hiçbir fiziksel varlık barındırmayan kağıt paraya (fiat para) dönüşen dolar, gücünü yalnızca Washington’ın askeri, siyasi ve ekonomik güvencesinden almaktadır. Ancak ABD’nin toplam kamu borcunun resmi verilere göre 40 trilyon 47 milyar doları aşarak tarihi bir zirveye ulaşması ve sadece yılbaşından bu yana 1,6 trilyon dolardan fazla artış göstermesi, bu devasa sistemin sürdürülebilirliğini ciddi şekilde tartışmaya açmıştır. Karşılıksız basılan paranın, özü itibarıyla karşılıksız bir çekten farkının kalmadığı bu yeni dönem, küresel piyasalarda doları dünyanın en güvensiz ve riskli paralarından biri haline getirmektedir.ABD’nin bu kontrolsüz borçlanma ekonomisine rağmen ayakta kalabilmesi, uluslararası finans sisteminde sahip olduğu hukuki ve askeri dokunulmazlıktan kaynaklanmaktadır. Küresel sistemde, borçlarını ödemediğini veya "kimseye bir şey ödemiyorum" dediğini varsaydığımız bir senaryoda, ABD’ye karşı yaptırım uygulayabilecek ya da zorla varlıklarına el koyabilecek üstün bir küresel otorite bulunmamaktadır. Borç miktarındaki her 1,6 trilyon dolarlık yeni artış, borç veren diğer ülkelere ve yatırımcılara somut bir karşılık sunulmadan sisteme enjekte edilmektedir. Bu durum, borcun yapısal olarak geri ödenmesi için değil, sistemin çarklarının dönmesi için basılan paranın küresel piyasalara dayatılması anlamına gelmektedir.Dolar sistemine yönelik en büyük güven aşınması ise mülkiyet hakkının tek taraflı siyasi kararlarla ihlal edilmesiyle yaşanmaktadır. Geçmişte Libya’nın devrik lideri Muammer Kaddafi’nin milyarlarca dolarlık devlet varlığına ve rezervine el koyan ve bu parayı hiçbir şekilde Libya halkına iade etmeyen ABD yönetimi, finansal sistemi jeopolitik bir cezalandırma aracı olarak kullandığını açıkça ilan etmiştir. Benzer şekilde, Türkiye’nin ortak üretici olarak yer aldığı F-35 savaş uçağı programından haksız şekilde çıkarılmasının ardından, Ankara’nın projeye nakit olarak ödediği milyarlarca dolarlık alacağını geri ödememesi ve bu konuda hiçbir yapıcı niyet göstermemesi, Washington’ın ticari ve askeri ortaklıklarda dahi finansal yükümlülüklerini hiçe sayabildiğini kanıtlamaktadır.Sonuç olarak, arkasında altın gibi somut bir teminat bulunmayan, 40 trilyon doları aşan borç yüküyle ezilen ve siyasi çıkarları doğrultusunda diğer ülkelerin alacaklarının üzerine sünger çekebilen bir para birimi, küresel rezerv statüsünü ilanihaye koruyamaz. Karşılıksız çek niteliğindeki dolar üretimi ve F-35 örneğinde olduğu gibi müttefiklerinin hak edilmiş alacaklarını dahi gasbeden siyasi tavır, dünyayı dolardan kaçış arayışlarına itmektedir. Güven üzerine inşa edilen finansal sistemler, asgari güven şartlarını kaybettiklerinde çökmeye mahkumdur ve ABD’nin bugünkü borç ve yaptırım politikası, doların küresel hakimiyetinin sonunu kendi elleriyle hazırlamaktadır.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23