• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Sefa Saygılı
Sefa Saygılı
TÜM YAZILARI

Çocuklarda inanç gelişimi

25 Aralık 2021
A


Sefa Saygılı İletişim: [email protected]

Milli eğitim sistemi için tavsiye kararları almak üzere 7 yıl aranın ardından toplanan 20. Milli Eğitim Şurasında “Okul öncesi öğretim programında çocuğun gelişim düzeyi dikkate alınarak din, ahlak ve değerler eğitimi yer almalıdır” tavsiye kararı alındı. Bu isabetli tavsiyeye art niyetli kişilerin karşı çıktığını görüyoruz. 

Hâlbuki Allah inancı her çocuğun fıtratında vardır. Her çocuk inançlı olarak doğar. Hristiyanlıkta her çocuk günahkâr olarak doğar inancı vardır. Müslümanlıkta her çocuk günahsız, temiz olarak doğar, fıtratında inanç vardır. Ama çocuklarımız, maalesef, hem çevreden, hem okuldan, okuldaki birtakım kişilerden ve özellikle medyadan (internetten olsun, televizyondan olsun vb.) tehlikeli mesajlar alarak bu inançlı duruşunu tehlikeye sürükleyebilmektedirler.

Yaşa göre inanç gelişimi

Çocuklarda ilk dini uyanış 3-4 yaşlarında başlar. Çocuk bu yaşlarda artık bir yaratıcı olduğunu düşünmeye başlar. Ama çocukta soyut kavramlar gelişmediği için, her şeyi somut olarak gördüğü için, Yaratıcıyı da insani vasıflara sahip biriymiş gibi düşünür. Çevresindeki insanlar gibi hareket ettiğini, bedeni olduğunu düşünebilir. 

3-4 yaşlarının bir diğer özelliği de şudur: Bu yaşlarda bir merak dönemi vardır, çocuk her şeyi merak eder, her şeyi sorar. Bu yüzden, Allah inancının temelleri de bu yaşta atılır. Çocuk her şeyi sorduğu gibi, dinle, Allah’la ilgili sorular da sorar. Manevi dünyasını beslemek için ilk önemli dönem bu dönemdir. 

Bu dönemde çocuğun sorduğu sorulara kızmadan ve onun merakını giderecek tarzda muhakkak cevap vermemiz gerekir. Kızgınlık olmadan, çocuğun kafasını karıştırmadan, kısa cevaplar vererek çocuğun merakını gidermek lazım.

Çocuk, bu dönemde, anne ve babayı en bilgili, en üstün, en saygın, en güçlü kişiler olarak görür. Diğer kişilere kıyasla, kendi anne babası en önemli, en bilgili kişilerdir; onların verdiği bilgiler, hareketleri, davranışları çok önemlidir. Biz farkına varmasak bile çocuklarımız bizi taklit ederler, gözetlerler. Biz kendi halimizde olsak bile bize bakar, hareketlerimize bakar. Biz ilgilenmiyor zannederiz, ama onlar bizlerin farkındadır.

Daha sonraki yıllarda anne ve baba en önemli kişiler olmaktan çıkar. İlkokul çağı başladığı zaman, çocuğun öğretmenleri, çevresindeki bazı önemli kişiler, televizyon ve internette gördüğü birtakım şöhretler çocuk için anne ve babayı gölgelemeye başlar. Ve bu dönemde, çocuk, anne ve babasının en önemli, en güçlü kişiler olmadığını anlar. Bir hayal kırıklığı, bir boşluk içine girer. Özellikle bu devrede Allah inancının çok büyük önemi vardır. Çocuk görür ki, annem ve babam en güçlü, en bilgili kişiler değiller, onların da gücü, bilgisi bir yere kadar sınırlıdır. Ama bu dünyayı, kâinatı yaratan, anne ve babamı da beni de yaratan bir yaratıcı var, Allahu Teâlâ var, onun bilgisi sonsuzdur, gücü sonsuzdur diye inanırsa, bu geçiş ona bir rahatlık sağlar, bir ruhsal denge sağlar bu dönemde. Yani Allah inancı özellikle bu devrede çok daha fazla önemlidir. Özellikle bu devrede anne ve babasının zaaflarını, eksikliklerini gördüğünde, Allah inancıyla bu sıkıntıyı giderir.

