THY - Kabin Kıyafetleri Lansman

Netanyahu’nun “tavuk dansı!..”

18 Mayıs 2018 Cuma

20 yıl önce, İngiltere'nin Birmingham kentinde yapılan “1998 Eurovision Şarkı Yarışması”“Dana” adlıİsrailli transseksüel şarkıcı kazandığında,

 İsrail’in başbakanı, tıpkı günümüzde olduğu gibi Benjamin Netanyahu’ydu.

O dönem, İsrail'in bir “sapkın” tarafından Eurovision’da temsil edilmesini, Radikal Yahudiler;

"yüzkarası bir olay" diye nitelendirmişti.

Parlamento üyesi Rabbi ben Ivri ise, bir eşcinselin İsrail'i temsil etmesini;

“dünyanın karanlıklarına gönderilmiş bir mesaj" olarak yorumlamıştı.

Günümüzde artan “sapkın” sayısına bakıldığında, dünya;

İsrail’in o meş’um mesajını almış olmalı.

*

Tam 20 yıl sonra “Erovision Şarkı Yarışması”nı bu sene yine İsrail kazandı. “Tesadüfün bu kadarı” dedirten ise,

Benyamin Netanyahu’nun yine İsrail’in başbakanı oluşu…

Netanyahu;

“Gazze katliamı”nın üzerinden henüz 3 gün geçmişken, dün Eurovision'u kazanan İsrailli şarkıcı Netta Barzilai'yi makamında ağırladı.

İkili, sanki 3 gün önce;

Biri 8 aylık Leyla Gandur adlı bebek olmak üzere, Gazze’de toplam 62 Filistinliyi vahşice katledilip, 3000 kişi de yaralayanlar kendi köpekleri değilmiş gibi, kameraların karşısına çıkıp birlikte “tavuk dansı” yaptılar.

*

İkilinin “tavuk dansı” yapması,

İsrailli şarkıcı Netta’nın, ağzıyla tavuk sesleri çıkararak yaptığı ve bu sayede Eurovision’da birinciliği elde ettiği performansına bir gönderme olarak yorumlanabilir.

Zaten şarkıcı Netta da, tavuk dansını;

“Kadınların başarılarını çekemeyen ve korkak tavuklar gibi bağıran zorbalara” karşı yapılmış bir duruş diye nitelendirmiş.

*

Öncelikle ben, İsrailli şarkıcının;

“Toy” yani “oyuncak” adlı şarkısına,  “tavuk dansı” gibi acayip bir dansı tercih etmesini, öyle alelade bir olay olarak görmüyorum.

İsrailliler kesinlikle, tıpkı 1998’de olduğu gibi, bu sene de;

“dünyaya karanlık ve uğursuz bir mesaj” vermeyi amaçlamış, “tavuk dansı”nı da bu yüzden tercih etmişlerdi.

Ayrıca,

Aşırı “politik” olan Eurovision gibi bir yarışmada, “tavuk dansı” gibi “abidik-gubidik” bir dansın spontane geliştiğini iddia etmek de, İsrail’in “derin aklını” küçük görmek olur.

*

Bilindiği gibi Türkiye;

6 yıldır “politize” olduğu gerekçesiyle “Eurovision Şarkı Yarışması”na katılmıyor.

İsrail'in tam da Kudüs’ü “başkent” ilan ettiği ve ABD’nin “büyükelçiliğini” Kudüs’e taşıdığı sırada, İsrailli bir şarkıcının “birinci” seçilmesi, Türkiye’nin aldığı kararın ne kadar isabetli olduğunu doğruluyor.

*

Bunların da ötesinde,

14 Mayıs 1948'de kurulan İsrail’in,

1978,1998 ve 2018 gibi 20 yılda bir ve “kuruluş yıldönümüne” denk gelen zamanlarda ödül alması, Eurovision’u “politik” açıdan daha da şaibeli hale geliyor.

*

Bütün bu bilgiler ışığında, önümüzdeki yıl İsrail’de düzenlenecek olan yarışmanın, daha şimdiden;

"Gelecek yıl İsrail'deyiz" yerine, "Gelecek yıl Kudüs'teyiz" şeklindeki beyanatlarla duyurulması;

ABD’nin, Kudüs kararına sessiz kalan ülkelerin, gelecek yıl bu alçaklığı onaylayacakları şeklinde yorumlanıyor.

 

***

Yeniden İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu ile Netta adlı şarkıcının birlikte yaptıkları “tavuk dansı” meselesine dönecek olursak…

Efendim;

Netta adlı İsrailli şarkıcının Toy, yani oyuncak isimli şarkısı için “tavuk dansı”nı tercih etmesi, kesinlikle “koreografi” ile izah edilemez.

Zira İsrail,

söz konusu dans ile mutlaka bir mesaj vermeyi amaçlamıştı.

Bu mesajı anlamak için de öncelikle “tavuğun” Yahudiler için hangi anlamı ifade ettiğini bilmek gerekir…

*

Bilindiği gibi “tavuk” Yahudilerin, Yom Kippur (Affediliş günü) öncesi, arınma aracı olarak kullandıkları bir canlı.

Yahudiler “kaparot” adı verdikleri seremonide, günahlarının;

başları üzerinde çevirdikleri tavuklara geçtiğine inanıyorlar. Günahların tavuklara yüklenmesi işlemi tamamlandığında ise geriye yalnızca zavallı hayvanları öldürmek kalıyor.

İşin trajikomik tarafı ise “Yom Kippur,” Yahudilerce;

 Hazreti Musa’nın, Sina Dağı’ndan, 6’ncısı “LO TİRTSAH'' yani, “ÖLDÜRMEYECEKSİN” buyruğu olan, “On Emir”in inişiyle de iniltili bir bayram.

*

Evet…

Gördüğünüz gibi “kümes hayvanları”ndan biri olan “tavuk”lar, Yahudilerin günahlarının bedelini canlarıyla ödüyorlar.

Zavallı tavuklar öldürülüp telef edilirken, Yahudiler de;

günahlarından arınıp tertemiz olduklarına inanıyorlar.

(Hani “ÖLDÜRMEYECEK”lerdi)

*

“Tavuk meselesi”ni nereye bağlayacağımı merak ediyorsanız;

Onun cevabı da, Filistin eski başbakanlarından Ahmed Kurey’in sözlerinde gizli.

Kurey;

İsrail’in, Filistinlilerin yaşam alanlarının etrafına ördüğü “utanç duvarları”nı;

“Filistinlileri tavuk gibi kümese koyma” girişimi olarak değerlendirmişti.

*

Son günlerde,

Çoluk-çocuk demeden yaşanan Filistinli kıyımlarına bakılırsa, Yahudiler etnik bir “temizlik” sürecini resmen başlatmış durumdalar. Korkarım bu kıyımı, son Filistinliyi de şehit edinceye kadar devam ettirmek niyetindeler.

Netanyahu’nun “tavuk dansı;”

Olsa olsa, işte bu vahşi “soykırım” planının, adice kurgulanmış “ima”sından başka bir şey değil…

YORUM YAZ

  • M.EminM.Emin4 ay önce
    Gördüğünüz gibi bir “kümes hayvanı” olan “tavuk”lar ifadeniz, isabetsiz olmuş sanırım..hem bir deyip hem çoğul eki yani... Yahşi makale... teşekkürler, selâmlar
  • YımırtlatacaklarYımırtlatacaklar4 ay önce
    Tavuğun üzerine çıkıp, onu kecek olan horoz da gelecektir elbet..