• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Zekeriya Say
Zekeriya Say
TÜM YAZILARI
07 Kasım 2018

“Kendi iklimimizde yetişmiş bir fideydi!..”

Erzurum Kongresi günlerinde Mustafa Kemal Atatürk bile onun ailesinin evine misafir olmuştu.

Tevafuk eseri, babasını da TBMM’nin açıldığı gün olan "23 Nisan’da (1983) kaybetti.

Biricik annesi Hatice Cahide Hanımefendi ise, umre ibadetini yerine getirmek için gittiği Medine'de ruhunu teslim ederek, Cennetül Baki Mezarlığı'nda toprağa verildi.

Anlayacağınız, “Milli”liği ve “Müslüman”lığı tartışma götürmez bir ailenin ferdiydi, O.

*

Babası Sıddık Bey varlıklı biriydi. Derken, bir gün bir yakınına kefil oldu. Akrabası borcunu ödemeyince de, faiz biriktikçe birikti. Bu yüzden çok sıkıntıya girdiler. Zamanla o sıkıntılı günleri atlatıp işlerini rayına koysalar da, o zor günlerden sonra ailede bir “faiz fobisi” oluştu.

İşte bu “faiz korkusu” çok zaman sonra onun hayatını şekillendirecekti.

*

1981'de İstanbul Teknik Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü'nden mezun olduktan sonra aynı üniversitede işletme yüksek lisansını tamamladı.

Ardından, akademik çalışmalar için gittiği İngiltere'de “katılım bankacılığı modelinin dünyadaki işleyişi, hukuki altyapısı ve uygulamaları hakkında eğitim” aldı. Yani, “faiz dışı” bir sistem üzerinde çalıştı. Bu çalışma onu, o çok korktuğu “faiz” yerine, “faizsiz bir sistemi Türkiye’ye getirmekte” pay sahibi yaptı.

*

1980'lerin başında Türkiye’nin “Serbest Piyasa Ekonomisi”ne geçmesiyle,

“baba dostu” olan 8’inci Cumhurbaşkanı Turgut Özal’dan aldığı bir davetle “katılım bankacılığının hukuki altyapısının hazırlanmasında” görev yapmak üzere ülkesine döndü ve Albaraka Türk'ün kuruluş sürecinde yer aldı.

Böylece, Türkiye’nin ‘Körfez Sermayesi’yle buluşmasını sağlayan kişilerden biri oldu. Yalnız Ak Parti iktidarında değil, Refahyol ve DSP-MHP-ANAP koalisyonu döneminde de, Körfez’in yatırımcılarını Ankara’yla buluşturan birkaç isimden biriydi.

1984-85’ten beri Körfez ülkelerinde dolaşarak, 6-7 milyar dolarlık kaynağın Türkiye’ye gelmesine vesile oldu.

Abisiyle birlikte yönettiği aile şirketi Eksim Grup çatısı altında, enerji, gıda, inşaat-gayrimenkul, madencilik ve tahıl ürünü satışı faaliyetleriyle 6 bini aşkın çalışana iş imkânı sağladı.

*

Telekom’un özelleştirilmesi sürecinde, kapatılan Radikal gazetesinin “Genel Yayın Yönetmeni” olan ve şimdilerde anlam veremediğim bir şekilde TRT’de ücretli program konuğu yapılan İsmet Berkan’ın, 11 Eylül 2008 tarihinde yazdığı ve gazeteye manşet olan "Becerikli Abdullah Bey" başlıklı saçma sapan yazısından sonra bir anda “solak”ların hedefi haline geldi.

İsmet Berkan’ın yazısını emir telakki edip, onun hakkında meclise önerge veren isim, tahmin ettiğiniz gibi dönemin CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu'ndan başkası değildi.

*

Kemal Kılıçdaroğlu’nun mesnetsiz iftiralarından 5 yıl sonra, bu kez;

FETÖ’cü P.İ.Ç’lerin organize ettiği “17-25 Aralık Yargı Darbesi”nin hedefi oldu.

Firari Cumhuriyet savcısı Muammer Akkaş’ın talebiyle, mal varlığına tedbir kararı konuldu. Bu da yetmezmiş gibi bir de gözaltına alınması istedi.

*

Derken dün, uzun süredir mücadele ettiği amansız hastalığına yenilip aramızdan ayrıldı.

Merhum iş adamı Abdullah Tivnikli, tıpkı “Abdullah” ismi gibi; Allah’a ait olan, kendisini Allah’a adayan biriydi.

“Tam bir vakıf insanı”ydı.

Çok sayıda, okul, yurt, aşevinin yapımında katkısı vardı. Dün, cenaze namazının kılındığı Marmara İlahiyat Camii”ni de kendisi yaptırmıştı. Ayrıca, Çamlıca Camii’nin yapımına katkıda bulunan iş insanları arasında Abdullah Tivnikli de vardı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dünkü cenaze namazının ardından yaptığı konuşmada, Tivnikli’den bahsederken;

“Gelecekte kendisinden sonra hakikaten bu hayırlarını devam ettirecek bir nesil bırakmanın gayreti içinde oldu" dedi.

Abdullah Tivnikli, Erdoğan’ın bahsettiği söz konusu nesli “fidelere” benzetirdi;

“kendi iklimimizde yetiştireceğimiz fideler, bizlere refah, güven ve istikrar getirecektir'' diyerek, faizsiz finansı şekillendirecek inançlı ekonomistlerin önemine dikkat çekerdi.

*

Merhum Tivnikli’nin başarılarla dolu ömrü, tıpkı 2009 yılında kaybettiğimiz;

Türkiye’deki “faizsiz bankacılığın dâhisi” olan merhum Albaraka Türk Genel Müdürü Adnan Büyükdeniz’in ömrü gibi kısa oldu.

Takdir böyle imiş.

Allah her ikisinin de mekânını cennet, kabirlerini ise pür-nur eylesin.

Abdullah Tivnikli’ye geçmişte “becerikli(!)” diye iftira atanlara da, en azından TRT ekranlarında “Enine Boyuna”  yer verilmesin.

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı