--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Rahşan Ecevit ve nefretle bezeli “aşk hikâyesi..”

Zekeriya Say
Zekeriya Say
34

2005 yılıydı.

Aktif siyasetten ayrıldıktan sonra Or-An’daki evinde, yetmiş yıl boyunca kullandığı Erika daktilosunun yerine aldığı bilgisayarı öğrenmeye çalışan Bülent Ecevit, bir ara, eşi ile birlikte FETÖ’nün kapatılan paçavrası Zaman’ın Ankara bürosunu ziyaret etmişti.

Şu an firari olan Zaman müdürü Ekrem Dumanlı da ziyaretin anısına, Ecevit çiftine kendi fotoğraflarından oluşan ve üzerinde “Love Story” yazan bir albüm hediye etmişti.

Albümün üzerindeki (Türkçesi “Aşk Hikâyesi”) ifadeyi gören Bülent Ecevit ise, eşine; “Rahşan, bak bizi anlatıyor” diye seslenmişti.

¥

Bülent Ecevit bu ziyaretten bir yıl sonra hayatını kaybettiğinde, kimse onun karısı Rahşan’a olan büyük aşkını(!) gündeme getirmemişti.

Kimileri, “Beyaz Güvercin”in yetim kaldığından dem vururken...

Kimileri de;

“Ecevit dürüsttü, çalmadı, çırpmadı” goygoyları yapmayı tercih etmişlerdi.

Ecevit’in “Başbakan Yardımcılığı” ve “Başbakanlık” yaptığı dönemlerde, 15 bankanın hortumlanıp, gariban vatandaşın sırtına “50 milyar dolarlık borç yükü”nün yüklendiğini iyi bilen rahmetli Hasan Karakaya Ağabey de bu ikiyüzlülüğü eleştirerek;

“Ben, sadece şunu bilir, şunu söylerim: Orkestra şefleri çalmaz, çaldırırlar!” diyerek, Karaoğlan’ı aklamaya çalışan mürailerin suratlarına sert bir tokat atmıştı.

¥

Bülent Ecevit öldüğünde o “büyük aşkı(!)” hatırlayamayanlar, ne hikmetse, Ecevit’ten tam 14 yıl sonra hayatını kaybeden eşi Rahşan Ecevit için; “Aşkına kavuştu” manşetleri atmayı uygun gördüler.

Bu aşka delil olarak da Bülent Ecevit’in eşi Rahşan Ecevit’e atfettiği “El Ele Büyüttük Sevgiyi” adlı şiirini gösterdiler.

Ecevitler, mezkûr şiire göre yalnız birbirlerine değil;

Avuçlarında yüreği çarpan kuştan tutun da... 

Taşa, tırtıla, kelebeğe, köstebeğe...

Köy-köy, ülke-ülke bütün dünyaya dağıtıyorlardı, “verdikçe çoğalan sevgilerini...”

¥

Geçtiğimiz pazar günü, Kocatepe Camii’nde, öğle vakti düzenlenen cenaze töreninde, taziyeleri tek başına kabul eden Rahşan Ecevit’in kız kardeşi Asude Aral’ın o yalnız ve perişan halini görünce, dikkatimi çeken ilk şey;

Ecevit çiftinin, o “verdikçe çoğalan sevgilerini” öyle iddia edildiği gibi dağıtmadıkları, bazı kimselerden esirgedikleriydi.

Örneğin;

Bülent Ecevit, “Sıla derdine düşünce anlarsın Yunanlıyla kardeş olduğunu” diye şiir yazdığı halde...

Rahşan Ecevit’in son yolculuğuna, Amerika’da yaşayan Kudret isimli erkek kardeşi ile Hilkat isimli kız kardeşi (Hayatta olup-olmadıklarını öğrenemedim) veya onların ailelerinden herhangi biri katılmamış, kardeşleri Asude Aral’ı bir başına bırakmışlardı.

Tamam!

Akit TV’nin başarılı programcısı Fatin Dağıstanlı, 20 yıl evvel kaleme aldığı “Rahşaniçe” adlı kitabında bahsetmişti;

Rahşan Hanım’ın, ablası Hilkat’a ve küçük erkek kardeşi Kudret’e “sudan sebeplerle” darıldığını ve iki kardeşiyle konuşmadığını.

Bırakın konuşmayı, yokmuşlar gibi davrandığını...

İyi de;

İçlerinde katilin, hırsızın, gaspçının, tecavüzcünün de, hatta Kemal Kılıçdaroğlu ile Mustafa Akaydın’ın da olduğu 30 bin kişiyi “affeden...” 

Taşa, tırtıla, kelebeğe, köstebeğe, hatta Yunanlıya bile sevgi besleyen Rahşan Ecevit, neden özbeöz iki kardeşini affetmemişti?..

11 yıl aynı yastığı paylaştığı halde eşi Zahide Hanım’a küsüp, onunla konuşmayan babası Namık Zeki Aral’dan tevarüs eden genetik bir miras mıydı, onun kardeşleriyle barışmasını engelleyen?!..

