• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Zekeriya Say
Zekeriya Say
TÜM YAZILARI
29 Haziran 2019

Olan bize oldu!..

Türk milleti “olağandışı seçimler”de kendisine çizilen tüm istikametleri reddetmiş ve her zaman “mağdur” gördüğü tarafın yanında saf tutmuştur.

1950 seçimlerinde "yeter, söz milletindir" diyen Demokrat Parti’nin ezici bir üstünlükle seçimi kazanmasının arka planında, CHP’lilerin;

“İsmet Paşa iktidarı hiç Hasolara Memolara bırakır mı?” söyleminin etkisi yadsınamaz bir gerçektir.

*

1961 seçimleri hakeza!..

Her ne kadar Solcular tarafından 1960 darbesi “ihtilal” olarak kutsansa da halkta; “darbe CHP için yapıldı” şeklindeyaygın bir kanaat oluşması hasebiyle, İsmet İnönü ancak oyların %30 kadarını alabilmişti.

*

12 Mart 1971 muhtırasının gölgesinde yapılan 1973 seçimlerinde ise bu kez roller değişmişti…

Muhtıranın yanında duran AP seçimi kaybederken, muhtıraya karşı duran Bülent Ecevit idaresindeki CHP seçimin galibi olmuştu.

*

6 Kasım 1983 genel seçimlerinde Turgut Özal’ın “Anavatan Partisi”nin %45 oy almasının arka planında ise;

12 Eylül 1980 darbesi partilerinden “MDP”nin “darbeci” Kenan Evren tarafından desteklenmesi ve Genel Başkan Turgut Sunalp’in kendinden emin bir şekilde miting meydanlarında söylediği, “Biz iktidara mecbur değil, mahkumuz” sözü vardı.

Sunalp’in bu söyleminden rahatsız olan seçmenler, MDP’ye oy vermek yerine, darbecilerin karşısında “mazlum” bir profil çizen Turgut Özal’ı ve partisi ANAP’ı desteklediler.

*

Aynı şekilde,

3 Kasım 2002 seçimlerinde henüz bir yaşında olan Ak Parti’yi “tek başına iktidar”a getiren ana unsur, halkın;

28 Şubat sürecinde sırf bir şiir okuduğu için İBB Başkanlığı elinden alınarak mağdur edilen Tayyip Erdoğan’ın yanında yer alma refleksiydi.

Sonrasında!..

17 yıl boyunca artarak devam eden halk desteği ise, Ak Parti’nin yaptığı hizmetlere karşı duyulan minnetin sandığa yansımasıydı.

 *

31 Mart’ta ise “olmaz” denilen oldu.

Seçimde yaşanan usulsüzlüklere yapılan itirazlar sonucunda, YSK’nın “oyları yeniden saymak” yerine İstanbul’da seçiminin tekrarlanması kararı almasıyla CHP’nin adayı adeta planlanmışçasına “mağdur” pozisyonuna düşürüldü.

Mütareke basınının kalemşorları da anında devreye girerek;

“Tayyip Erdoğan kaybedeceği seçime girmez.”

 “Muhakkak seçimi kazanacak bir plan yapmıştır.”

“Gördünüz işte, pırıl pırıl bir seçimi iptal etmediler mi?”

“Türkiye’de artık hukukun gücü yok, gücün hukuku var” diye diye, 23 Haziran’da Erdoğan’ın seçimlere “olağandışı” bir müdahalede bulunacağı şeklinde seçmene negatif yönde tesir edecek bir rüzgâr üfürdüler.

Öte yandan!..

Kişisel serveti milyonları bulan, taşınmaz malları listelere sığmayan ultra zengin biri olan ve Beylikdüzü Belediyesini “borç batağı”na saplayan CHP’nin adayı, Ak Partili belediyeleri “israf”la suçlarken…

Ak Partililer ise adeta basiretleri bağlanmışçasına “algı operasyonları”nı bertaraf etmek yerine, olan biteni izlemekle yetinince, “Cumhur İttifakı”nın yenilnen seçimi 805 bin oy farkla kaybetmesi mukadder oldu.

*

“Şimdi ne olacak?” diyenlerin, akıbetlerini haber edeyim!..

Yukarıda da belirttiğim gibi…

12 Mart 1971 muhtırasının gölgesinde yapılan 1973 seçimlerinde, muhtıraya karşı duruşu ve “su kullananın, kılıç kuşananın” türünden milletin hoşuna giden sloganlar geliştirmesi sayesinde seçimi kazanan dönemin CHP lideri Karaoğlan,

iktidara geldikten kısa süre sonra “zamlarla, yoklukla, kuyruklar” ve “karaborsa”yla Türk halkının üzerine “karabasan” gibi çökmüş ve asıl “mağdur” halk olmuştu.

*

Şimdi ise…

“Her şey çok güzel olacak” diyerek seçimi kazananlar İBB’yi “talan” edecekler…

Olan yine size bize, yani millet olacak!..

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23