• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

25 Ekim 2026: Günün Ayet ve Hadisi

Yeniakit Publisher
Haber Merkezi Giriş Tarihi: Güncelleme Tarihi:

Milli İradenin Sesi Yeni Akit

Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.

⭐ Bizi Google'da Takip Et
25 Ekim 2026: Günün Ayet ve Hadisi

Bu sözler kulaklarımıza küpe olsun. Sizler için hazırladığımız, Günün Ayet ve Hadisi ile Günün Sözünü, Günün Karikatürü istifadelerinize sunuyoruz... (25 Ekim 2026)

ÂYET - VAHYİN DİLİNDEN:



(٨٧) وَلَا تُخْزِنٖی یَوْمَ یُبْعَثُونَۙ
(٨٨) یَوْمَ لَا یَنْفَعُ مَالٌ وَلَا بَنُونَۙ
(٨٩) اِلَّا مَنْ اَتَى اللّٰهَ بِقَلْبٍ سَلٖیمٍؕ

Esirgeyen, bağışlayan Allah'ın adıyla  

(87-88-89) İnsanların diriltileceği gün ve Allah’a temiz bir kalple gelenler dışında malın da çocukların da fayda vermeyeceği gün beni mahcup etme!”

(Şuârâ Suresi, 26/87-88-89)         (Meâl Kaynak: Diyanet İşleri Başkanlığı) 


 HADİS - ALLAH RESÛLÜ'NDEN (Sallellahu Aleyhi ve Sellem)   

“Cennetlikler cennette yiyip içerler, ama; büyük, küçük abdeste çıkmaz ve sümkürmezler.

Sadece hoş kokulu bir geğirti ve ter çıkarırlar.

İnsanın kendiliğinden nefes alması gibi, onlar da kendiliklerinden Cenâb-ı Hakk’ı ulûhiyyet makamına yakışmayan sıfatlardan tenzih eder, tekbir getirirler.”

Kaynak: Müslim, Cennet 18

 


 

GÜNÜN SÖZÜ:





GÜNÜN FOTOĞRAFI:


Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Recep Aydın / Sosyal Bilimci

EY GENÇLİK! KÖKLERİNİ BİLMEDEN GELECEĞİNİ İNŞA EDEMEZSİN Geçmişini bilmeyen bir nesil, geleceğini sağlam temeller üzerine kurmakta zorlanır. Çünkü insan yalnızca bugünün değil, geçmişten gelen emeklerin, fedakârlıkların ve hatıraların da mirasçısıdır. Sevgili gençler! Bugün sizlere siyasetten, ekonomiden veya dünyanın bitmek bilmeyen meselelerinden değil, belki de hayatınız boyunca kendinize sormanız gereken en önemli sorulardan söz etmek istiyorum. Sen kimsin? Nereden geldin? Kimlerin torunusun? Bu sorulara yalnızca adınızı, soyadınızı ve doğduğunuz şehri söyleyerek cevap veremezsiniz. Peki, dedenizin babasının adını biliyor musunuz? Ninenizin annesinin kim olduğunu, nerede doğduğunu, nasıl yaşadığını hiç merak ettiniz mi? Büyükleriniz hangi köyden, hangi kasabadan, hangi şehirden gelmiş? Hangi zorluklarla mücadele etmiş, hangi acıları yaşamış, hangi sevinçleri paylaşmışlar? Hiç düşündünüz mü? Bugün üzerinde rahatça yürüdüğünüz topraklarda belki dedenizin alın teri, ninenizin gözyaşı, büyük büyük babanızın emeği vardır. Belki bir dedeniz savaş görmüş, belki bir nineniz yokluk içinde çocuk büyütmüş, belki de hiç tanımadığınız bir atanız ailesini ayakta tutabilmek için ömrünü çalışarak geçirmiştir. Siz bugün onların adını bile bilmiyorsanız, geçmişinizin önemli bir parçasından habersiz yaşıyorsunuz demektir. Çok anlamlı bir söz vardır: “Geçmişini bilmeyen, geleceğini kuramaz.” Bu söz yalnızca devletler ve milletler için değil, aileler ve insanlar için de büyük bir hakikati ifade eder. Çünkü insan köksüz bir ağaç değildir. Ağacın kökleri ne kadar derine uzanırsa, fırtınalara karşı direnci de o kadar güçlü olur. İnsan da ailesinin geçmişini, kültürünü, değerlerini ve yaşadığı tecrübeleri öğrendikçe hayata daha bilinçli bakar. Ancak köklerini bilmek, atalarının her davranışını doğru kabul etmek değildir. Onların iyiliklerini örnek almak, hatalarından ders çıkarmak da geçmişe sahip çıkmanın bir parçasıdır. Sevgili gençler! Bugün elinizde son model telefonlar var. Dünyanın öbür ucundaki insanların hayatlarını birkaç saniyede öğrenebiliyorsunuz. Bir sanatçının kaç yaşında olduğunu, bir futbolcunun hangi takımda oynadığını, bir sosyal medya fenomeninin nerede tatil yaptığını biliyorsunuz. Peki, kendi dedenizin nerede doğduğunu biliyor musunuz? Dünyanın öbür ucundaki bir insanın hayatını merak ederken, aynı sofrada oturduğunuz ninenizin gençliğini neden merak etmiyorsunuz? Bir yabancının hayat hikâyesini saatlerce dinlerken, dedenizin hatıralarına neden birkaç dakikanızı ayırmıyorsunuz? İşte üzerinde düşünmemiz gereken mesele budur. Unutmayın ki bugün hayatta olan aile büyükleriniz, yarın ulaşamayacağınız birer tarih hazinesidir. Dedenizin hafızasında belki yüz yıllık bir aile hikâyesi saklıdır. Ninenizin anlattığı küçücük bir hatıra, size hiçbir tarih kitabında bulamayacağınız kadar değerli bilgiler verebilir. Onlar hayattayken sorun, öğrenin, dinleyin. Dedenize gidin ve sorun: "Dede, senin babanın adı neydi? Onun babası kimdi? Bizim ailemiz nereden gelmiş?" Ninenizin yanına oturun ve sorun: "Nine, sen çocukken hayat nasıldı? Annen nasıl bir insandı? Bizim ailemiz hangi zorluklardan geçti?" İmkânınız varsa anlattıklarını yazın, izinlerini alarak seslerini kaydedin, eski fotoğrafları saklayın. Bir aile defteri oluşturun. Dedenizin, ninenizin, onların anne ve babalarının isimlerini bu deftere yazın. Doğum yerlerini, mesleklerini, yaşadıkları önemli olayları öğrenin. Üstelik sevgili gençler, günümüzde atalarımızı araştırmak eskisine göre çok daha kolay. Devletimizin sunduğu e-Devlet hizmetleri sayesinde aile geçmişimize ilişkin önemli bilgilere ulaşabiliyoruz. e-Devlet sistemine girerek Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünün “Alt-Üst Soy Bilgisi Sorgulama” hizmetinden yararlanabilirsiniz. Bu hizmet aracılığıyla dedenizin dedesinin, ninenizin annesinin ve daha eski kuşaklardaki atalarınızın kimlik bilgilerini, kayıtların izin verdiği ölçüde öğrenebilirsiniz. Bazı ailelerin kayıtları 1800'lü yıllara kadar uzanabiliyor. Ayrıca “Soy Ağacı Görüntüleme” hizmetiyle aile geçmişinizi görsel olarak da inceleyebilirsiniz. Elinizde böyle bir imkân varken neden geçmişinizi merak etmeyesiniz? Başkalarının hayatını öğrenmek için saatlerinizi harcarken kendi ailenizin geçmişini araştırmaya birkaç dakikanızı ayırmak çok mu zor? Fakat burada çok önemli bir hususu özellikle hatırlatmak istiyorum. e-Devlet