--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Yalanla geçen on koca yıl!..

Zekeriya Say
Zekeriya Say
14

Hey gidi “yalan” dünya!..

“Kaset kumpası”yla CHP’nin başına getirilen Kemal Kılıçdaroğlu, önümüzdeki ay “Genel Başkan”lık koltuğunda tam 10. yılını dolduruyor.

Şahsen, “Kılıçdaroğlu” denildiğinde;

Aklıma Kemal Bey’in ısrarla söylediği “yalanları”ndan başka bir şey gelmiyor.

İşin trajikomik yanı ise; 

Kılıçdaroğlu’nun söylediği bazı “yalanları” hatırlayınca, duygulanıyorum da…

Mesela!

Avcılar Belediyesi’nin astırdığı, Kılıçdaroğlu’nun ise; “Biz astırmadık” diye yalan söylediği “rahibe afişleri” skandalı yaşandığında 9 yaşında olan çocuklar, son seçimlerde oy kullandılar.

Hakeza,

“Havuzlu villada oturmayacağım” diye söz veren Kılıçdaroğlu’nun, o sıralar Balıkesir Burhaniye’de “havuzlu villa” yaptırdığının ortaya çıkması…

“Hiçbir yakınıma, toplu iğne ucu kadar menfaat sağlamadım” dedikten sonra, bırakın çocuklarına, 1 aylık torunu Duru’ya bile sigorta yaptırması…

SSK Genel Müdürlüğü döneminde, sülâlesinden 100’e yakın akrabasını işe alıp, “nepotizmin” Nirvana’sına ulaşması. 

On yıldan geriye kalan, yüzlerce, belki de binlerce “yalan”dan sadece birkaçı.

Dahası, aradan onca zaman geçmesine rağmen, Kemal Bey henüz bu huyundan vazgeçmiş değil..

Hâlâ, bıkmadan, usanmadan yalan söylüyor…

Örneğin;

“Halka yalan söyleyerek siyaset yapılmaz” diyen Hüsamettin Cindoruk’u ziyaret ettikten sonra, çıkışta; “Birikiminden faydalandık” demiş..

Ziyaretin üzerinden bir hafta geçmeden bu kez başka bir yalanla gündeme gelmişti.

*

Bunca yalanı söyleyen Kemal Bey, kendisine “yalancı” denildiğinde ise, doğruca mahkemenin yolunu tutup, o kişiye dava açıyor.

Bir keresinde, “kaş yapayım derken, göz çıkarmış…”

Bu sebepten dolayı Mehmet Özhaseki’ye açtığı davada, mahkeme tarafından kendisi “Yalan Makinesi” diye tescillenmişti.

*

Esasında, Kemal Bey’in bu cesareti yargıdaki boşluktan kaynaklanıyor.

Zira Türkiye’de “yalan” söylemek suç değil fakat yalan söyleyene “yalancı” demek suç…

Amerika’da ise durum tam tersi. 

ABD eski Başkanı Bill Clinton, Oval Ofis Skandalı’nda, “cinsel taciz”den değil de “yapmadım” diyerek “yalan söylediği” için ceza almakla karşı karşıya kalmıştı.

Evet!..

CHP’lilerin “seyyid” ilan ettiği Kılıçdaroğlu;

Kur’an-ı Kerim’de toplam 262 ayette “yalan”dan bahsedilmesine…

Peygamber Efendimizin;

“Size büyük günahların en büyüğünü söyleyeyim mi?” diyerek bizleri yalandan uzak durmamız yönünde uyarmasına…

Hacı Bektaş-ı Veli’nin “diline sahip ol” ikazına rağmen, hâlâ “yalan”da ısrar ediyor..

Kâh, “Külliye’ye giden CHP’li” iddiası için, “Doğrudur. İsim vermek istemem” diyerek…

Kâh, daha önce eleştirdiği “Şehir Hastaneleri”ni, “eleştirmedim” diyerek..

Son olarak da Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun’un evinin CHP’liler tarafından dikizlenmesi hadisesinde;

CHP Üsküdar ilçe başkanının, “Ben gittim evin yanındaki arazinin fotoğrafını çektim…”

CHP İl Başkanının da “Partinin talimatı ile gitmiştir” diyerek bu durumu açıkça kabul etmesine rağmen, Kemal Bey yine en iyi bildiği işi yaptı ve gerçeği inkâr ederek “oradan geçiyordu” sözleriyle, yalan söylemeyi tercih etti.

İşin tuhaf yanı ise;

Kılıçdaroğlu’yla birlikte, CHP’lilerin kahir ekseriyetinde bir “yalan söyleme” alışkanlığı baş göstermeye başladı.

Son olarak; 

Ambulans uçakla Türkiye’ye getirilen Covid-19 hastası Emrullah Gülüşken, Batmanlı olduğunu söylediği halde, CHP’liler onun Konyalı ve Sağlık Bakanı Dr. Fahrettin Koca’nın da akrabası olduğu yalanında ısrar ettiler.

Her ne kadar felsefeci Arnold Isenberg;

“Bir kimse yalan söylerken mutlak bir biçimde karşı tarafı aldatma niyeti taşıdığı” yönündeki görüşü “önyargılı” bulsa da..

