• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

2 Ekim 2026: Günün Ayet ve Hadisi

Yeniakit Publisher
Haber Merkezi Giriş Tarihi: Güncelleme Tarihi:

Milli İradenin Sesi Yeni Akit

Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.

⭐ Bizi Google'da Takip Et
2 Ekim 2026: Günün Ayet ve Hadisi

Bu sözler kulaklarımıza küpe olsun. Sizler için hazırladığımız, Günün Ayet ve Hadisi ile Günün Sözünü, Günün Fotoğrafını istifadelerinize sunuyoruz... (2 Ekim 2026)

ÂYET - VAHYİN DİLİNDEN:



(١٩) يَعْلَمُ خَٓائِنَةَ الْاَعْيُنِ وَمَا تُخْفِي الصُّدُورُ

Esirgeyen, bağışlayan Allah'ın adıyla  

(19) Allah, gözlerin kötü niyetli bakışını ve kalplerin sakladıklarını bilir.

(Mü'min Suresi, 40/19)         (Meâl Kaynak: Diyanet İşleri Başkanlığı)


TEFSİRİ:

“Gözlerin kötü niyetli bakışı”ndan maksat, bakılması helâl olmayan şeylere veya helâl olmayan şekilde, tarzda bakmak; “kalplerin sakladıkları” ise insanın içinden benimsediği, ancak farklı sebeplerle eylem olarak dışa yansıtmadığı veya yansıtamadığı niyet ve düşünceleridir (Zemahşerî, III, 366). Daha çok ahlâk kitaplarında insanın bütün tutum ve davranışları “uzuvların fiilleri ve kalbin fiilleri” diye ikiye ayrılır. Allah’ın ilmi her iki fiil alanını da kuşatmıştır. Hz. Peygamber, amellerin niyetlere göre değerlendirileceğini (Buhârî, “Îmân”, 41; Müslim, “İmâre”, 155); bir kimse hayırlı bir iş yapmaya niyet etmekle birlikte herhangi bir engel yüzünden bunu gerçekleştiremese bile yine de Allah’ın ona sevap yazacağını bildirmiştir (Nesâî, “Kıyâmü’l-leyl”, 63; İbn Mâce, “İkāme”, 177).

Buna karşılık insan, içinden bir kötülük yapmayı düşünmek, hatta kesin karar vermekle birlikte, düşünce ve niyetini eyleme dönüştürmezse bundan dolayı günahkâr sayılmaz (bk. Buhârî, “Talâk”, 11; Müslim, “Îmân”, 201, 203, 204). Hatta Gazzâlî’nin açıklamalarına göre eğer kötü eylemden vazgeçmenin arkasında Allah korkusu, insan sevgisi, pişmanlık duyup günah işlemekten sakınma gibi olumlu sebepler varsa, iyi bir nedenle ondan vazgeçtiği için sevap bile kazanır.


Ancak –günah işleme arzusu değişmemekle birlikte– korku, acizlik, şartların elverişli olmaması gibi sebeplerle niyet ve düşüncesini gerçekleştirememiş kişi, buna rağmen kötü niyet ve düşüncesinden dolayı günahkâr sayılır (İhyâ, III, 42). Nitekim 20. âyette Allah’ın adaletle hüküm vereceğini bildiren ifade de buna işaret etmektedir.

Bütün bu açıklamalarda putperestlerin bâtıl inançlarından kurtarıl­ması, onlara yeni bir dinî ve ahlâkî zihniyet aşılanması amaçlanmaktadır. Gerçek İlah her bir kulunun neler yaptığını, hatta neler düşündüğünü, içinde ne tür niyetler taşıdığını bilir; onlar hakkında niyet ve amellerine göre hükümler verir, nihayet ödüllendirir veya cezalandırır. 

Kaynak: Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 4 Sayfa: 649-650


 

HADİS - ALLAH RESÛLÜ'NDEN (Sallellahu Aleyhi ve Sellem)   

Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’e bir adam geldi ve şöyle dedi:

“Ey Allah’ın elçisi! Hangi sadakanın sevabı daha büyüktür?”

Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem de şöyle buyurdu:

“Güçlü-kuvvetliyken, sıhhatin yerindeyken, cimriliğin üzerinde, fakir düşmekten endişe etmekteyken, daha büyük zengin olmayı düşlerken verdiğin sadakanın sevabı daha büyüktür.

(Bu işi) can boğaza gelip de 'Falana şu kadar, filana bu kadar.' demeye bırakma. Zaten o mal vârislerden şunun veya bunun olmuştur.”


Kaynak: Buhârî, Zekât 11, Vasâyâ 17; Müslim, Zekât 92
 


 

GÜNÜN SÖZÜ:




GÜNÜN FOTOĞRAFI:


Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Recep Aydın / Sosyal Bilimci

Çocuklarımızı Dış Dünyanın Tehlikelerinden Korumak: Bilinçli Ebeveynlik Rehberi Çocuk yetiştirmek, günümüz dünyasında sadece onların fiziksel ve duygusal ihtiyaçlarını karşılamaktan çok daha fazlasını ifade ediyor. Modern yaşam, getirdiği kolaylıkların yanında çocuklarımızı savunmasız bırakabilecek pek çok dış tehlikeyi de beraberinde getiriyor. Bir ebeveyn olarak çocuklarımızı hayattan tamamen soyutlamadan, onları güvenli sınırlar içinde korumak ve kendi kendilerini koruyabilecek bilinci aşılamak en temel görevimizdir. İşte çocuklarımızı dış tehlikelere, yabancılara, zararlı alışkanlıklara ve fark edilmeyen diğer tehditlere karşı korumanın temel yolları: 1. Yabancılar ve Güvenli Mesafe: "Kişisel Alan" Bilinci Çocuklarımıza "tanımadığın herkes kötüdür" korkusunu aşılamak yerine, daha sağlıklı bir yaklaşım olan "Güvenli Mesafe" ve "Kişisel Alan" kavramlarını öğretmeliyiz. Fiziksel Mesafe: Çocuklar, tanımadıkları yetişkinlerin kendilerine bir kol boyundan daha fazla (yaklaşık 1 metre) yaklaşmasına izin vermemeleri gerektiğini bilmelidir. Bir yabancı adres sormak veya yardım istemek için yaklaştığında, çocuk bu mesafeyi korumalıdır. Yetişkinler Çocuklardan Yardım İstemez: Çocuklara şu altın kural öğretilmelidir: "Yetişkinler yardıma ihtiyaç duyduklarında başka bir yetişkinden yardım isterler, bir çocuktan değil." Kaybolan bir kedi aramak veya arabadan bir şey taşımak için yardım isteyen yabancılara karşı çocuk hemen uzaklaşmalıdır. İçgüdülere Güvenmek ve "HAYIR" Demek: Çocuğa, birisi kendisini rahatsız hissettirdiğinde yüksek sesle "HAYIR" deme ve oradan hızla uzaklaşma özgürlüğü tanınmalıdır. 2. Sigara, Alkol ve Uyuşturucu Maddelere Karşı Önlemler Zararlı alışkanlıklar ve madde bağımlılığı, genellikle ergenlik dönemindeki aidiyet hissi ve merak duygusuyla başlar. Bu tehlikeye karşı en büyük kalkan açık iletişim ve güçlü bir özgüvendir. Erken Dönemde Bilgilendirme: Çocuklara sigara ve uyuşturucu maddelerin vücuda ve beyne verdiği zararlar, korkutarak değil, bilimsel ve yaşına uygun gerçeklerle anlatılmalıdır. Akran Baskısıyla Mücadele: Maddeye başlama oranlarında arkadaş çevresi ilk sırada yer alır. Çocuğunuza, "Hayır" dediğinde