• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Zekeriya Say
Zekeriya Say
TÜM YAZILARI
23 Aralık 2018

Teşekkür(!)ler Aziz Kocaoğlu

Kalp krizi geçirerek hayatını kaybeden Ahmet Piriştina’nın yerine, 21 Haziran 2004’te İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı seçilen Aziz Kocaoğlu, göreve; Piriştina’nın siyah kurdele ile süslenmiş fotoğrafının arkasındaki kürsüden meclis üyelerine “teşekkür” ederek başlamıştı.

*

Üç ay sonra;

Beklenti içindeki CHP’lilerin bitmek bilmeyen tebrik(!) ziyaretlerinden İllallah eden Kocaoğlu;

“Elense çekenler biterse başkanlık yapmaya başlayacağız” diyerek, henüz icraata başlamadığını itiraf ediyordu.

Hâlbuki Deniz Baykal, onu;

"Ağustosböceği gibi ötmüyor, ama karınca gibi çalışıyor" diye tarif etmişti.

Anlaşılan, beklenti içindeki CHP’liler onu üç ayda ötmeye alıştırmışlardı.

*

Allah’ı var, Kocaoğlu ilk günlerde çalışıyordu…

Fakat, çalışmaya!..

Şöyle ki;

2004’te, Konak Meydanı ile Pasaport ve Kordon arasına bir köprü inşa etmişti.

Köprü kullanıma açılınca; ince topuklu giyen İzmirli kadınların köprüden geçemediği anlaşıldı. Kadınların köprüden rahat geçebilmesi için tahtaların arasının kapatılması gerekiyordu. Bu çalışma tam iki yıl sürdü.

Şimdi hatırlıyorum da;

İnce Topuklu Ayakkabı Giyen İzmirli Kadınlar (İTAGİK) bu hizmet için Kocaoğlu’na ne çok “teşekkür” etmişlerdi.

*

Tıpkı;

 “Beth Hillel Simagogu”nu restore ettiği için Kocaoğlu’na teşekkür eden Hahambaşı İsak Haleva gibi.

*

Kocaoğlu, bir teşekkür de;

50 yıl boyunca ABD askerleri tarafından kullanılan Aziz Yuhanna Katedral Bazilikası restore edilip kullanıma açıldığında, İzmir Latin Katolik Başpiskoposu Mons. Ruggero’dan kapmıştı.

*

Dedim ya, adam çalışmaya çalışıyordu!..

Mesela!

Bütün belediyeler gelirinin büyük bir kısmını su satarak elde ederken, o;

“Su Tasarrufu Kampanyası’’ düzenleyip, 21 milyon metreküp su tasarrufu sağlamıştı.

İşin trajikomik yanı ise; tasarruf ettiği suyun arsenikli olduğu ortaya çıktı.

“Vatandaşlarımıza İzmir’in suyu içilebilir diyemem” derken ki halini dün gibi hatırlıyorum.

*

Fakat o da ne?

İzmirliler susuzluktan kırılırken, bu kez de;

Sabetaycılığın fikir babası Sabetay Sevi’nin doğduğu evi belediye bütçesinden restore ettirdiği ortaya çıkmasın mı?!..

2009 yerel seçimlerine giden bu süreçte bozulan imajını onarmak için, tam 42 bin 590 kişinin hesabına belediye bütçesinden 100’er TL yatırmak zorunda kalmıştı, Kocaoğlu.

*

“Başka ne yaptı?” diyorsanız:

Kanserden ölen Çiğli Belediye Başkanı Ensari Bulut'un cenaze töreninden sonra, Karşıyaka Belediyesi'nin düzenlediği içkili yemekte Önder Sav, Yılmaz Ateş ve Bihlun Tamaylıgil ile “kahkaha” atarken objektiflere yakalandı.

*

367 Sabih’e “Demokrasi”,

Kütüphane çalışanı Muazzez İlmiye Çığ’a “Bilim”,

Rutkay Aziz’e “Sanat”,

Arif Sağ’a “Kültürel Çalışma”,

Yozdil’e “Basın”,

Şimdilerin Amerikancısı Merdan Yanardağ’a “Araştırmacı gazetecilik”,

ÇYDD’ye ise, “Bilimsel Eğitim” ödülünü verdi.

*

Öte yandan;

Şehit ailelerine 1 yıl boyunca randevu vermedi.

