• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

29 yıldır bitmeyen zulüm

Ateist Aziz Nesin ve marjinal grupların Peygamber Efendimiz Hazreti Muhammed’e (S.A.V) yönelik ağır hakaretleri sonucu gelişen Sivas olaylarının üzerinden 29 yıl geçti. 28 Şubat mahkemelerinin uydurma belgelerle mahkum ettiği Sivas mazlumları ise hâlâ adaletin tecelli etmesini bekliyor.

Yeniakit Publisher
2022-07-02 09:50:00 - 2022-07-02 09:52:51
29 yıldır bitmeyen zulüm

HABER MERKEZİ

SHP/CHP’li Erdal İnönü’nün Başbakan Yardımcısı, Murat Karayalçın’ın Devlet Bakanı, “Seyfi Dede” lakaplı mezhepçi Seyfi Oktay’ın Adalet Bakanı olduğu 1993 yılında karanlık tezgahlarla gerçekleştirilen Sivas olayları, Cumhuriyet tarihinin en puslu hadiselerinden biri olarak yıllardır aydınlatılmayı bekliyor. 2 Temmuz 1993’te Sivas’ta yaşanan gerginlik, Pir Sultan Abdal Şenlikleri adıyla düzenlenen etkinliğe Şeytan Ayetleri kitabının yazarı Aziz Nesin’in davet edilmesiyle başladı. Cuma namazı esnasında düzenlenen çalgı-çengili etkinliklere karşı Aziz Nesin’e yönelik Sivas merkezde protesto eylemi düzenlendi.

Sivas’a SHP/CHP’li Başbakan Yardımcısı Erdal İnönü kontenjanından atanan Vali Ahmet Karabilgin’in süreçteki rolü hep görmezden gelindi. Banaz’da düzenlenen etkinlikleri ısrarla şehir merkezine taşımak isteyen Karabilgin’in ‘ısrarı’ mercek altına alınmadı. Olayların büyümesi üzerine Emniyet’in “önlem alalım” çağrısına “Gerek yok” diye cevap veren Karabilgin’in neyi amaçladığı sorulmadı. Vali Karabilgin’in olaylar sonrasında davanın savcısı gibi açıklamalar yapması ve olayı Müslüman kimliğiyle bilinen insanların üzerine atması da sorgulanmadı. Dönemin İl Kültür Müdürü de, her sene ilçe çapında gerçekleştirilen etkinliklerin o sene Sivas merkezde yapılması için tuhaf şekilde gayret göstermesine rağmen, herhangi bir tahkikata uğramadı.

Aziz Nesin dahil, 1’i yabancı uyruklu olmak üzere çoğunluğu farklı şehirlerden Sivas’a gelen çeşitli isimlerin Madımak Oteli’nde kaldığı bilgisinin paylaşılmasıyla olaylar o bölgeye sıçradı. Güvenlik kuvvetlerinin hiçbir müdahalede bulunmadığı olaylarda kalabalık, belirli bir odak tarafından otel önüne sürüklendi. Burada Nesin’e yönelik protesto sırasında yine karanlık eller devreye girip Madımak Oteli’nin perdelerini yakmış, tutuşan perdeler binada yangına sebep olmuştu.

Onlar öldü, Nesin kaçtı

Yangın esnasında 33 kişi ve 2 otel görevlisi duman neticesi can vermiş, 2 eylemci de polis müdahalesinde hayatını kaybetmişti. 37 kişinin can verdiği olaylarda provokatör Aziz Nesin, “görevini tamamlamasının ardından” otelin arka bölgesinden dışarı çıkarılarak kurtarılmıştı.

Hadisenin ardından başlatılan yargılamada, olaylara ilişkin hiçbir zanlıya ulaşılamadı. CHP’nin iktidar ortağı olduğu dönemde gerçekleştirilen yargılamalarda, suçsuz günahsız onlarca Sivaslı yakalanarak zindana atıldı. Olay günü Sivas’ta dahi olmayan Bülent Düvenci, Emniyet binasının televizyonunu tamir ettiği sırada Aziz Nesin’e karşı söylemde bulunduğu için tevkif edilip ismi olaylara karıştırılan Ahmet Turan Kılıç, kumar masasında tartıştığı arkadaşının borcunu ödememek için şikayet etmesi sonucu davaya adı giren Murat Songur gibi birçok isim uyduruk gerekçelerle zanlı olarak hakim karşısına çıkarıldı.

Ankara 1 No’u DGM’nin 26 Aralık 1994’te açıkladığı kararda sanıklar, 3 ila 20 yıl arasında hapis cezasına çarptırılmıştı. Ancak Yargıtay 9. Ceza Dairesi’nin bu kararı temyizde bozmasının ardından 28 Şubat sürecinde “Devletin anayasal ve temel nizamını ortadan kaldırmaya teşebbüs” gerekçesi ile yeniden yargılama yapılmış ve 33 sanığa müebbet hapis cezası verilmişti.

24 Mazlum zindanlarda çürüyor

Madımak hadisesinde provokasyonu çıkaranların elini kollunu sallayarak gezdiği, faillerinin bulunamadığı, olay günü slogan attığı gerekçesiyle ‘olayın faili’ denilip cezaevlerine doluşturulan sanıkların özgürlüğünün çalındığı Sivas olayları, 29 yıldır dindarlara zulüm aracına dönüştürülüyor. Halihazırda 24 Sivas sanığı, çeyrek asrı aşkın süredir adalet bekliyor. Hukukçular ise Sivas davası dosyasının yeniden açılması, yargılamanın yeniden yapılması ve suçsuz yere zindanlarda çile dolduran mazlumların tahliye edilmesi gerektiğini söylüyor.

Hastalıklar, sakatlıklar, ölümler...

Masumların kimi zindanda ağır hastalıklara yakalandı, kimi anne-babasını kaybetti. Çeyrek asrı aşan sürede zindanda zulmün her türlüsünü yaşayan mazlumlardan Faruk Belkavli’nin annesi Nuriye Belkavli, babası Cemil Belkavli evlat hasretiyle son nefesini verdi. 2005’te annesi Fatma Erbaş’ın acısını yaşayan Sivas mazlumu Muhsin Erbaş, geçtiğimiz ay babası Ahmet Erbaş’ın vefat haberiyle çöktü. Zafer Yelok’un annesi Mevlüde Yelok 78’inde, babası Hacı Mehmet Yelok 71’inde Hakk’a yürüdü. Erkan Çetintaş’ın önce annesi Yurdagül Çetintaş sonra babası Nuri Çetintaş ebedi aleme göç etti. Harun Gülbaş’ın 15 sene önce annesi Adile Gülbaş rahmetli oldu, daha sonra ağabeyi Metin Gülbaş’ın acı haberini aldı. Suçsuz günahsız masumlardan Bülent Düğenci’nin babası Hikmet Düğenci artık aramızda değil. Dava sanıklarından Alim Özhan’ın eşi Solmaz Özhan 49 yaşında kansere yenik düştü. Cafer Tayyar Soykök’ün gözü gibi sevdiği kız kardeşi Lalezar Sorucu 46 yaşında hayatını kaybetti. Mazlumlardan Faruk Ceylan’ın kız kardeşi Perihan Ceylan ise henüz 22 yaşındayken trafik kazasında vefat ederek ağabeyine acıyı yaşattı.

Sivas mazlumlarından Ahmet Turan Kılıç cezaevindeyken ciğerparesi olan eşi hayatını kaybetmiş, ağır hastalıklar sebebiyle 86 yaşında Cumhurbaşkanlığı affıyla zindandan çıktıktan 1 yıl sonra Hakk’a yürümüştü. Dava sanıklarından Cafer Erçakmak ise 2011 senesinde fani hayata gözlerini yummasına rağmen kimlik tespiti için mezarı açılmış ve kan, kıl gibi örnekler alınarak öldükten sonra bile zulme maruz kalmıştı.

Mazlumların sesi her yerde kısılıyor

Madımak’taki yangın sebebiyle 29 yıldır dindarlara yönelik kin ve nefret propagandası yapılırken, hiçbir suçu günahı olmadan cezaevlerine doldurulan Sivas davası sanıklarının kendilerini savunmalarına dahi imkan verilmiyor. Mazlumların ve ailelerinin feryatlarını duyurmak üzere kurulan Sivas Davası Mağdurları Platformu’nun (SİDAM) sosyal medya hesapları kapatıldı. Her türlü ahlaksızlığa, yalana, iftiraya cevaz veren Twitter, Facebook gibi sosyal medya kuruluşları SİDAM’ın hakikatleri haykırdığı adreslere kilit vurdu.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

hikmet

bütün bu olanlar karşısında soruyorum nerdesin ey müslüman iktidar????2 20 senedir nerdesin?

Al Mîr

Temel Karaiblisoğluna sormak lazım bu olayları...
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23