arkadaşlarını kaybedeceği korkusunu yenmeyi öğretin. Gerçek arkadaşların kişisel kararlara saygı duyduğunu anlatın. Evdeki Rol Modellik: Anne ve babanın zararlı maddeler kullanmaması veya en azından çocuğun gözü önünde bunu bir "rahatlama aracı" gibi sunmaması kritiktir. Sosyal Faaliyetlere Yönlendirme: Spor, sanat veya bilimsel hobilerle uğraşan, zamanını nitelikli dolduran çocukların zararlı alışkanlıklara yönelme ihtimali çok daha düşüktür. 3. Finansal Farkındalık: Harçlık Miktarı Ne Kadar Olmalı? Çocuğa verilen harçlığın miktarı, onun hem savurgan olmasını engellemeli hem de tehlikeli şeylere erişebilecek kadar büyük finansal güç doğurmamalıdır. Miktar Kriteri: Harçlık miktarı çocuğun yaşına, okulundaki temel ihtiyaçlarına (öğle yemeği, ulaşım gibi) ve ailenin gelir düzeyine göre belirlenmelidir. İlkokul çağında günlük, ortaokul ve lisede ise haftalık veya aylık harçlık düzenine geçilebilir. Fazla Para Tehlike Doğurur: Çocuğun cebinde ihtiyacından fazla para bulunması, onu zararlı maddelere ulaşmaya, kumar türevi oyunlara veya internetteki tehlikeli harcamalara (oyun içi kontrolsüz satın alımlar) yönlendirebilir. Bütçe Yönetimi: Harçlık, çocuğa para harcama kontrolü kazandırmak içindir. Parası erken bittiğinde hemen takviye yapılmamalı, sonuçlarına katlanması sağlanmalıdır. 4. Görünmeyen ve Fark Edilmeyen Diğer Tehlikeler Ebeveynlerin gözünden kaçabilen ancak çocukların psikolojik ve fiziksel güvenliğini tehdit eden unsurların başında dijital dünya gelmektedir. Dijital Dünyanın Tehlikeleri (Siber Zorbalık ve İstismar): Günümüzde yabancılar çocuklara sokakta değil, dijital oyun odalarında, TikTok veya Instagram gibi platformlarda yaklaşmaktadır. Çocukların internette kimlerle konuştuğu, hangi oyunları oynadığı mutlaka takip edilmeli ve ekran sınırlaması uygulanmalıdır. İnternette asla isim, adres veya okul gibi kişisel bilgileri paylaşmamaları öğretilmelidir. "İyi Sır" ve "Kötü Sır" Ayrımı: Çocukları istismardan korumanın en önemli yolu sır kavramını netleştirmektir. Çocuğa, "Eğer birisi sana bir şey yapar veya söyler, sonra da 'Bu bizim sırrımız, annene babana söylersen sana/ailene zarar veririm' derse, bu bir KÖTÜ SIRDIR ve hemen bize anlatmalısın" denmelidir. Aile içinde çocuklara, ne olursa olsun ceza almayacakları güveni verilmelidir ki başlarına gelen kötü bir durumu gizlemesinler. Akran Zorbalığı: Çocuklar sadece yetişkinlerden değil, kendi yaş grubundan da zarar görebilir. Okula gitmek istememe, ani not düşüşleri, içe kapanma veya vücuttaki açıklanamayan morluklar akran zorbalığının işareti olabilir. Sonuç olarak; Çocuklarımızı dış dünyadan tamamen koruyacak sihirli bir kafes yoktur. En iyi koruma yöntemi, onlara güçlü bir özgüven, kendi sınırlarını koruma becerisi ve ailelerine her koşulda duydukları sonsuz güven duygusunu aşılamaktır. Çocuğunuzla her gün kaliteli zaman geçirmek ve onu yargılamadan dinlemek, onu dışarıdaki tüm tehlikelerden koruyacak en büyük kalkanınız olacaktır.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23