*

Arkadaşının lise mezunu oğlunu, üniversite mezunlarının bulunduğu Metro İstasyonu’na, İşletme Şefi olarak atadı.

*

Başörtülülere “paso yasağı” uyguladı.

*

Tacizden 1 yıl hapis ve 5 yıl haklardan men cezasına çarptırılan birine, “Kültüre Katkı Ödülü” verdi.

*

“Çocuklara dağıttık” diye fatura ettiği kumanyadan “rakı” çıktı

*

2011 yılında, İzmir’i şimdiki gibi “pis kokular” sarmıştı. “Körfez'in pis koktuğunu” söyleyen CHP Milletvekili Mehmet Ali Susam'a, "Terbiyesiz adam” diye hakaret etti.

 *

“Körfez K” adlı operasyonu başlatan Sayıştay raporunda; “Mobil tuvalet ihalesinde bile yolsuzluk yaptığı” ortaya çıktı.

*

Özel günlerde dağıtılacak şal ve kaşkollar için 600 bin liralık meyve faturası kestiği ispatlandı.

*

Hakkında, 34 ayrı suçtan 397 yıl hapis cezası istendi. Bu suçlamalarla aday olduğu yerel seçimlerde; “Çete reisi olarak karşınızdayım” diyerek oy istedi.

Bu dava ile ilgili;

“Her şeyi ÖYM’lere sokuyorlar” diyen eski cumhurbaşkanı Abdullah Gül’den Kocaoğlu’na destek geldi.

Aziz Kocaoğlu ise;

“Gül bizim haklılığımızı gördü” diyerek, mahkemede aklamadan önce kendisini

Aklayan Abdullah Gül’e “teşekkür” etti.

*

Göreve gelir gelmez suya ve ulaşıma zam yaptı. Ücretsiz olarak seyahat etmesi gereken 60-65 yaş arası yaşlılara, öğrenci tarifesi uyguladı.

*

Süründüren icraatlarını; “sürdürülebilir” diye pazarladı.

*

Bir türlü bitiremediği metro projesi için,

“Metro bitmedi. Ağlayıp da gözden mi olalım” diyerek, tam CHP’lik bir karşılık verdi.

*

27 Mart 2014’te, FETÖ’nün foyasının ortaya çıktığı günlerde, Türk okulları ile Türkçe Olimpiyatları'na sahip çıktı;

“Hep birlikte bunları ağırlamamız gerekiyor” dedi.

Üstüne bir de;

“FETÖ’cülere salon ve su vermeyeceğiz” diyen Erdoğan’ın sözlerini eleştirerek;

“Belediyeye ait olan salon, fuar alanı, meydanların ücretsiz tahsis edilmesi kadar doğal bir şey yoktur" dedi.

*

HDP’li Osman Baydemir’in davetlisi olarak 190 kişi ile Diyarbakır’a “barış çıkarması” yaptı.

“Sıkıntılar barış ile bitirilmeli. Genel Başkan genel politikaları belirler, ben gönlümü rehber yaptım” dedi.

HDP’li Baydemir, “Bu salonda gerilla anneleri var” diyerek, Kocaoğlu’nu PKK’lıların annelerinin önünde;

“64. Akil İnsan” ilan etti.

Kocaoğlu ise, çok memnun kaldığı bu davet için Baydemir’e “teşekkür” etti.

Birlikte;

 “İzmir ve Diyarbakır arasında uzanacak barış köprüsünün temelini attıklarını” söyledi.

Allah’tan bu mücerret bir köprüydü, gerçek olsa mekap ayakkabılı teröristler bu köprüde ne haltlar karıştırırdı, kim bilir?!..

*

Şaka bir yana…

Kocaoğlu son olarak, İzmir’i yoğun bir “b.k kokusu” içinde bırakarak;

“Denizi kız, kızı deniz, sokakları hem kız, hem deniz kokar…” diyen şair Cahit Külebi’nin şiirinin bile içine etti.

*

Bunlar, Aziz Kocaoğlu’nun yaptıkları(!)…

Bir de yaptırdıkları var..

*

2005’te,  İzmir’de oynan “UNIVERSIADE Yaz Oyunları” için maskot olarak, İzmir’de ender görülen bir kuş olan “Yalıçapkını”nı tercih etti ve o kuşa “efe” ismini verdi.

Organizasyonun diğer ihtiyaçlarını karşılayan Mehmet Ali Şahin ve Başbakan Erdoğan’a ise, “teşekkür” etmekle yetindi.