size atalarınızın isimlerini gösterebilir ama onların nasıl insanlar olduğunu, hangi fedakârlıkları yaptıklarını, hangi acıları yaşadıklarını en iyi aile büyüklerinizden öğrenebilirsiniz. Çünkü devlet kayıtlarında bir insanın adı, doğum tarihi ve memleketi yazabilir. Ama o insanın çocuklarını büyütmek için çektiği sıkıntılar, ailesine gösterdiği sevgi, komşusuna yaptığı iyilikler her zaman kayıtlara geçmez. İşte bu nedenle resmî kayıtlarla büyüklerinizin hatıralarını bir araya getirin. Bir tarafta soy ağacınız, diğer tarafta ailenizin yaşanmış hikâyeleri olsun. Böylece yalnızca kimlerin torunu olduğunuzu değil, nasıl bir geçmişten geldiğinizi de öğrenirsiniz. Çünkü bugün sıradan gördüğünüz bu bilgiler, yarın çocuklarınız ve torunlarınız için paha biçilmez bir mirasa dönüşebilir. Bir gün dedenizin oturduğu sandalye boş kalacak. Bir gün ninenizin sesi yalnızca hatıralarınızda yaşayacak. İşte o gün, "Keşke biraz daha konuşsaydım, keşke geçmişimizi sorsaydım, keşke anlattıklarını yazsaydım" dememek için bugün harekete geçin. Sevgili gençler! Soyunu bilmek, başka ailelerden üstün olduğunu düşünmek değildir. Asalet yalnızca soyadında, servette veya makamda aranmaz. Gerçek asalet insanın ahlakında, dürüstlüğünde, merhametinde ve başkalarına karşı davranışlarında ortaya çıkar. Atalarınızın kim olduğunu öğrenin ama yalnızca onların isimleriyle övünmeyin. Onların güzel davranışlarını yaşatın. Dedeniz dürüst bir insansa siz de dürüst olun. Nineniz merhametli bir insansa siz de merhametli olun. Atalarınız çalışkanlığıyla tanınmışsa siz de tembellikten uzak durun. Eğer geçmişinizde yanlış yapan insanlar olmuşsa onların yanlışlarını tekrarlamayın. Çünkü insanın ailesinden aldığı en değerli miras, banka hesabındaki para değil, gelecek nesillere taşıdığı güzel ahlaktır. Bir başka önemli hususu da unutmayın. Aile büyükleriniz yalnızca geçmişinizin tanıkları değildir. Onlar aynı zamanda bugün sizin sevginize, ilginize ve saygınıza ihtiyaç duyan insanlardır. Dedenizin elini öpmek, ninenizin duasını almak, onların gönlünü hoş tutmak bir insanlık vazifesidir. Bir gün sizin de saçlarınıza aklar düşecek. Siz de yaşlanacak, geçmişinizi anlatmak isteyeceksiniz. Bugün büyüklerinize gösterdiğiniz sevgi ve saygı, yarın kendi çocuklarınıza bırakacağınız en güzel örneklerden biri olacaktır. Şunu da özellikle söylemek isterim: Her genç ailesinin geçmişini öğrenme imkânına sahip olmayabilir. Kimi dedesini hiç tanımamıştır, kimi ailesinden ayrı büyümüştür, kiminin geçmişine ait kayıtlar kaybolmuştur. Böyle durumlarda kendinizi eksik hissetmeyin. Bildiğiniz kadarıyla başlayın. Aile hatıralarını, yaşadığınız çevrenin tarihini, kültürünüzü ve sizi yetiştiren insanların emeklerini öğrenin. Çünkü insanın değerini yalnızca nereden geldiği değil, nasıl bir hayat yaşadığı da belirler. Sevgili gençler! Sizlerden bir ricam var. Bugün eve gittiğinizde telefonunuzu bir süreliğine kenara bırakın. Annenizin, babanızın, dedenizin veya ninenizin yanına oturun. Onlara geçmişlerini sorun. Belki ilk defa duyacağınız bir hikâyeyle karşılaşacaksınız. Belki ailenizin yıllardır unutulmuş bir ferdini tanıyacaksınız. Belki de sizi derinden etkileyecek bir fedakârlık hikâyesi öğreneceksiniz. Ve o gün anlayacaksınız ki insan yalnızca bugünden ibaret değildir. Arkasında nesillerin emeği, duası, acısı, sevinci ve hatırası vardır. Son sözüm şudur: Ey gençlik! Önce kendini tanı. Sonra aileni, atalarını, dedelerini ve ninelerini öğren. Geçmişini araştır ama geçmişe hapsolma. Köklerinden güç al ama gözünü gelecekten ayırma. Atalarının güzel mirasını yaşat, yanlışlarından ders çıkar ve senden sonra gelecek nesillere daha güzel bir dünya bırakmaya çalış. Çünkü sen yalnızca geçmişin bir hatırası değil, geleceğin de emanetçisisin. Unutma evladım: Kökünü bilmeyen ağaç, hangi toprağın kendisini beslediğini bilemez. Köklerine sahip çıkan insan ise nereden geldiğini bilir, nereye gideceğine daha bilinçli karar verir. Ve bir gün senin torunların da senin hayatını merak edecek. Öyle bir hayat yaşa ki onlar yalnızca adını öğrenmekle kalmasın, seni güzel ahlakınla ve insanlığa bıraktığın iyiliklerle de hatırlasın. Çünkü insanın gerçek mirası, geride bıraktığı serveti değil, hayırla anılan ismidir.

Yusuf

Ağızına, yüreğine sağlık hocam. Çok değerli bulduğum düşüncelerin için teşekkür ederim. Allah'a emanet olun
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23