Allah inancı zayıfsa, bu devrede özellikle yakın çevrede bir ölüm olursa, hele hele -Allah korusun- annesi ya da babasından biri ölürse, büyükannesi ya da büyükbabası ölürse, çocuk daha da bunalıma girer. Ama Allah inancı varsa der ki: “Bu dünyadan sonra ahiret vardır ve öldükten sonra inşallah Allah’ın cennetinde buluşacağız.” Çocuğun ahirete olan inancı çocuğu korur. Yani yakın çevrede ölümlerde de Allah inancının büyük bir önemi vardır. Ve Allah inancı çocuğun boşluğa düşmesini önler ve bunalımını atlatmasını sağlar. 

Bir gün 5-6 yaşlarında bir çocuk getirmişlerdi. Bir deprem oluyor; anne ve baba, depremin etkisiyle çocuğu unutarak dışarı fırlıyorlar. Çocuğun o zaman aklında bazı şüpheler gelişmiş. Dedi ki, “Ben, anne ve babamı en mükemmel varlık olarak görürdüm; ama yerin ve binanın sallanması karşısında onların ne kadar aciz varlıklar olduğunu gördüm.” İşte böylesi durumlarda da Allah inancı çocuğu gerçekten hayata bağlar ve ruh sağlığının bozulmasını engeller.

Kısacası 3-4 yaşından itibaren, her şeyi yaratan, her şeyi düzene koyup idare eden, sonsuz kudret sahibi, ezeli ve ebedi bir Allah inancını çocuklarımıza vermeliyiz. Çocuklar özellikle bu yaşlarda büyüklerin telkin ettiği her şeye inanırlar. Çünkü yaradılışları bunu gerektirir. Bu yüzden, çocukların, 3-4 yaşındaki çocukların sorularına, anlayabilecekleri, sade cevaplar, kısa cevaplar vermemiz, onların meraklarını gidermemiz lazım. Allah’ın büyüklüğünü, her şeyin yaratıcısı olduğunu, bütün iyilik ve güzelliklerin sahibi olduğunu bildirmemiz lazım. Ve çocuğun seviyesine inerek, onun anlayabileceği tarzda karşılık vermeliyiz. Ama kesinlikle gereksiz ve yanlış benzetmelerden kaçınmalıyız. Çocuğa verdiğimiz cevaplar muhakkak doğru ve sade olmalı. Yani uyduruk cevaplarla çocuğun merakını geçiştirmemiz çok yanlış olur, kesinlikle doğruluktan sapmamalıyız. Çünkü Allah inancı insanoğlunun yaradılışında vardır. Kendisinden güçlü ve yüce bir varlığa her yaratılmışın ihtiyacı vardır; bu, onun insan olmasının, kul olmasının gereğidir.

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

TÜRKİYEM çocukları, Gençleri zekası artıkça, artıyor. Teknofest Gençliği geliyor.

Osmanlı İmparatorluğu döneminde olduğu gibi Eğitim olmalı, çocuklar, gençler Tüm Dünyayı yönetecek donanıma sahip idi.

Okur

Reis bu sorunu da çözer, gençlerin kalbine iman yerleştirir evelallah. Böylece akit'inde tirajı artar. Medeniyetimizi kurar asrı saadeti yaşamaya başlarız. Kur garantili TL mevduatıyla müreffeh ve Müslüman hayatlarımızdan faizi def ederek, nass'ların gölgesinde yerli ve milli dinimizle huzur buluruz.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23