THY - Ramazan

Bağdat ve Şam düştü ya Ankara?

23 Ocak 2018 Salı

ABD’nin 11 Eylül saldırıları sonrası İslam Dünyasını hedef göstermesi apaçık bir planın parçasıydı. Sözde radikal terörle mücadele görüntüsü adı altında bölge kan gölüne çevrildi. Irak parçalandı. Lübnan’da elli yıldır iç savaş var. Suriye en az dörde bölünecek deniliyor. Libya’da yaşananlar ortada. ABD bölgeye demokrasi getirme vaadiyle girdi. Bu bölgeye demokrasi gelmesini bir kenara bırakın güvenlik bile sağlanamaz halde.

Irak ve Suriye İsrail’in menfaatleri doğrultusunda istikrarsızlaştırıldı. Etnik ve mezhep temelinde bir iç savaş başlatıldı. Bağdat’ta ve Şam’da her gün patlama oluyor. Bu patlamaları Ankara’ya taşımak istiyorlar. Batılılar ve Siyonistlerin şimdiki hedefi ise Türkiyedir. İslam Dünyasının ve mazlumların umudu olan Türkiye bölünmek isteniyor.15 Temmuz darbe girişimi başarılı olsaydı zaten ülkemiz bölünecekti. Bu kahraman millet ve Erdoğan’ın dirayeti kanlı darbeyi engelledi. Hesapları şaşan Batılı sözde dostlar bir başka tezgahı devreye soktular.

Darbenin arkasındaki güçler şimdi açıktan planlarını uygulamaya koyuyorlar. Sınırımızda bir PKK/YPG devleti kurmak istiyorlar. Ülkemize terör ihraç etmek istiyorlar. Ülkemizdeki her patlamanın, katliamın arkasında bu hain yapı var. Terörü ülkemizin içlerine yaymak isteyenler var. O nedenle PKK’ya 4 bin araçlık silah desteği verdiler. Ülkemiz artık bu ihanete dur demeliydi. O nedenle Afrin harekatını başlattı.

Ülkemizi, Suriye ve Irak üzerinden kuşatarak bir savaşa sürüklemek istiyorlar. Türkiye’yi işgalci pozisyona sokmak istiyorlar. Sanki Araplar ve Kürtler öldürülüyormuş gibi medyadan birtakım yalan yanlış haberler yapılıyor. Sosyal medyada katliam var yalanları aldı başını gitti. Bu millet karıncayı bile incitmez. Bu millet hak ve adaletten ayrılmaz. Ülkemizin müdahalesi bir işgal değil emperyalizme tokattır. İsrail ve ABD’nin planlarını ülke olarak bozuyoruz.

Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Afrin’e yönelik Zeytin Dalı Harekatı sürerken, Başbakanlık, operasyonun gerekçelerini 12 maddede açıkladı. Başbakanlık Kamu Diplomasisi Koordinatörlüğü’nün ‘Türkiye Afrin operasyonu ile ne amaçlıyor’ açıklamasında Türkiye’nin gerekçeleri tek tek sıralandı. İşte madde madde o gerekçeler...

10 bin kilometrekarelik bir alanın, ÖSO nüfuzuna geçmesini sağlamak. Doğu Akdeniz’e ulaşmayı hedefleyen PKK kuşağını tamamen engellemek. Türkiye’nin Arap dünyasıyla coğrafi irtibatının kesilme ihtimalini ortadan kaldırmak. Suriye ile olan sınırlarımızın güvenliğini sağlamak.
PYD/PKK’nın Amanos Dağları üzerinden Türkiye’ye yaptığı sızmaları önlemek. Terör örgütünün Akdeniz’e ve buradan dünyaya açılmasını engellemek. Fırat Kalkanı’nın güvenliğini ve devamını sağlamak. Tel Rıfat bölgesinin kontrolünü ele geçirerek sivillerin evlerine geri dönmesini sağlamak. ABD’nin terör örgütlerine desteğini önlemek.

Türkiye’nin sınır illerinin güvenliğinin sağlanmasında ve Fırat Kalkanı’nın korunmasında Afrin kritik önemdedir. Terör örgütlerinin Afrin’de bulunması demek, Kilis ilinin tamamının ve Hatay ilinin büyük bir kısmının terör örgütlerinin ateş menziline girmesi demektir. Türkiye, Afrin ile Kobani’nin birleşmesini ‘Kürt koridoru’ projesinin en önemli ayağı olarak görüyor.

Tüm bu nedenlerden dolayı ülkemiz meşru bir müdahale yapmıştır. Eğer Türkiye Afrin’e girmeseydi. Terör Ankara’yı ve İstanbul’u hedef alacaktı. Türkiye’nin güneyini koparıp almak istiyorlar. İsrail’in güdümünde bir terör devleti kurmak istiyorlar.

Türkiye’nin Afrine müdahalesi ilk aşama olmalıdır. İkinci aşama Münbiç olmalıdır. Bu milletin ve ümmetin duası sizinledir. Bir başka önemli nokta ise Özgür Suriye Ordusudur. Türkiye öteden beri ÖSO’yu desteklemiştir. Bu konuda ülkemizi eleştirenler şimdi mahcup olurlar belki. Alanda bu insanlar Türkiye için savaşıyorlar. Dün ülkemizi uluslararası topluma şikayet ediyorlardı. Mit TIR’ları komplosuyla Erdoğan’ı zora sokmak istiyorlardı. Özgür Suriye Ordusuna niye destek veriyorsunuz diyorlardı. Umarım şimdi utanırlar. 

 

YORUM YAZ