*

Cumhuriyet gazetesi, 2008’de, 106 sayfalık kuşe kâğıda basılı bir ek çıkardı.  “Cumhuriyetin İzmir’i” adıyla çıkan ekin kapağında;

“İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Cumhuriyet Gazetesi imecesidir” yazılıydı.

Kim bilir, belki de;

“İmece” denilerek eke, “hayrına” yaptırıldı havası verip, muhtemel bir “emmece” gizlenmek istenmişti.

Fakat Aziz Kocaoğlu’nun “teşekkür” yazısı, bu ekin “imece” yani (hayrına) basıldığı ispat eden tek delildi.

Zira Aziz Kocaoğlu, ancak başkasına yaptırdığı işler için “teşekkür” ederdi.

*

1999’da,

CHP’li Ahmet Piriştina döneminde projesi geliştirilen ve ekonomik gerekçelerle sürüncemede kalan 80 kilometrelik “EGERAY Aliağa-Menderes Banliyö Hattı”, Ulaştırma Bakanlığı ve TCDD’nin ortaklığıyla tamamlanıp, Mart 2011’de, Başbakan Erdoğan ve CHP Lideri Kılıçdaroğlu’nun katılımıyla açıldığında;

Kılıçdaroğlu;

“ İzmir için, Büyükşehir Belediyemizin yaptığı ciddi yatırımların en önemli örneklerinden biri gerçekleşti" derken..

Törende konuşma yapan Aziz Kocaoğlu;

Başbakan Erdoğan'a ve Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım'a katkılardan dolayı “teşekkür” ediyordu.

Kocaoğlu ayrıca;

İzmir'in Expo 2020 adaylığını da araya sıkıştırarak;

"Sayın Başbakanımızın desteğini dört gözle bekliyoruz" diyerek, Expo 2020’nin sözünü yıllar yıllar önce alıyordu.

 

Tayyip Erdoğan bu, iyilik yapmaktan yorulur mu?

Metro ve Expo’nun yanında, Kocaoğluna;

"Gelin, başta Limontepe, Değirmendere olmak üzere toplu konut inşaatları yapalım” diyerek, İzmir’de kentsel dönüşüm için kesenin ağzını açıyordu.

 

*

EGERAY Aliağa-Menderes Banliyö Hattı 2013 yılında, Uluslararası Toplu Taşımacılar Birliği’nin (UITP) düzenlediği yarışmada “En İyi İşbirliği” kategorisinde birinciliğe layık görüldüğü için  İZBAN’a verilen ödülü almak üzere İsviçre’ye giden Kocaoğlu’nun burada, Kılıçdaroğlu’nun ismini anmadan;

Recep Tayyip Erdoğan’a ve Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım'a bir kez daha “teşekkür” etmesi bile, mahut projenin nasıl tamamlandığını ispat etmeye yetiyor.

*

Derken!..

“İzmir Başbakan çıkaracak” diyen Kılıçdaroğlu’nun öngörüsü gerçek oldu ve Başbakanlık koltuğuna İzmir Milletvekili Binali Yıldırım oturdu.

Kocaoğlu bu kez Binali Yıldırım’la  gereken uyumu sağladı.

Başbakan Yıldırım, CHP'li Kocaoğlu'na;

"Kapım da açık, telefonum da... İstediğin zaman gel... Gelemediğin zaman da telefonla ara" dedi.

Aziz Kocaoğlu ise, yine en iyi bildiği işi yaptı, bu kez de Başbakan Binali Yıldırım’a “teşekkür” etti.

*

 Sonra ne olduysa oldu, Kocaoğlu;

“Bütün icraatlarının altına imzamı atıyorum” diyen Kılıçdaroğlu’ndan değil de,

Muharrem İnce’den yana tavır aldı ve “CHP’de değişim” istedi.

Ardından, bir daha aday olmayacağını açıkladı.

*

Aziz Kocaoğlu’suz İzmir’de, CHP’nin iflas edeceğini bilen “Çakma İzmirli Kalemşor”, önceki gün şu ikazı yaptı;

“Kararından vazgeçirin. Aziz Kocaoğlu'nu ikna edin!” dedi.

Haksız da değil hani..

Ne de olsa;

Adam kendisi çalışmasa bile, bir “teşekkür”le hükümeti istediği gibi çalıştırabiliyor!..

 

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı