• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

25 Şubat 2025: Günün Âyet ve Hadisi

Yeniakit Publisher
Haber Merkezi Giriş Tarihi: Güncelleme Tarihi:

Milli İradenin Sesi Yeni Akit

Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.

⭐ Bizi Google'da Takip Et
25 Şubat 2025: Günün Âyet ve Hadisi

Sizler için hazırladığımız 'Günün Âyet ve Hadisi' ile 'Günün 'Sözü', 'Günün Fotoğrafı' ve 'Kıssadan Hisse'yi istifadelerinize (25 Şubat 2025) sunuyoruz...

VAHYİN DİLİNDEN


(٨٦) وَاِذَا حُيّٖيتُمْ بِتَحِيَّةٍ فَحَيُّوا بِاَحْسَنَ مِنْهَٓا اَوْ رُدُّوهَاؕ اِنَّ اللّٰهَ كَانَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ حَسٖيباً

Esirgeyen, bağışlayan Allah'ın adıyla

(86) Size bir selâm verildiğinde ya daha güzeli ile veya dengi ile karşılık verin. Allah, her şeyin hesabını tutmaktadır.

(Nisâ Suresi)         (Meâl Kaynak: Diyanet İşleri Başkanlığı)


TEFSİRİ:

Aracılık için birisine başvuranlar işe selâm ile başlayacaklardır. Müminler karşılaştıklarında selâmlaşacak, karşılıklı olarak iyi dilekte bulunacaklardır. Her kültürde selâmlaşma âdeti ve bu âdetin gerektirdiği usul ve âdâb vardır. Bu münasebetle müslümanlar arasında selâmlaşmanın nasıl olması gerektiği konusuna geçilmiştir. “Selâm” diye tercüme edilen tahiyye, hayat kelimesiyle aynı kökten olup lugat mânası itibariyle “sağlık, uzun ömür dilemek” demektir.

Tefsirciler buradaki tahiyye buyruğunu üç şekilde açıklamışlardır:

a) Hapşıranın “elhamdülillâh” demesi ile başlayan karşılıklı dualar;
b) Hediye verene hediye ile mukabele;
c) Selâm verip almak. Tahiyye kelimesi daha ziyade bu üçüncü mânada kullanılmıştır.

Câhiliye devrinde de çeşitli sözlerle selâmlaşma yapılır, ama selâmlaşmada köleliğin ve sınıf farkının izleri görülürdü. Köleler, zayıflar ve garipler selâm vermek mecburiyetinde görülür ve verirken de birtakım kalıplara riayet etmeleri beklenirdi. İslâm dini getirdiği eşitlik ve fazilet anlayışına uygun olarak bir selâmlaşma âdâbı oluşturdu. Sünnet ve örf bunun verilişini “esselâmü aleyküm” veya “selâmün aleyküm”, alınışını da “aleykümüsselâm, aleykümselâm, ve aleykümüsselâm ve rahmetullah ve berekâtüh” şeklinde belirledi. Selâmlaşma müslümanlar arasında bir ülfet, kaynaşma, sevgi aracıdır, barış içinde olma işaretidir. Selâm verip alanlar birbirlerine Allah’tan “iyilik, esenlik, rahmet, bereket” dilemektedirler. Bu sebeple selâmlaşma Kur’an’da ve Sünnet’te teşvik edilmiş, âlimler tarafından hükmü ve âdâbı üzerine kafa yorulmuş, açıklamalar yapılmıştır.

Bir müslümanın bir veya daha fazla müslümanla karşılaştığı, bir araya geldiği zaman selâm vermesi sünnettir, bu selâmı birisi verince diğerlerinin onu alması farzdır. Bir kişinin verdiği selâmı topluluktan birinin almasıyla vazifenin yerine gelmiş olup olmayacağı konusu tartışılmıştır. Ebû Hanîfe’ye göre topluluktan her birinin selâmı alması gerekir. Gayri müslimlere de müminlere verilen selâmın verilebileceğini ileri süren âlimler bulunmasına rağmen ekseriyete göre onlara bir mümin böyle selâm vermez, onlar verirlerse “ve aleyküm” (size de olsun) şeklinde mukabele edilir (ayrıca bk. Nûr 24/ 27, 61). 

Kaynak : Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 2 Sayfa: 107-108

 

ALLAH RESÛLÜ'NDEN (Sallellahu Aleyhi ve Sellem) 

“Kişinin fitnesi ehlinde, malında, çocuğunda, nefsinde ve komşusundadır. Oruç, namaz, sadaka, iyiliği emretmek ve günahlardan sakındırmak bu fitneye kefaret olur!”

Kaynak: Müslim, Fiten 17; Tirmizi, Fiten 71

 

 

GÜNÜN SÖZÜ:




GÜNÜN FOTOĞRAFI:



KISSADAN HİSSE:

Bir gün Peygamber Efendimizle karşılaşan Ebu Cehil, "Beni Haşim soyundan senden daha çirkin yüzlü biri yok­tur" dedi. Peygamber Efendimiz:

"Söylediğin doğrudur" cevabını verdi.

Biraz sonra Hz. Ebubekir geldi ve "Yüzün güneş gibi parlıyor. Senin yüzünden daha güzel ve göz kamaştırıcı bir yüz görmedim ya Resulallah" dedi.

Peygamberimiz ona da "Doğru söyledin" karşılığını verdi.

Orada bulunanlar, "Ey Allah'ın peygamberi, birbirine zıt şeylerin ikisine de 'Doğru' dedin, bunun sebebi nedir?" diye sordular.

Peygamber Efendimiz:

"Ben, Allah'ın cilaladığı bir aynayım. Bana bakan ken­dini görür" buyurdu.

Peygamberimiz daha sonraları bu hükmü genişleterek, "Mü'minmü'minin aynasıdır" diyecekti.

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

abdullah

Allah razı olsun bu hizmet güzel ama hadislerin arapçası ve kaynagı da olursa daha iyi olur
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23