¥

Değildi elbet!..

Zira, Rahşan Hanım’ın içinde sevgiye yer yoktu!..

Mesela;

“Eskiden tarlada, evlerde güneş çarpmasın, toz olmasın diye kullanılırdı” diyerek, toz bezine benzetmişti Allah’ın emri olan “başörtüsü”nü...

“Çetelerle, mafyayla kucaklaştılar.” diyerek, “Ülkücüler”e olan nefretini faş etmişti.

En çok da dindarları sevmezdi...

Onlara karşı olabildiğince kindardı...

Misal;

Eşi Bülent Ecevit’in vefatının ardından taziye ziyareti için randevu alarak evine gelen merhum Necmettin Erbakan ve Saadet Partisi lideri Recai Kutan’ı karşılama gereği bile duymamıştı...

Karşılamak şöyle dursun, evde bulunmasına rağmen onların yanına çıkmamıştı. 

Bu da yetmezmiş gibi, ziyaret sırasında Ecevit’in ruhu için okunan Kur’an-ı Kerim’e;

Bu da ne demek oluyor” diyerek, tepki göstermişti...

¥

Özetle...

“Her saniye birliktelik” üzerine kurulu bir evlilikleri ve “Türk siyasi tarihinin en büyük ve mutlu aşk hikâyesi” diye pazarlansa da Rahşan Hanım’ın “sevgiyle” uzaktan yakından alakası yoktu...

“Badem gözlü” olarak hatırlansın diye bir hikâye uydurmaları gerekiyordu.

Ona da “Love Story” adını verdiler, o kadar!.. 

 

Yorumlar

(34)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Huseyin

31 Ocak 2020 00:57

Yazilarini cok begenerek takip ediyorum zekeriya bey.kolaygelsin

Allah Rızası icin

25 Ocak 2020 10:22

Söylediklerinizde ve görerek tasarımlarımızda külliyen doğrusuz , Ancak bilmediğimiz gormediklerimizi de değerlendirmek gerekiyor. Bu büyük harayı massey hepimiz yapıyoruz bizler bilmeyerek sorgulamayarak siyasi bir kısım kişide kasten yapabiliyor. Ben hiç bir şeyin anlatılan kadar olduğuna inananlardan degilim. Ve diyorum ki ; adı gecen zatın hıristiyanlara ve yahudilere olan bakışını ve bunlara karşı mücadeleyi lütfen irdeledim. Bilmiyordum yok öğrenmek var.

Zümrüt

25 Ocak 2020 08:36

Unutmayalım ki yarın ahirette eleştirdiğimiz kişilerle yüzleştirecegiz...

EKOLL

24 Ocak 2020 00:23

Bunları ve bunlar gibi islâm düşmanlarını hiç bir zaman sevmedim. Beni onları sevdirmeyen rabbime hamd olsun.

Ayhan Düz

23 Ocak 2020 23:30

Katılıyorum, hatta az bile yazmışsınız. Onun müslümanlara karşı öyle pis bir bakışı vardı ki hiç unutamam. Öldü mü öldü, "Allah rahmet etsin" diyeceğim ama ateist idi, "toprağı bol olsun" diyeceğim ama diyemiyorum. Ateşi bol olsun vesselam...

Halil

23 Ocak 2020 22:53

Evet, herkes olduğu gibi bilinsin.

İyilik perisi kesildiler başımıza

23 Ocak 2020 22:53

Ne yani yazmasın da bu din düşmanlarını vatanperver mi zannetsin bilmeyenler? Sahte kahramanların iç yüzü anlatılmasın da millet onların peşinden mi gitsin?

Murat şirin

23 Ocak 2020 20:39

Çok saygısızca yazılmış. Siyasi görüşün farklı olsa bile arkalarından böyle yazmak çok ahlaksızca

Mesut

23 Ocak 2020 20:08

Müslümanlara yobaz diyen .......leri 90 yıldır her kesime zulmeden herkesi kendileri gibi olması için binlerce insanı öldürenler çağdaş laik batıcı aydın oluyor sadece kurana göre yaşamak isteyen yobazmı oluyor ? 

Kamber

23 Ocak 2020 18:09

Sn yazar elbetteki kaleme aldıgınız herseyın gerceklik payı var lakin ulkemizde herkesin tutturdugu bir yol var örneğin sn Semra Özal hanımefendi kendiside yasam tarzı coğu laik cıçymhuriyetci kadınla eş değerdir İslami kesim için bir gaf pot kırsa sanırım bu cenahtan kimse yazamaz zira sn reisi cumhurun merhum Turgut beyi saygıyla andıgı nı herkez bilir yani ve turkiyede su an ecevit ler için yazılan bir yazının manevi bir baskısı olmadığı su anki duzene gore hiç yok ve hatta bir cok kesimden bravo alınacak bir yazı lakin doğruda olsa yazılanlar yazmak için gram cesaret gerektirmeyecek bir yazı bu fırsatı kaçırmayalım yazısı

Zekeriya Say Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle