28 Şubat’taki zulüm bana çocuğumu kaybettirdi
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
28 Şubat döneminde İstanbul Üniversitesi öğrencisi olan Nuray Canan Songür, başörtülü olduğu için okuldan yaka paça karakola götürülmek istenince çıkan arbedede ağır darbe aldı. Hamile olan Songür çocuğunu da kaybetti.
ÖMER FARUK ŞAHİN / ANKARA Üzerinden 20 yılı aşkın bir süre geçmesine rağmen etkileri hâlâ devam eden 28 Şubat dönemi zulmünden en çok etkilenen isimlerden biri olan Nuray Canan Songür, yaşadıklarını Akit’e anlattı.
28 Şubat’ın, milletçe hukukun üstünlüğüne dair olan inancımızı derinden sarsan bir dönem olduğunu dile getiren Songür, “Hiçbir suçu olmadığı halde hukuksuzca gözaltına alınan Müslümanlar, düzmece iddianamelerle yargılanmış ve cezalandırılarak uzun yıllar hapse mahkum edilmişlerdir. Özellikle Doğu ve Güneydoğu halkı hukuksuz uygulamalardan en çok etkilenen kesim olmuştur. Bir yandan PKK terör örgütü diğer yandan devlet kisvesiyle devletin içerisinde yuvalanmış FETÖ’nün zulmüne maruz kalmış o günden bu güne mağduriyetleri devam etmiştir. 28 Şubat’ta milletin iradesiyle seçilmiş Erbakan hükümetinin darbeciler tarafından alaşağı edilmesine alenen destek veren FETÖ elebaşısı ve üyeleri milletle devletin arasında husumet oluşturacak her tür provokasyonu sahnelemişlerdir” diye konuştu.
“FETÖ’NÜN GASP ETTİĞİ HAKLAR İADE EDİLMELİ”
FETÖ’nün ne denli devlet ve millet düşmanı olduğunu 15 Temmuz’da tam anlamıyla görüldüğünü belirten Songür, “Bu aşamadan sonra ivedilikle yapılması gereken şeylerin başında yaklaşık 20 yıldır haksız yere hayatları gasp edilen hapishanelerde bulunan mağdurların haklarının iadesidir. Adaletin olmadığı bir yerde hiç kimse güvende değildir. O dönem bizler sadece başörtüsü ile sınıfta bulunduğumuz, yada başörtü yasağını protesto ettiğimiz için hakim karşına çıkarılarak celse celse yargılanıp, hapis cezasına çarptırıldıysak, Doğu ve Güneydoğudaki mağdurların da durumunun bundan farklı olmadığı aşikar. Zira uzun yıllarını hapishanelerde geçiren bu kardeşlerimizi yargılayan hakimler ve savcıların bir çoğunun FETÖ üyesi olması sebebiyle ceza alarak hapse mahkum oldukları da bilinmektedir. Hal böyleyken, FETÖ tarafından yaşamları, özgürlükleri, hakları gasp edilerek mağdur edilen yüzlerce insan ve onların yakınlarının haklarının iadesi için biran önce harekete geçilmesini milletçe beklemekteyiz” dedi.
“O DAVADAN BANA KALAN KAYBETTİĞİM ÇOCUĞUM OLDU”
28 Şubat döneminden geriye okulundan yaka paça atıldığı sıra hamile olduğu çocuğunu kaybetmenin hüznü kaldığını belirten Nuray Canan Songür, “Darbelerin başarılı olması durumunda ne denli ağır hukuksuzlukların yaşanabileceğine dair üzücü bir olaydı yaşadığım. Hem haksız yere gözaltına alınmış, hem evladımı kaybetmiş ve tedavime izin verilmeyerek yargılanmaya başlanmıştım. Sonunda beraat ettiğim o davadan bana kalan bu üzücü hadise oldu tabi ama tüm bu yaşananlardan öğrendiğim şey: ne pahasına olursa olsun kötülerin iktidarına iyilerin izin vermemeleri gerektiğiydi. Bu yüzden milletçe 15 Temmuz’da şanlı bir direniş gerçekleştirerek 28 Şubat’ın tekrarının hatta daha kötüsünün yaşanması engellendi” şeklinde konuştu.