• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Zekeriya Say
Zekeriya Say
TÜM YAZILARI

İBB’deki iki zihniyet farkı!

05 Şubat 2026
A


Zekeriya Say İletişim: [email protected]

İBB’deki iki zihniyet farkı!

ZEKERİYA SAY

Takvimler 17 Eylül 2006’yı gösteriyordu.

Hürriyet gazetesi, “Evdeki eş böyle sevgili böyle” başlıklı haberinde, İBB iştirak şirketi BELBİM A.Ş.’nin o dönem Genel Müdürlüğünü yapan Adnan Şahin’in, birlikte tatile gittiği Hatice Ş.’yi kucağında gösteren bir fotoğrafı birinci sayfasından yayınlayarak…

“Başörtülü eşi olan müdürün, başı açık sevgili yaptığını” yazıyordu.

Müslümanları birer “uçkur düşkünü” olarak göstermek için köpürtülen haber sonrası, başörtülü eşini ve “aile dostum” dediği Hatice Ş.’yi yanına alan Adnan Şahin, apar topar kameralar karşısına geçerek, fotoğraflara açıklık getirmeye çalıştı. Görüntülerin, iş akdi feshedilen eski bir personel tarafından kasıtlı olarak basına servis edildiğini öne süren Şahin, “Fotoğraf arkada görünen dereyi geçmeye hazırlanırken çekildi” dedi. Ertesi gün bu sözler, iktidar karşıtı medyada, “Çayı böyle geçmişler”, “Sudan bahane” şeklindeki haberlerle dalga konusu yapıldı.


Zira! Bütün muhalif medya “Aile dostumdur” açıklamasına rağmen, Şahin’in birlikte poz verdiği Hatice Ş. ile “aşık” olduklarına peşinen inanmıştı. 


Yetmedi… Aynı gazeteler, Alanya’nın doğusunda, Kestel Beldesi sınırlarında ve kent merkezine 6 kilometre uzaklıktaki kalan “Dim Çayı” hakkında kapsamlı haberler yapmaya başladı. Torosların eteklerinde doğup 60 kilometre uzaklıktaki Akdeniz’e dökülen Dim Çayı’nın “Aşıkların uğrak yeri” olduğu hatırlatıldı. 

Hâlâ bu “aşk hikâyesine inanmayan çıkabilir” diyerek,  bir kadınla fotoğraflanınca “çiçek suladım” diyen Kamer Genç’in sözlerinin unutulduğunu… Artık yeni trendin “çaydan geçirmek” olduğu yazıldı. 


Hepsi bir tarafa!... Evli bir kadınla, hem de kocasının yatağında birlikte olan dönemin CHP lideri Deniz Baykal bile…

Hükümetin terörle mücadele konusunda koordinatörlere güvenmesini eleştirirken, “Koordinatör çalışmalarını yapacak ve PKK’yı bitireceğiz’ demenin, ‘Dim Çayı’nı geçirmek için kucağıma aldım’ demekten farkı yoktur” ifadelerini kullandı. 


Tabii… Olayın üzerinden 24 saat bile geçmeden dönemin İBB Başkanı Kadir Topbaş, o müdürü; Adnan Şahin’i görevden azletti. 


Kendisine, “Adnan Şahin’le görüşecek misiniz?” sorusunu soran gazetecilere ise;

“Basında çıkan haberleri takip ettikten sonra gerek duymadık” yanıtını verdi.  

Evet! Tam 25 yıllık Milli Görüş ve AK Parti yönetimindeki İBB’de patlak veren tek “yasak aşk” iddiası buydu.

Onun da… Skandala ismi karışan müdürün ifadesi bile alınmadan, sadece gazetelerde çıkan iddialara bakılarak gereği yapıldı.

Sonra ne mi oldu?


AK Parti döneminde “İBB’nin kötü yönetildiğini” iddia eden ve “Her şey çok güzel olacak” şeklinde ayakları yere basmayan vaatlerde bulunan Ekrem İmamoğlu ve şürekâsı göreve geldi.


Göreve gelir gelmez ilk iş olarak, LGBTİ ahlaksızlığını meşrulaştırmak için İBB bünyesinde “Toplumsal Cinsiyet Eşitliği” birimi kurmaya çalışan yeni yönetim… Eşcinsel sapkınları işe alarak, personele ‘homoları tanıma’ dersi verdirerek, İBB’ye ait dükkânları lezbiyenlere peşkeş çekerek, ecdat yadigârı Feshane’de sapkın imgeler barındıran sergiler açarak ve duvarlara cinsel organ görünümünde canavarlar çizerek halkın bilinçaltına “sapkın ilişki” biçimlerini empoze etmeye başladı.

Bir yandan ahlaki değerleri törpüleyen, diğer yandan malı götüren bu “kötücül yönetimin” gerçek yüzü, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen operasyonlar sonrası deşifre oldu.


Meğer “Kendisini iyi bir Müslüman olma arzusunda bir insan” olarak tarif eden Ekrem İmamoğlu’nun ekibi sadece İstanbul’un kaynaklarını yağmalamakla kalmamış…

Allah’ın haram kıldığı zina ve uyuşturucu bataklığının da içine düşmüş.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen “uyuşturucu” soruşturmasında tutuklanan Rabia Karaca’nın verdiği ifadesinde…

Ekrem İmamoğlu adına kiralanan ve rüşvet paralarını Londra’ya taşıdığı ve içerisinde cinsel amaçlı odanın bulunduğu öne sürülen özel jette yaşanan “uyuşturucu” ve “fuhuş partileri” ile ilgili sözleri okurken, resmen midemiz bulandı. 


Tam bunun şokunu atlatıyorduk ki…

Bu defa da Ekrem İmamoğlu’nun sağ kolu Murat Ongun’un kullandığı ultra lüks otel odasındaki rezaletler patlak verdi.

 İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen soruşturma kapsamında itirafçı olan Dilvin Miray Çalkın’ın anlattığı ve Ongun’un gizli görüşmelerini gerçekleştirdiği Raffles Otel’deki 2604 numaralı VIP dairede dönen uyuşturucu ve fuhuş partileri…

Evli ve iki çocuk babası Murat Ongun’un kendisini “Doktor” olarak tanıtması….


Kadın satıcısı olmakla suçlanan Gönül Mama’ lakaplı G.R.D. isimli kadının, “otel odasında tenis dersi veriyordum” şeklindeki savunması…

Çoklu ilişki teklifleri…

Ve daha bir sürü rezalet ifşa oldu.

Buna rağmen ne olsa beğenirsiniz… CHP medyası, savcılık evraklarına yansıyan tüm bu rezaletlerde haber değeri bile görmedi….

Aldatılan kadınlar, kamera karşısına çıkıp kocalarını savunmazken…

Ruhunu CHP’ye kiralayan troller, resmi belgelere yansıyan ifadelerin “yalan” olduğunu iddia etti.


Dahası… Her fırsatta “kadının beyanını” esas alan ve olası iktidarlarında, 24 Saat içerisinde İstanbul Sözleşmesi’ni geri getirmeyi vaat eden CHP yönetimi ise kadınların verdiği savcılık ifadelerinin, “iftiradan” ibaret olduğunu savundu.

Evet dostlar… İki zihniyet arasındaki fark böyle!..

Ne diyelim… “İBB seçimlerini CHP’ye biz kazandırdık” diye övünen, dini bütün ağabeylerimiz utansın!

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23