• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

ABD müttefik ülkeyi kaybetmek üzere! Yönlerini Çin'e çevirdiler

Yeniakit Publisher
AA Giriş Tarihi: Güncelleme Tarihi:
ABD müttefik ülkeyi kaybetmek üzere! Yönlerini Çin'e çevirdiler

Tayland’ın son on yılda Çin’le artan siyasi ve askeri yakınlığı, ABD ile 1950’lerden bu yana süregelen güvenlik ittifakını zayıflatıyor. Uzmanlara göre bu durum, Washington’un Güneydoğu Asya’daki stratejik etkisini ciddi biçimde sınırlandırabilir.

Kağıt üzerinde, ABD ile Tayland arasındaki savunma ittifakı, Asya’nın en güçlü güvenlik ilişkilerinden biri olarak tanımlanıyor. 1954’te imzalanan Manila Paktı çerçevesinde başlayan ortaklık, Soğuk Savaş döneminde Vietnam Savaşı dâhil pek çok ABD operasyonuna destek sağlamış, Tayland toprakları stratejik üs olarak kullanılmıştı.

Tayland 2003 yılında, ABD tarafından “NATO dışı önemli müttefik” statüsüne alındı ve 1982’den bu yana dünyanın en büyük çok taraflı tatbikatlarından biri kabul edilen Cobra Gold askeri manevralarına ev sahipliği yaptı.

Ancak son yıllarda, Bangkok yönetiminin dış politikadaki öncelikleri değişti. Uzmanlara göre, ülkenin stratejik ağırlık merkezi Çin’e doğru kayıyor.

PEKİN’LE ASKERİ VE EKONOMİK YAKINLAŞMA

Washington’daki Asya Topluluğu Politika Enstitüsü’nden Emma Chanlett-Avery, Tayland’ın Çin’le artan bağlarının “ABD’nin Güneydoğu Asya’daki stratejik etkisini kaybetme eğilimini hızlandırdığını” belirtiyor.

2014’te Tayland’da yaşanan askeri darbe sonrası ABD’nin demokratik ilkelere vurgu yaparak iş birliğini sınırlandırması, Pekin’e yeni fırsatlar sundu. Çin, 2016–2022 yılları arasında Tayland’a yaklaşık 400 milyon dolarlık silah satışı gerçekleştirerek ABD’yi geride bıraktı.

Bu dönemde Tayland, Çin’den karadan havaya füzeler, radar sistemleri, tanklar ve ilk denizaltısını temin etti. Çin’in savunma sanayisindeki artan etkisi, ABD’nin bölgedeki askeri erişimini de daraltıyor.

Chanlett-Avery, “Tayland artık ABD’nin Tayvan Boğazı veya Güney Çin Denizi’nde bir kriz yaşanması hâlinde üslerine erişim izni vermeyeceği” görüşünü dile getiriyor.

ASKERİ ERİŞİM VE LOJİSTİK RİSKLER

Amerikan Girişim Enstitüsü’nden Zach Cooper, iki ülke arasındaki ilişkilerde bir “ayrışma dönemi” yaşandığını ve bunun ABD’nin Tayland’daki askerî kapasitesini sınırlayabileceğini ifade ediyor.

Cooper’a göre, Tayland Körfezi’ndeki U-Tapao hava üssü Washington için bölgedeki en kritik lojistik noktalardan biri. Ancak Bangkok’un Çin’e yaklaşımı, bu üssün kullanımına yönelik kısıtlamalar getirebilir.

ABD’nin Singapur gibi diğer bölge ülkeleriyle iş birliğini sürdürdüğünü hatırlatan Cooper, Tayland’ın ise “coğrafi olarak daha kuzeyde yer alması nedeniyle stratejik geçiş bölgeleri açısından özel bir konumda” olduğuna dikkat çekti.

FÜZE ÜSLERİ VE İSTİHBARAT PAYLAŞIMI KISITLANABİLİR

Uluslararası Stratejik Çalışmalar Enstitüsü’nün 2024 raporu, Tayland’ın Çin’e yönelmesinin ABD’nin füze konuşlandırma seçeneklerini sınırladığını vurguluyor. Rapora göre, Bangkok yönetiminin ABD füzelerinin ülkesinde konuşlandırılmasını onaylama olasılığı “son derece düşük”.

Ayrıca Tayland’ın Çin’le artan teknoloji paylaşımı, Washington açısından istihbarat güvenliği endişeleri doğuruyor. Cooper, “Taylandlı liderlerin gelecekteki çıkarlarını Çin’le daha uyumlu görmesi, ABD istihbarat yetkililerinde güven sorunu yaratıyor” değerlendirmesinde bulundu.

Bu durumun, ABD’nin bazı gelişmiş tatbikatlarını Çin radarlarının menziline sokmaktan çekinmesine neden olduğu belirtiliyor. Tayland’ın 2023’te F-35 savaş uçağı alım talebinin reddedilmesi, bu eğilimin bir göstergesi olarak görülüyor.

WASHINGTON’UN BÖLGEDEKİ ETKİSİ AZALIYOR

Tayland’ın Çin’le yakınlaşması sürerken, ABD’nin de Güneydoğu Asya’ya ilgisinin azaldığı değerlendiriliyor.

Zach Cooper, 2011’de açıklanan “Asya’ya Yöneliş” politikasının zamanla etkisini yitirdiğini ve Washington’un odağının Japonya–Tayvan–Filipinler hattındaki birinci ada zincirine kaydığını belirtiyor.

Emma Chanlett-Avery ise, ABD’nin son yıllarda Avustralya, Hindistan, Japonya ve Güney Kore gibi ülkelerle geliştirdiği üçlü ve çok taraflı güvenlik mekanizmalarına öncelik verirken, Güneydoğu Asya’nın büyük ölçüde dışarıda bırakıldığını vurguluyor.

Bu kaymanın, hem Tayland’daki hem de bölgedeki ABD etkisini gözle görülür biçimde azalttığı belirtiliyor.

Kısacası, Tayland’ın dış politikasında Çin’e yönelmesi yalnızca iki ülke arasındaki güç dengelerini değil, aynı zamanda ABD’nin Asya-Pasifik’teki uzun vadeli stratejik planlarını da derinden sarsıyor. Washington açısından bu durum, Güneydoğu Asya’da etkisini koruma mücadelesinin yeni bir evresine işaret ediyor.

Haber Kaynağı: Military Times

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23