Belli ki Kılıçdaroğlu ve avanesi, ünlü felsefecinin yanıldığını ispat etmek istercesine sürekli insanları “aldatmak” niyetiyle yalan söylüyorlar…

Tabii, CHP’nin ileri gelenlerinin yalanda ısrar etmesi, parti tabanında da; söylenen her yalanın “doğru” olduğuna yönelik bir peşin kabulün oluşmasına neden oluyor.

Maalesef bu belirtiler, “Mitomani” hastalığını taşıyanlarla birebir örtüşüyor!. 

 

Yorumlar

(14)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Alï

7 Mayıs 2020 09:28

Borctan bahseden yorumcuma şunu soylemek isterim: imf ye borcu senin hokumetin ödeyiverydi, duble yolları, hataneleri, kopruleri iha siha ları yapiverselerdi bocumuz bu kadar şismezdi. İnsaf. Guzel bir yaziydı tesekkurler.

zekeriya bey

5 Mayıs 2020 14:39

Bunu yapmayan akp mi chp mi mhp mi kim acaba yazinizda haklisiniz kesinlikle ama sadece bi tarafi yazmak olmaz muslan adaletlidir kim yaparsa yapsin bilmeli soylemwli bize hz omerler lazim

Fatih Yavuz

30 Nisan 2020 17:53

Dediğiniz hastalığı bilmemde yalan en büyük münafıklık alameti biliyorsunuz.

Emrk

30 Nisan 2020 15:39

Geçen koskoca 18 yılda kimlerin katrilyonlar sahibi olduğunu halkın çoğunluğunun ne kadar fakirleştiğini kredilerle kartlarla geçinmeğe çalışan Ve sonrasında borç batağında olan milletide yaz

BİR DOST

30 Nisan 2020 15:16

KARANLIĞA KÜFREDEREK BİR YERE VARAMAZSINIZ. BAŞINIZA CHP KADAR TAŞ DÜŞSÜN.ŞU AZİZ MÜBAREK AYDA BİRDE GÜNAHLARINIZI HATALARINIZI YAZIN. ÖLÜRMÜSÜNÜZ .SİZ LA YÜSEL MİSİNİZ MELEKMİSİNİZ. ALLLAHA İNANIYORSANIZ ONA GÖRE DAVRANIN

Birsen

30 Nisan 2020 15:05

Bunca söylenen yalana kendi seçmeni inanıyor da, maalesef sağ seçmenden inananda var.

ATATURKCU HIDIR

30 Nisan 2020 12:05

Sayin yazar! Yalan olmadan hayat olmaz.Hayat ilginc olma ozelligini kaybeder.Cunku hayat yalanla gercegin savasina verilen addir.Fi tarihinden bu yana da bu savas suruyor ve insanlik var oldugu surece de devam edecek.Yanliz 20 y.yilda solun dunyada partleserek orgutlu olarak belirmesiyle beraber yalanda korkunc bir sicrama yasandi ve yalan yasallasmanin yanisira top yekun yok etme silahi(propaganda,yani insanlari kitlesel olarak kandirma,uyutma ya da galayane getirme,beyinlerini kosullandirma)olarak kullanilmaya baslandi ve toplumun her kademesine sikica yerlestirildi,(bilime,sanata,kulture,ekonomiye,kisaca her seye) ve hayat sonsuz bir kaotik donme dolaba donustu ve insanlar bu kisir dongunun icinde caresizce debelenip durarak huzunlu ve trajik sonlarini caresizce bekler hale getirildiler.Tabii ki bu bir proje idi ve bu projeyi yururluge sokan gucler insanlarin ezici cogunlugunun yalana bayildiklarini ve bu yalanlarla bunlari tavuk gibi gudebileceklerini cok iyi biliyorlardi.Ve boylece dunyadaki cehenneme giden yollar sonuna kadar acilmis oldu.

Kemal

30 Nisan 2020 11:41

Zekeriya efendi Kemal kilicdaroglu ile ilgili listedigin yalanlarin hepsi dogri diyelim bravo iyi listeledin,peki benzeri bir yalan listesini AKP lideri iicnde yapabilirmisin yoksa TAyyibin hic bir yalani yok diyebilirmisn bu konuda sikinti cekersen ben sana bir liste gonderebilirim

Agnostik

30 Nisan 2020 11:10

Türk Atasözü Keçi keçinin (...)arkasını görünce kara dermiş, kendi (...) arkasını göremezmiş. Sizler gerçekleri göremedeğinize,okuyamadığınıza göre bedensel,beyinsel evrimini tamamlayamamış Çanak yalayıcılırı görüntüsü veriyorsunuz. Bu yaşananlardan siz etkilenmeye bilirsiniz lakin sizin çocuklarınız ve sonrakileri bunun vebalini çekeçeklerdir, aynı dünyada,aynı ülkede,aynı yönetimin gücünün altındayız, o gün sıra sizlerede gelecek. Demokrasi,demokrasi ,adalet,adalet diye inleyeceksiniz ama nafile. Her şey çok geç olaçak. Kişiler bizi ilgilendirmez, derdimiz geleçeğimiz,nesillerimiz,ülkemiz.

Ercan

30 Nisan 2020 09:45

İnsan istediği zaman kimin hangi yalanı söylediğini görür, maalesef bizim siyasetçilerimizde yalan önemli bir argüman. Gönül isterdi ki sizin Erdoğan'ın yaşamlarında da dik duruş sergileyip cesaretle söyleyebilmenizi. Sadece siz değil bizim basın hep karşı tarafın yalanlarını araştırmak ile meşgul.

Zekeriya Say Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle