THY - Ramazan

CHP’liler Diyanet’in kıymetini biliyorlar mı?

09 Ocak 2018 Salı

Önceki bir yazımda 28 Şubat’a darbe sürecine geri mi döndük diye sormuştum. Mesele dini konular ya da din adamları olunca bir bardak suda fırtına kopartılıyor diye yazmıştım. Gün geçmiyor ki dini bir kavram, din adamı, cemaatler eleştirilmesin. Hadi cemaatler eleştirilsin, din adamları eleştirilsin diyelim peki ne demeye Diyanet yerden yere vuruluyor.

Hiçbir kurum eleştiriden muaf değil ama yapıcı eleştiri varken neden yıkıcı bir dil kullanılıyor. Din özgürlüğünün teminatı olan Diyanet İşleri Başkanlığı neden hedef tahtasına oturtuluyor? Kardeşim siz değil misiniz cemaatlerden şikâyet eden, siz değil misiniz tarikatlardan şikâyet eden. E o zaman Diyanete neden saldırıyorsunuz. Diyanet olmasa ülkede mezhep ve tarikat çatışması olur diyenler neden Diyanet teşkilatına gözünüz gibi bakmıyorsunuz? Bana göre ülkenin iki önemli kurumu var. Bu kurumlardan bir tanesi Türk Silahlı Kuvvetleri bir diğeri ise Diyanet İşleri Başkanlığıdır. Biri canımızı bir diğeri ise dinimizi muhafaza ediyor.

İster laiklik, ister demokrasi, ister din özgürlüğü bakımından meselelere bakın sonuçta Diyaneti gözünüz gibi korumalısınız. Diyanet resmi, kontrollü ve ilmi dini bilgileri veren kuruluş. Ortalama cami cemaati Diyanet İşlerinin fetvaları ile amel eder. Siz bu kurumu yıpratırsanız, güvenilmez hale getirirseniz insanımız dini ihtiyaçlarını karşılamak için yanlış ellere düşebilir.

CHP Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu ilk önce Diyanete sahip çıkmalıdır. Uzun yıllar denetim dışı kalan dini yapılar daha sonraları savruldular. Bugün DEAŞ türü yapılar varsa ülkemizde bir kesimin din düşmanlığı yapmaları nedeniyledir. İnsanlar resmi kurumlardan dini öğrenmek yerine marjinal gruplardan öğrenirlerse o zaman hem sizin hem bizim başımıza bela olurlar.

Bu konuyla ilgili Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın haklı sitemleri var. Bakınız başkan ne diyor: “Esasında laik sistemde herkes inancında, ibadetinde, düşüncesinde özgürlük içerisinde yaşama hakkına sahip olmalıdır. Fakat bu anlayış ülkemizde bir türlü tam olarak yerleşmedi. Dine mesafeli olan bazı kesimler amaçlarına Diyanete saldırarak ulaşmaya çalışıyorlar. Adım adım takip ederek bir açık bulmaya çalışıyorlar. Bulamazlarsa kendileri bir iddia ya da iftira ortaya atıp, bunun etrafında fırtına koparıyorlar.

Halkımızın büyük çoğunluğu bu tür tavır ve davranışlardan çok rahatsız olmaktadır. Diyanet İşleri Başkanlığı olarak bizler eleştiriye her zaman açığız, bu bizim bazı eksiklerimizi tamamlamamız açısından da iyi olur. Ancak yalan haber ve iftira hem bizi ve hem de din hizmeti verdiğimiz milyonlarca insanı üzmektedir. Ayrıca halkımızın medyaya olan güvenini büyük oranda zedelemektedir.”

Sonuçta Diyaneti korumak toplum olarak bütün sosyal kesimlerin, siyasi partilerin görevidir. En başta ana muhalefet partisi CHP’nin görevidir.

 

YORUM YAZ